


Sabah sekizde uyandım, ağzımın içi pas gibiydi, tuvalet ve biraz meyve suyu. Benden başka uyanan yok, biraz daha kestireyim bari. Bu birazın dörtbuçuk saat süreceğini bilseydim kestirirmiydim. Saat yarımda yataktan çıkmam görülmüş şey değildir. Hergün altıda kalkarım, bu yarım işi baya canımı sıktı. Kızlardan biri kalkmış televizyon seyrediyor. Olamaz! hiç kalkmayacağınızı sandım dedi. Altta kalır mıyım, madem sen erken kalktın bari kahvaltıyı hazırlasaydın ya!, neyse ben hazırlarım yine her zamanki gibi.


Bir Pazar günü saat 17.30…
Dışarıda şiddetli bir yağmur vardı. Ne zaman yağmur yağsa Matyus çok mutlu olurdu ve içerisinde dışarı çıkma isteği oluşurdu. Bu her defasında böyle olurdu ve yağmur yağmaya başladığında içinden bir sevinç ünlemi olarak its fucken rainy derdi. Yine yatağındaydı her zamanki gibi ve sol tarafında açık bulunan balkonun kapısının aralığından perdenin izin verdiği ölçüde yağmurun yağışını izledi bir süre. Kül tablasında yanmakta olan sigarasının bitmiş olduğunu fark etti ve yavaş bir şekilde söndürdü hiç duman çıkmayacak şekilde. Çünkü biliyordu ki kendiliğinden biten bir sigarayı söndürmek için ayrıca çaba göstermek gerekiyordu; hiçbir zaman tam olarak söndüğünden emin olamazdınız. Sigarasını söndürüp yeni bir sigara yakıp yavaş bir şekilde üstündeki yorganı kaldırdı ve yatağının yanında bulunan terliklerini aradı. Genelde terliklerini yatağının sağ tarafına çıkarırdı; böyle bir alışkanlık geliştirmişti ve bu sefer baktığında terlikler yatağın sol tarafında çıkarılmıştı.
http://www.amagazin.com/Detay.asp?GuvenlikID=65O66O72O70O72O Bir çift, evlerinin balkonunda "fırında mercimek" pişirirken, meraklı okurumuzun kamerasına yakalanmış. Eğer gerçekten bu görüntüler İstanbul'da çekildiyse, bu iş özellikle "3M"cileri (Modern, Muhafazakar ve de Milliyetçi) fena halde aşar (Hani bizden uyarması)... İşte, o sözkonusu "fena halde leman" görüntülere giden kısayol: