Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "outlander trailer"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

atatürk hakkındaki yazılar:

korktuklari sey bu mu?ay yildizlarin ortasina gelirse!
korktuklari sey bu mu?ay yildizlarin ortasina gelirse!

Araniza katilali yeni oldu ama gecen gunku su yazimda yer alan yorumlardan yola cikarak boyle bir konu basligi acmak ihtiyaci hissettim.serbest bolumunde serbest atis, tum arkadaslar fikirirlerini paylasmaya...
su ab'ye giris olayi ilk duyuldugunda zeki bir yazar dost bu konudaki fikrini soyle aciklamisti bana "acaba biz mi ab'ye girecegiz yoksa ab mi bize girecek? cok uzuluyorum okumus gecinen hatta ogretmenlik yapan insanlarin bilinclerinde gezinen dusuncesizce dusuncelere!"malesef cok hakli... ve ardindan su yavruvatanin aglatan mektubu isimli linki gondermisti. okudum ve gercekten hunkur hunkur agladim-:(( tabi turkiye ve ab uzerine yazacak oldukca fazla konumuz var EN BASTA... bunca tahrikten sonra hatta artik konumuz su olabilir: "bunlar cok eski ama hala isleyen tahrik yontemleri"ve malesef baksaniza nasil da geliyoruz gazlara! yuce atamiza (nur icinde yatsin)vaktiyle ab konusunda fikrini sorduklarinda soyle demisti "biz dusunmuyoruz onlar teklif ederlerse katilmayi belki dusunuruz" bu ne demek? ne kadar zeki bir liderimiz var (tabi degerini ne kadar biliyoruz o da ayri bir tartisma konusu ya).Atamiz Ataturk ileriyi ve muhtemel komplolari her zaman anlamis bence! hicbir laf corbasina gelmemis... aslinda "YALAN DOLAN VE YUNAN" baslikli bir yazi yazacaktim, cunku ne kadar da uyumlu bir cumle, gecenlerde bir haber yayinlandi "yunanlilar ders kitaplarinda -daha az turk kini-gibilerinden biraz yumusatilmis iceriklere yer veriyorlarmis" yalan kardesim hala yalan gozumle gormeden inanmam, yapmadiklari "yunan komplolari" kalmadi. yillarca kibris rum kesiminde ellerinden gelse besikte baslayacak ve okullarda HALA devam eden "barbar turkler" diye beyinleri yikadilar yikamaktalar. gozumuze gorunen onlarin bitmez kinleri ve cesit cesit saldirgan halleri vs. bunlar oldu. anlamiyorum soz konusu avrupalilar oldugunda agizlarindan ne ciksa hemen inanilir hic sorgulanmadan hemde! okullarda neler okutuluyor?bir rum veya yunana "ben turkum dediginde ya da onlar bunu anladiklarinda size canavar gormus gibi bakiyorlar.ki bunu TRT kanali bir programinda da gostermisti"
bir de unutmadan su pappa'nin muslumanlara laflari var. hah bir bu eksikti dimi? elimize dinimize cumlemize yapmadiklari tahrik kalmadi ki. bir de onun ozrunu isteyenler -dilenenler var, yahu ben onun ozrunu napayim?herif yapacagini yapmis nedir bu sacmalik ısrarla gundemde tutulmaya calisilan, (Allah'tan zeki birisi daha cikti da pappa turkiye'ye giris yaptigi taktirde direkt tutuklanmasini isteyebildi!) tabi birde herifin ayagina kadar gidip de onun aciklamasini dinleyenler de var, daha neler o kim kardesim?! burnumdan soluyorum buralarda tutmayin beni diyecem, ama olmaz "YEMEZLER DEMELİYİZ" bu gazlara gelmemeliyiz! bunun gidisati acik ortada ne yapmaya calistiklari belli!avrupa avrupa hic kimse bakmamis mi bu avrupaya "toplumsal degerleri nerelerde,insan gibi yasiyorlar mi? insan haklarindan bahsedip de uyguluyorlar mi? ekonomileri gercekten ne halde? neden durmadan disa aciliyorlar? kaynaklari ne durumda? yoksa rahatca somurecek/ustune ustelik bir de asagilayacak taze kan mi ariyorlar? neden avrupaya bunca ozenti? saldirgan olan barbar olan gercekte turkler mi? yoksa bunu soyleyenler mi?"
eh bence de;
zaten bizim ab'ye girecegimizi dusunmuyorum kardesim! daha cok AB bize giriyor gibi geliyor bana-:(( ayrica sunu da belirteyim bizim AB'ye ihtiyacimiz yok hic de olmamisti, AB'nin bize ihtiyaci vardi biz de "gel somur bizi" diyoruz hala da hala bunu diyoruz! malesef...cok uzuluyorum, herkes bir sebepten birgun mutlaka ölür, ama bu gidisle ben bitmek bilmeyen "hayal kirikliklarindan olecegim" icimizde olanlara mi uzleyim disa mi uzuleyim sasirdim gitti... uzulme kontenjanlarim doldu tasti, kafama takacak askida yer kalmadi-:((( sanirim istedikleri de buydu zaten hepimizi bu psikoya: hayal kirikliginin da otesinde hayal bile kuramaz hale sokmak! bunca enerjiyi,dusunceyi,masrafi,zamani,parayi vs. Su adini bile duymak istemedigim AB yerine Turkiye’ye harcasaydik zaten“dunyanin lider ulkesi olmustuk” diye dusunuyorum
not: dusuncelerim: zeki bir yazar, baska bir degerli dusunur dost ve bir de cok degerli 1974 kıbrıs barış harekatı gazisi arkadasımın;onların degerli dusuncelerinin katkılarıyla daha da olgunlasmış dolayisi ile kendimi tutamamış buraya bunları yazarken bulmusum! yoksa bu konuda eminim agzı benden cok daha iyi laf yapan ve benden daha once bu konuları yazan cok degerli insanlarımız vardır sukur.onemli olan "yazılanları sadece okumak mı acaba?yoksa anlamak ve uygulayabilmek mi?"
26 ahkam var
\

