Bir taraf da bilincsiz, mesnetsiz, konusmaci dinciler;
diger taraf da sahte ulusalci, cumhuriyetci laikler,
kutuplasmaya canak tutar bu viziltili sinekler;
sadece kinden, neftretten, fesattan beslenirler..
Akif'im, yillar önce Asim'in neslinden bahseder;
Üstadim; O bahsettiklerin tarihte kalmis meger,
bu nesil, ülkeyi bölüp parcalamak icin yaris eder,
bilinmez ki" hangi hain ceteler bunlari destekler..
Müslümanlik sadece söylemlerde, kilikta kalmis,
bir cübbe, bir sarikla adam allame-i cihan olmus,
birlik, beraberlik, kardeslik tamamen bitmis tükenmis,
aman Ya Rab; yirmibirinci asir dedikleri meger buymus..
Üc bes serseri takimi cikmis meydana,
islami kötüleyip vurgu yaparlar imansizliga,
koyarlar kendilerince özgürlügün adini da,
vay sizin ben özgürlük cagdaslik anlayisiniza..
Bakin simdi siz bu soysuzun soysuzlarina,
islamla cagdaslik, demokrasi olmaz sananlara,
meydan kalmis artik bu kudurmus cakallara,
vay ben sizin demokrasi özgürlük anlayisiniza..
Özgür irade derler, konusurlar konustukca,
sen konusunca suclarlar hemen yobazlikla,
yontarlar her seyi kendi özgürlük anlayislarinca,
vay ben sizin cagdaslik, özgürlük anlayisiniza..

Rektörler, siyasiler, ve türban...
70' ve 80'li yillarda böyle kavgalar yoktu. O zamanlar sagci solcu kavgalari almis basini gidiyordu. Gün gecmiyordu ki" 5-10 delikanli topragin altina girmesin. Bir darbe sonucu bu durum düzeltildi, hem sagcilar, hem solcular cezalandirildi. 10'larcasi idam edildi. O zamanin basiretsiz siyasetcileri, bir türlü ayni masaya oturup konusamiyorlar, böylesi son derece ciddi bi durumda dahi anlasamiyorlardi. Bunun sonucu Asker geldi yönetime elkoydu...
Simdilerde de bir sunni türban meselesi cikartildi. Türban asagi türban yukari, millet bunu tartisir, bunu konusur hale geldi. Sanki milletin baska derdi tasasi kalmamis gibi, türbanla yatar, türbanla kalkar oldu...