
Ben bu sefer çok daha farklı şeyler hissettim ve sordum kendime.
Neden ışığımızı serbest bırakmıyoruz ?
Neden ?
Hem kendimizi özgür bırakıp yüreğimizde o ferahlığı hissetmekten hem de çevremizde ki tüm insanları bu enerjiden neden mahrum bırakıyoruz.?
Nedir kendimizle alıp veremediğimiz ?
''hawaii gibi yerler bana göre degil.güneşten nefret ediyorum.mutluluktan nefret ediyorum.kendisiyle barışık güleç insanlardan nefret ediyorum.''
''dogrunun ne oldugunu kim biliyor ki?hepimiz bir yalandan begendiğimiz parçayı çekip onu yaşıyoruz.eger herşeyin bir yalandan ibaret oldugu gerçeğini kabul edebilirseniz,artık hiçbirşey sizi incitemez.''
''south park ta yaşamak mükemmel olurdu.bu adamları seviyorum.benim beceremediğim birşeyi yapıyorlar;ahlaki degerleri yerden yere vururken kendilerini sevdirmeyi beceriyorlar.''
''travestilerin yakaladıgı estetikten hoşlanıyorum,kadın gibi görünmek te hoşuma gidiyor.kaba tüylü bir ayı gibi görünmekten daha iyi oldugunu düşünüyorum bunun.''
Bizi bir Fransız'ın gözünden görmek isterseniz( ama ne yazık ki fransızca olarak) Marie'nin blogunu size kesinlikle tavsiye ederim. Normal karşıladığımız, kültürümüze, alışkanlıklarımıza farklı bir bakış açısı.