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstiklal Marşı'nın 4 farklı yorumunu CD olarak basarken, marşın 1924 -1930 yılları arasında kabul edilen ilk resmi versiyonu büyük ilgi gördü. Ali Rifat Çağatay’ın 1924 -1930 yılları arasında resmi marş olarak kabul edilen bestesi daha çok sanat müziği ezgileri içeriyor.
1924-1930 tarihleri arasında söylenen İstiklal Marşı Burada
İstiklal Marşı'nın 'sol minör tonunda' yeni versiyonunu Burada
5 ahkam var

Verdiğimiz bir eleştiri sözünü tutarken, toplumumuzdaki
bazı eğilimleri de eleştiriyoruz bu yazımızda.
Mekanımız asker ocağı, başlayalım!

Acemi birliğinde, akşam yemeğinden sonra bir de akşam dersi yapılıyordu.
Atatürkçülük eğitimi falan...

Aklıma gelmişken, "Atatürk'ün tanımı" diye birşey vardı.
On maddelikti sanırım. Yani tüfeğin silahın tanımı olur da,
"Atatürk'ün tanımı" kavramını hangi akla yakıştırırsınız,
bunu TDK'ya havale ediyorum.
Gerçi bu tanımın, "hangi aklın" eseri olduğuna dair duyumlar almadım değil.
Ama kesinliği olmayan bir konuda polemiğe girmeyelim deyip,
TDK'ya saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz(nedense!).

