yıllar oldu ayrılalı
omuzlarımız birbirinden
ben hala bırakılmışlığımla yaşamaktayım.
ne vakit geçsem o günün sokağından
ayrılığın.
durur zaman bende o an
derinlerden bir çığlık kopar içimden
kimselere duyurmadan titrek ve ürkek.
geçerim usulca
donakalmışlığımın, ayrılığın sokağından.
"Huma kuşu yüksekleden seslenirmiş" öyle diyor oğuz aksaç yarım yamalak duyduğum seste.Kime seslenmiş,ne demiş diye düşünüp dururken bir elim çenemde,turnalarla dertleşmek geldi aklıma,
Çekerim turnam sineye,
derdi sineye
Bu yıl bize gülmek haram
belki seneye
derken içimden seneye de aynı mısralara taklırım ben diye geçmedi değil hani.
"Bir daha vursa idi nefesim nefesime" diyor da zülfü amca,demekle olmuyor işte bu nefes işi.Kesiliveriyor nefes vesselam.Ya senin ya onun hadi bilemedin her ikinizin.Eee ne olacak böyle.
"Gülmedim şu dünyada ötekide şüpheli" olabilir mi ki. "o yarin yüzünü bir daha görek" diye geçiriyorum içimden sonra ne olacaksa olsun şüpheli müpheli ne yapalım yani.

seninle mutlu bir hayat kuracaktım
seni hep benim olacaktın
gün gelipde senin için ağlayacakmıydım
belki gelirsin diye yollaramı bakacaktım
hayallerimiz vardı köy düğünü yapacaktık
cocuğumuz olunca en güzel ismi koyacaktık
gün gelip biz ayrılacakmıydık
biri birimizi görünce başka tarafa mı bakacaktık
beyaz gelinliğinle şehir turu atacaktık
herkesi kıskandıracaktık
herşeye inat biz olacaktık
nerden bilirdik gün gelip hasret kalcaktık
Gidersen sen ben biterim
Sen benim canımsın
Kaderim aşkımsın
Hayatımın anlamı
Damarımdaki kanımsın
Gidersen sana ağlarım
Gidersen canını alırım
Gidersen gönlümü banlarım
Hayatımı sana feda eder
Ahirete alırım kendimi
Başımda ise aklım, yerinde ise mantığım son şansım bu: seni unutmaya gidiyorum.
Şimdiye kadarki (ayrılık) benim için çok zordu; ikilemler, yeniden başlama ihtimalleri, unutmak istemeler, nefretler, yalanlar, hatıraların üşüşmesi bir anda, ağlama krizleri, telefona bakıp dalmalar, mesaj beklemeler, uzun mailler yazıp gönderememeler, tüm dünyanın seni sorması…
Şimdi senin arkaya attığın (yada öyle olmasını umduğum) tüm ihtimalleri yıkmaya gidiyorum. İnan seni unutmak için elimden ne geliyorsa yapacağım.
Hala gitmemişken söyleyeyim, sana veremediğim son mektubumdan…
Daha öncede ağladım ben, daha öncede içim acıdı.. etlerim lime, lime ayrıldı kemiklerimden..yaralarımdan kanlı irinler aktı…..ama hayatımın en önemli muamması değildi hiçbiri…bilirdim, acının stajı yapılmadan mutluluk sağlam olmazdı …
oysa buna hazırlıklı değildim ben…bir ömrü gözden çıkarıp inandıklarımın çöküşünü izlerken, karmaşık bir harabiyetten başka hiç birşey hissetmemiştim şimdiye dek..
sonra……..sonrası yok, sonrası derin sessizlik……bir ömrün özeti, birkaç cümleye sığacak kadar yalın ve kısa işte…
geç oldu..…senden öncesini yok saydığım için, yalnız uyuyacağım ilk gece olacak bu…..yastığını yere attım, yatağın tam ortasında sere serpe yatıyorum..ohh be dünya varmış, tek başıma yatmayı özlemişim nice zamandır… istediğim gibi deli yatmayı, kıpır kıpır sağa sola dönmeyi, yataktan aniden fırlamayı, ayaklarımın ucuna basmadan yürümeyi, şakk diye elektrik düğmesini açmayı özlemişim… istediğim saatte yatıp, istediğim saatte uyanmayı, yatağa duş sonrası bornozla yatmayı, balkon kapısı açık halde rüzgarın serinliği ile uyumayı özlemişim..
Karala ismimin üzerini gönül defterinde
sil kokumu evin duvarlarından
çıkar at ruhumu yatağından
ne yaparsan yap
istersen bu evi defalarca yak. yinede atamassın hayalimi,hiç bir zaman yakamassın senin için tatlı bir esinti olan saçımın bir telini.
üzülür ağlarsın belki .
belki de terkedersin bu şehri.
ne yaparsan yap silemezsin benim sendeki izlerimi.
derin bir sessizlik..ayrılığın arkasından takındığı maskesi hala yüzündeydi,aptal bir tebessüm.kimseye anlatamamıştı,sadece ayrıldık demekle yetiniyordu.eskisinden daha fazla gülüyor,daha çok şarkı söylüyor,boş şeylere kahkaha atıyordu.unutmuştu sözde.gidenin arkasından bakılmazdı.hele üzülüp ağlamak yaraşmazdı terkedilene.başka tenlere umursamadan dokunuyordu,herkes öyle bilmeliydi.ama her kokuda onu arıyordu.hani giderken daha bir ağır gelen parfümünü hatırlıyordu herkeste.ama kimsenin teni onunki gibi kokmuyordu ki...
Kapıyı açtı...
Yan yanaydılar...
belki de bir daha hiç olamayacakları kadar yanyana
ve
yakın....
İstanbul'a bu yıl ilk kar yağdığı gündü
Cumartesi....
akşam saatleri...
oysa 'sanki hiç yağmamış gibi'
olmuştu
yağmurdan sonra....
bir tek kar tanesi yoktu şehirde...
'acelen mi var?' dedi...
ayakkabılarını hırsla hızla giyiyordu' ki
Sonra Sarıldı...
Daha önce onlarca kez yaptığı
Ama daha önceki onlarcasının hiç olmadığı gibi...
'bir sorunun ya da ihtiyacın olduğunda beni ara'

09 Ekim 2007 Salı 16:38:15
mrb.canım..
senin için kaygılanıp durdum bütün gün. İş yerinden 2 kez aradım(iletmiş
olmalılar)bana ihtiyacın olabilir düşüncesiyle pek sahaya da çıkmadım.Cep
telefonundan da müsait olmayabilirsin,bölerim düşüncesiyle de aramadım.Şu an
iyi olmana sevindim.
Akşam rahatsızlanınca aramayı düşünmen özel kıldı beni..Oysa arasan hemen
yanıbaşında olurdum.
Zira;Önceliklerimin arasında ilk sıralara oturdun bile..
Dün akşam ile ilintili zarif yorumuna gelince;Kafandaki gibi zaman
geçirmen mutlu etti beni.Benim düşüncelerim daha öte,ilgim dün akşamla
sınırlı kalmayacak gibi..