
Yakın bir zamanda evlenmiş çalışan bir kadın olarak ilk misafir ağırlama operasyonumu başarıyla tamamlamış bulunuyorum. Yaşasın teknoloji ve dahi yaşasın modern dünyanın nimetleri demek istiyorum.
Efendim evde misafir ağırlamak ince iştir. Bir sanatçı estetikliği, bir sporcu çevikliği, bir halkla ilişkiler uzmanlığı, bir gündelikçi titizliği, bir aşçı yeteneği gerektirir. Hele ilkse garip bir heyecan yaşanır. Böyle karın ağrısına neden olan stres garfiklerine pik yaptıran bir heyecan.
Bu ayakkabıları kim çöpe atar ki.
Gerçek bir ganimet bu güzel ayakkabılar. Ve bir güneş gözlüğü, kullanmaktan pek hoşlanmam aslında kendimi çok tuhaf hissediyorum güneş gözlüğü takerken, yinede almamda bir sakınca yok. Dibinde biraz bırakılmış kola şişesi, gazı hala kaçmamış.
İnsanlar çöpe hep pis şeylerin atıldığını düşünürler. Kapağı kapatılarak atılmış bu şişenin içindeki kola nasıl pis olabilir. Özellikle ayakkabılar daha giyilmemiş bile. Belki de kolanın kalanını içen aptala bu ayakkabılar hediye edildi, beğenmedi ve çöpe attı. Dünya aptal insanlarla dolu. Başıma gelebileceğin en kötüsü de, beni en rahatsız eden aptal insan yine pencerede. Halbuki uyanmamış olacağını düşünerek erken gelmiştim bu sokağa. Geri dönsem iyi olur...


Sabah sekizde uyandım, ağzımın içi pas gibiydi, tuvalet ve biraz meyve suyu. Benden başka uyanan yok, biraz daha kestireyim bari. Bu birazın dörtbuçuk saat süreceğini bilseydim kestirirmiydim. Saat yarımda yataktan çıkmam görülmüş şey değildir. Hergün altıda kalkarım, bu yarım işi baya canımı sıktı. Kızlardan biri kalkmış televizyon seyrediyor. Olamaz! hiç kalkmayacağınızı sandım dedi. Altta kalır mıyım, madem sen erken kalktın bari kahvaltıyı hazırlasaydın ya!, neyse ben hazırlarım yine her zamanki gibi.

Kayınvalide kavramına çok iyi gözle bakan biri olarak yetişmedim. Ufakken daha bir sorguluyoruz çevremizde gördüklerimizi. Çocuk aklımla annemin babaannemden yakınmasından, televizyondan duydugum " Kaynanayı kaynar kazana atalım! " laflarından etkilenmemden dolayı, kayınvalide denilince hortlak sözcüğüyle eşit bir yere otururdu o kelime benim zihnimde. 7-8 yaşlarındayken çocukların gözleri radar gibi oluyor. Babaannemle annemi sürekli gözlerdim ikisi bir ortamdayken. Sevmezlerdi birbirlerini. Babaannem gelinini sürekli göz altında tutan pis kaynana rolündeydi kafamda, annem ise asi gelin rolünde.
O günler kayınvalide- gelin kavramını beynime yeni yeni oturttuğum günlerdi. Beynime oturmuş kayınvalide- gelin figürleri geliştikçe, ben küçücük aklımda ne zaman bu konu canlansa hep " Pis kaynanalar" diye geçirirdim içimden. Çocuktum, maksat bir fikir sahibi olmak... Daha çok sorgulayıp düsünmeye, iyiyi kötüyü ayırt etmeye başlamamla beraber önceden kafamda kurmuş olduğum kayınvalide-gelin çatışması sahneleri yön değiştirdiler. Bu sefer her iki tarafin da üzerine eşit ağırlıklar koydum. Minicik kafama soktuğum " Kaynanayı kaynar kazana atmalı" düşünceleri ne de bağnazdı öyle. Bu konudaki fikirlerim tam tersine döndü. Huysuz iki insan ne kadar anlaşabilirler??? Peki huysuz gelin-huylu kayınvalide ikilisi? Ya huylu gelin- huysuz kayınvalideler anlaşabilir miydi?
Velhasıl ben, insanları analiz etmeyi seven ben dönmüş dolaşmış yine kişilere ön yargılı olmamayı, hemen etiketler yapıştırmamayı, bütün insanlar arasında genelleme yapmamayı irdelediğim noktaya dönmüştüm.
Gel zaman git zaman S. ' nin annesi ile tanışmamla yeni bir kayınvalide figürü duruyordu karşımda. Herhangi bir teyze gözüyle bakıyordum. Biraz da bizim türk aile yapımızda hemen herkesi sahiplenme içgüdüsünün var oluş sebebi ile gelin rolünü kapıverdiğimi farkettim.İşte ben tam o sırada neyi anladım dersiniz?? Gelin-kaynana kavgalarının neden kaynaklandığını...

Teklifi değerlendirmek için toplanan Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu, sözcüğün Türkçenin söz varlığında bulunduğu gerekçesinden yola çıkarak "Bu sözcükten olumsuz bir anlam çıkmaz, değiştirilmesine gerek yoktur" kararına varmış. Karar resmi bir yazıyla Yeşilay’a da bildirilecekmiş.
sigara böreği isminin tıpkı "kol böreği" gibi "benzetme" yoluyla türetildiğine, bu nedenle dilbilgisi açısından kullanılmasında bir sakınca olmadığına dikkat çekmiş.