5 ahkam var
\

Akşam Gazetesi 'nden bir haber:
İZMİR'in Torbalı İlçesi'nde yeni meydana yapılan Atatürk Heykeli'nin sağ yanındaki Cumhuriyet çocuğu heykelinin CHP'li Belediye Başkanı İsmail Uygur'a ait olduğu iddiası ilçeyi birbirine kattı. Torbalı'da 30 Ağustos'ta düzenlenen törende açılan heykeli görenler, 'Başkan kendisinin ve eşinin heykelini yaptırdı' diyerek şaşkınlıklarını gizleyemedi. AKP Torbalı İlçe Başkanı Atilla Kaya ise Kaymakamlığa dilekçe verip 'Tören alanının bir an önce değişmesini istiyoruz' dedi. Heykeli 9 aylık bir çalışmayla 2 arkadaşıyla birlikte tamamlayan Heykeltıraş Zafer Dağdeviren ise, 'Başkan'ın yüzünü beğeniyorduk. Yüz tipi uygun olduğu için Başkan'dan esinlendik. Sürpriz olsun istedik. Sonuçta biri Cumhuriyet çocuğu biri de Cumhuriyet kızı. Belediye Başkanı İsmail Bey de çok Cumhuriyetçi ve Atatürkçü bir insandır' dedi. Tartışmaların hedef noktası olan CHP'li Belediye Başkanı İsmail Uygur ise 'Böyle bir şey yok. Meşale ve bayrak taşıyanlar bağımsızlık ve özgürlüğü simgeleyen Cumhuriyet çocukları. Kesinlikle bir benzerlik yok. Bunu kabul edemem' dedi.
2 ahkam var
Etiketler: , ,

Evet evet, eminim o olduğundan. Beşiktaş-Taksim dolmuşlarında onu gördüm! Sakin geçeceğini düşündüğüm, gayet sıradan bir günde, yapmam gerekenleri bitirmiş, işime dönerken ve rutin düşüncelerimle kafamı doldurduğumu zannederken fark ettim.

Adetim değildir dolmuşun içindekilere bakmak, pencere kenarında sakin sakin yolu seyrederken yere düşen çantamı almak üzere yere eğildim. Kalktığımda, gayrı ihtiyari şöyle bir çevreye bakındım. Şoförün yanındaki koltukta, kahverengi paltosuyla biri oturuyordu. Bir an takıldım kaldım, tanıdığım biri mi, değil mi diye. Kahverengi paltosuyla, hafifçe saçları dökülmüş, elmacık kemikleri belirgin, kalın kaşlı bir beyefendi. Beyefendi çünkü gerçekten ‘beyefendice’ oturuyordu. Hani hem kibar olur insan, hem de üzerinden belirgin bir heybet akar ya, aynen öyle işte!

14 ahkam var

Başlık, Tunç Erem'in bir değerlendirmesinden alıntıdır. İlgili yazı da burada.

49 ahkam var
Etiketler: ,

Bu yazıyı, mümkün olduğu kadar çok Türk Gencinin okumasını ve ibret almasını istediğim için gönderiyorum, yoksa editörden "İçerik hırsızlığının çok kötü olduğu"nu ikaz eden bir azar! işitmek için değil.
Büyük adam, büyük insan olmanın ne demek olduğunu daha iyi kavrayabilsinler diye aynı zamanda.
HER ŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN.

GÜZEL BİR ANI Bir öğrenci anlatıyor, Mahmut SADİ: Yıl 1923. İstanbul Üniversitesinde öğrenci olduğum sıralar.Okul duvarında bir ilan görüyorum."Avrupa'ya talebe yollanacaktır." Allah Allah diyorum, Ülke yıkık dökük yıl 1923..Avrupa'ya talebe! Lüks gibi gelen bir şey, ama bir şansımı denemek istedim.150 kişi içerisinde 11 kişi seçilmişiz. Benim ismimin yanına ATATÜRK "Berlin Üniversitesine gitsin" diye yazmış. Zaman geldi. Sirkeci Garındayım, ama kafam öyle karışık ki gitsem mi kalsam mı orada beni unutur mu bunlar, para yollarlar mı, gurbet ellerde ne yaparım? Bir an gitmemeye karar verdim, döndüm. O sırada bir müvezzi ismimi çağırdı: "Mahmut SADİ, Mahmut SADİ, bir telgrafın var".Telgrafı açtım aynen şunlar yazıyordu: "Sizleri birer kıvılcım olarak gönderiyorum; alevler olarak geri dönmelisiniz". Var mı böyle bir şey? 11 öğrencinin nerede, ne zaman, ne düşünebileceğini hesap edebilen bir lider, DÜNYA LİDERİ olmasın da ne olsun!! Yıl 1923, biz evimizde çocuğumuzun bir huyunu değiştiremiyoruz. Tüm Ülkenin huyu değişiyor.Bununla uğraşan bir insan,yolladığı 11 öğrencinin nerede, ne zaman,ne düşünebileceğini hissedebiliyor. Mahmut Sadi devam ediyor: "Gel de şimdi gitme, git de orada çalışma, dön de bu Ülke için canını verme!!"diyor.

1 ahkam var
ergenekon ihtilal yapıp bizi habersiz savaşa sokar mı ?
ergenekon ihtilal yapıp bizi habersiz savaşa sokar mı ?

ergenekon aslında türklerin zor bir dönemde gizlendikleri ve dünyayı fethe hazırlandıkları yerin adıdır. günümüzde ise gladio,kontrgerilla aşamalarından geçip türkiyenin en güçlü ve gizli örgütü olan; türkiyeyi koruma ve kollama sevdası bulunan; yaptığı ve yapma ihtimali bulunan yanlış işlerle yeni ve sivil ittihat ve terakki cemiyeti olmaya aday; devletin derinlerinde bir yerde kendisine ulaşılamayacak şekilde gizlenen; yeniden yapılanma raporları hazırlatabilecek kadar çağdaş yönetim tekniklerine aşina; her türlü kirli işle para kazanabilecek kadar geniş; kazandığı kirli parayı aklayabilecek kadar finans sektörünün içinde; medyayı ve toplumu yönlendirebilecek kadar toplum mühendisi; yurtdışında dahi olsa fazla eğitim alanlardan rahatsız olduğu için insan kaynaklarını daraltıp vadiden topladığı mafya özentisi gençlerle idare eden; gerektiğinde suikastler yapabilecek; içerisi mason,emekli askerler,kafatasçılar,üçkağıtçı tüccarlar, zehirli atık sanayicileri, güdümlü sivil toplumcular, uyuşturucu zengini nakliyatçılar,küçük bir ordu sayısına yaklaşan özel güvenlikçiler, andıçlanmış medyatörler dolu gerçekten belalı bir kurumumuzdur.

11 ahkam var
Etiketler: , ,

Yazılarımızı başka yerlerden kopyalamamız gerektiğini biliyorum, ancak aşağıda Sn.Zeynep Oral'ın bir yazısını göreceksiniz.Bu yazıyı, Cumhuriyeti,Atatürkü ve devrimlerini ciddiye alan, onlara önem verenlerle, bu ilke ve devrimlerin neden korunması gerektiğini tam anlayamamış olanların tekrar tekrar okumaları gerektiğine inandığım için buraya alıyorum.
Yayına verip vermemek sizin takdirinizdedir.

