Bugüne kadar insanlığın başına gelen en büyük felaketler hangileridir diye düşündüğümde elbette aklıma hemen savaşlar, yani insanların birbirlerini ortadan kaldırmak için gösterdikleri ‘insan üstü’ gayret süreçleri geliyor; ardından şu rakamları hatırlamak ve hatırlatmak istiyorum:
1. Dünya Savaşı: 40 milyon can kaybı
2. Dünya Savaşı: 60 milyon can kaybı
Kore Savaşı: 3 milyon can kaybı
Vietnam Savaşı: 1.2 milyon can kaybı
Bu sonuçları başlıktaki rakamla kıyasladığımızda, felaketin boyutlarını kestirebiliyoruz. Kara Ölüm adı verilen salgın hastalıklar silsilesinin patlak verdiği 1300-1450 tarihleri arasında dünya nüfusunun ortalama 500 milyonu geçmediğini de hesaba katttığımız zaman felaketin dimağa durgunluk verecek büyüklüğünü vurgulamış oluyoruz.

Yazının devamında detaylandıracağım, tüm dünyada ortalama 150 yıl süren Kara Ölüm; Yersinia pestis adı verilen bakterinin yol açtığı salgın hastalıkların dünya nüfusunun üçte birini ortadan kaldırması olayıdır. Çoğunlukla Batı Avrupa’da yaygın olan hastalık mikrobu, fareler ve pireler aracılığıyla yayılmıştı. Kurbanlarını feci şekilde ortadan kaldıran hastalıkları tedavi etmek dönemin tibbi imkanlarıyla mümkün olmayınca insanlar farklı çözümler aramışlardı: Taşıyıcı olduğu sanılan insanlar yakılıyor, Almanların hastalıkların sorumlusu olarak gördükleri Yahudiler katlediliyordu. Hastalık ortadan tamamen kalktığında hayatta kalabilenlere geniş araziler kalmıştı. Avrupa’da, ekonomik, sanatsal, kültürel anlamda büyük bir karamsarlık ve çöküntü başgöstermişti.

Şu sıralar Gürcistan aracılığıyla Batı'nın ve Güney Osetya aracılığıyla da Rusya'nın askeri çatışmasına sahne olmuş olan, Türkiye'nin belki de kaderini tayin edecek Kafkasya üzerine bu yazıyı Hafif camiası ile paylaşmak istiyorum.
Kafkasya üzerine kısaca coğrafya bilgisi sunarak başlamak gerekirse; doğu tarafında Hazar Denizi, batı tarafında Azak Denizi ile Karadeniz olmak üzere Dünya haritası üzerinde oldukça önemli bir alanı kaplamakta. Kafkasya olarak, Kırım'ın doğusundaki Taman Yarımadası'ndan, Bakü'nün de üzerinde bulunduğu Hazar Denizi'nin batısındaki Abşeron Yarımadası'na kadar uzanan dağlık bölge isimlendirilir.

İzlediğim bir belgesel nükleer enerjisi tahrikli uçaklar üzerineydi. Gerçekten çok ilginç şeyler yapılmış soğuk savaş zamanlarında. Nükleer enerjiyi kullanabilen uçaklar için ne yatırımlar yapılmış. Belgeselde anlatılanlara göre nükleer enerjinin uçaklara uygulanması iki ayrı sistem olarak planlamış. Birincisi kapalı bir çevrime sahip jeneratör ile sağlanması ki bu durum radyasyon yalıtımıyla desteklenecek uçakların çok ağır (pahalı) olması demek. İkinci sistemde ise açık çevrim; nükleer atıklar direkt olarak egzozdan dışarı atmosfere karışması demek. “Geleceğe Dönüş” filmindeki makinist amcanın Türkçe deyimiyle “Yeterli eğim ve ıs sağlandığında ki ben burada cehennem sıcağından bahsediyorum evlat, bu tren saatte 88 mil yapar.”…
Türkiye’nin Avrupa Devletler Hukuku içinde yer alması bir zorunluluktur. Bu, ülkenin toprak bütünlüğünü garanti altına alacağı gibi, vatandaşların ve azınlıkların hak ve özgürlüklerini de garanti altında tutacaktır. Ancak öncelikle kanunlarımızda ve mevzuatlarımızda yapılması lazım gelen iyileştirmeler mevcuttur. Bize arka çıkan devletlerin Kıbrıs konusundaki önerileri dikkate alınmalıdır. Hatta, Kıbrıs’ın tamamı geçici bir süre için İngiltere’ye üs olarak kullanması için verilebilir !
Nasıl yani? Kıbrıs’ı kim kaybetmiş de biz İngiltere’ye bağışlıyoruz, değil mi? Peki şimdi, Türkiye yerine Osmanlı Devleti koyarak metni tekrar okuyalım:

Bunlardan belki de en ilginci Avrupa halklarının köklerini, inançlarını, efsanelerini mercek altına aldığı yazısı.

Smith & Jones Addiction Consultants adlı klinik bir yeniliğe imza atarak
Avrupada bir ilk olan bilgisayar ve video oyunları tedavi kliniğini Hollandanın başkenti Amsterdam da açımış.
Ocak ayından bu yana yaşları 13-30 arasında değişen 20 bagımlıyı tedavi ettiğini söyleyen klinik müdürü Keeth Baker bagımlılardan bazılarının bilgisayara baktıgında titrediklerini ve terlediklerini söylemiş.
AVRUPA KONSEYİ
SİBER SUÇ SÖZLEŞMESİ
İlgili site yokolmuş maalesef, arşivden bulup pdf olarak ekledim linke. Farklı Kaydet yaparak indirebilirsiniz.