-Ne sözü?
Hatırlatayım; yıllardan bin dokuz yüz doksan dokuz, aylardan şubat. Şubat'ın biri sabahı ve biz sabah haberlerinde (tabi uyanık olanlar gece haberlerinde) Barış Manço'nun bizleri bu dünyada "Barış Abi"siz bırakarak Hakk'ın kucağına koştuğu haberini alıyoruz.
Evet Sayın Kırca, sizin de hayranı olduğunuz Barış Manço'nun vefat haberini ATV akşam haberlerinde büyük hüzünle duyurup bülten sonunda "Biz haberin merkezi ATV haber olarak bundan sonra bültenimizi, canımız Barış Manço'nun şarkılarıyla sonlandıracağımıza söz veriyoruz." benzeri bir ifade dile getirmiştiniz.

Barış Manço ile ilgili bir yazı yazsak, mutlaka birşeyler eksik kalacak.
Hayatta en zor şeylerden biri de insanların sevgisini kazanabilmektir. Herkesin sevgisini.
Barış Manço bunu başarabilmiş yegane insanlardan biridir.
İnsanların hala etekleri-başörtüleri-saçları-sakalları nedeniyle
hor görüldüğü bir ülkede,
o, yıllardır uzun şaçları, kendine özgü sakal kesimi deri ceketiyle
7'den 77'ye her kesimden insanların sevgisini kazandı.
Her sorumlu insan gibi o da ülkesindeki olumsuzluklar karşısında kendisini sorumlu hissetmiş, cumhurbaşkanı olmak istediğini ifade etmişti.
Sıkılmadım aynı şeyleri yazmakdan ve hatta yazdıklarıma gülünmesinden .....
Ama bu sefer sıyırdım kendimi dünya işlerinden ve yazmak geldi yine sevdalar üzerine......
Neyse itiraf ediyorum bu yazının sebebini
:))
İlk aşkımı gördüm rüyam da desem inanırmısınız..
20 yıla yakın olmuş en son gördüğümden bugüne....
Adımı sorsalar hatırlarmı bilmem .......
Ve hatta belkide sokakda karşılaşsak tanırmı bilmem ...
Ama bildiğim o dur ki o ilk aşkımdır ....
Her sabah servisine binmeden önce görebilmek için 6 da uyandığım...