NEYİN BAYRAMI?
23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve benzeri günler neyin bayramlarıdır? Bunlar Müslümanlar için birer bayram günü değil, birer kara gündür. Zira:
1- ''Devletin dini islam'dır'' maddesinin anayasadan kaldırılmasının;
2- Allah kanunlarını ve Kur'an hükümlerini kaldırmanın;
3- Şeriat'ı ve şer'iyye vekaletini lağvetmenin;
4- Hilafet'i kaldırıp, Ümmet-i Muhammed'i Halife'siz bırakmanın;
5- Mahkemelerden, ailelerden ve mekteplerden Kur'an'ı ve Kur'an hükümlerini kaldırmanın;
6- Cuma günkü tatili kaldırıp milyonlarca müslümanın cumaya gitmesine engel olmanın;
7- Medrese ve tekkeleri kapatıp, Ümmet-i Muhammed'in ilim ve feyz almalarına mani olmanın;
8- Kur'an harflerini kaldırıp yerine latin harflerini getirmenin;
9- Mekteplerden din derslerini kaldırmanın;
10- islam takvimini kaldırıp, yerine islam olmayan miladi takvimi kabul etmenin;
11- Kılık kıyafeti değiştirmenin;
12- Kadınların ve kızların namusundan ibaret olan başörtülerine el uzatmanın;
13- Kafir şapkasını giymenin;
14- Halk evlerini açmanın, diskotek ve dans evlerine müsaade etmenin;
15- 19 Mayıs'larda gelinlik kızları soyup soğana çevirerek mayısa bulaştırmanın;
16- Meyhaneler açıp şarap içmeyi, fuhuş yuvalarında zina etmeyi, faiz alıp vermeyi serbest saymanın;
17- Allah'a mahsus olan hakimiyyet hakkını, kanun koyma yetkisini millete tanıyıp, milleti putlaştırmanın;
18- Putlar önünde divan durup, saygı duruşu yapmanın;
19- Devleti dinden, dini devletten ayırıp, dini devletsiz, devleti de dinsiz bırakmanın;
20- Elhasıl küfrün ve kafirleşmenin, putun ve putperestliğin temellerinin atıldığı günlerdir. işte; Mustafa Kemal 'in getirdiği inkılaplar, devrimler ve devirmeler bunlardır. Ve işte, Kemalistlerin, övmekle bitiremedikleri devrimler bunlardır!.''
E vet Kemalist Devrim
Bu yirmi maddeden sonrası da var yazının: Bugüne dek bu ''kara günleri'' , bayram diye kutlayanların başlarına gelecekler anlatılıyor, tehditler savuruluyor, ancak tövbe eder bir daha bu bayramlara katılmama kararı alınırsa ve daha şunlar bunlar yapılırsa...
Azdılar! Evet azdılar! 23 Nisan'da Bülent Arınç 'ın açıklamalarından sonra, ne denli cesaretlendiklerini görmüyor musunuz?
Eğer ortalığı bulandırmak, sürekli türban konusunu kaşımak, kadınlar üzerinden, çocuklar üzerinden politika yapmak, yapanlara müsamaha etmek, bütün bunlar kendi siyasi tabanlarına göz kırpmak içinse, oy sayısını çoğaltmak içinse yazık değil mi bu güzelim memlekete!
Milli Eğitim Bakanı, Milli Eğitim Müdürü ne yapıyor, nasıl önlem alıyor, ne yapmayı düşünüyor, doğrusu çok merak ediyorum okullardaki bu yaygın şeriat propagandasına, öğrencilere yönelik Atatürk düşmanlığına?
Bir de ricam olacak: Ricam, kafa yapılarını, zihniyetlerini, dünya görüşlerini, emellerini her an yeterince ortaya koyan dinci iktidardan ya da yandaşlarından değil. Ricam aydın, çağdaş, uygar geçinip de her fırsatta ''Kemalizmin'' zararlarını, yanlışlarını anlatmak için birbiriyle yarışanlara: Lütfen şu yukarıdaki yirmi maddeyi bir kez daha okuyun... Sonra da kendinize sahi neyin bayramı diye bir zahmet soruverin...
www.zeyneporal.com

8 ahkam var
\
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, yaptığı açıklamada UNESCO ile birlikte vefatının 800. yıldönümü olan 2007'nin Mevlana yılı olması münasebetiyle, Mevlana'nın hayatını anlatan uluslararası bir film çekmek istediklerini belirtti.
Mevlana rolü için de Gladiator filminin başrol oyuncusu Russell Crowe ve Cennetin Krallığı filminde Selahattin Eyyübi karakterini canlandıran Ghassan Massoud ikilisinden birini düşündüklerini de eklemiş.
Şimdi hollywood'dan ortak bir yapımcı aramaya koyulmuşlar. umarım başarılı bir yapım olur. Yıllardır bir Atatürk filmi çekileceği söylenir durur ama hala ortada birşey yok. Umarım bu projenin sonu da ona benzemez.
6 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu