Yakın zamanda Kırşehir’de okuyan 20 öğrencinin kanlarıyla yaptıkları Türk Bayrağı’nı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a göstermeleri ve Büyükanıt’ın bayrak için “İşte biz böyle büyük bir milletiz” diyerek bayrağı ve dolayısıyla eylemi övmesi basında yer almıştı.

illus: delizadeSizlere I.Dünya Savaşı öncesinde Almanya üzerine Hitler'in bazı tespitlerini aktaracağım. Yazının sonunda belirttiğim benzerlik üzerine düşündürebilirsem ne mutlu.
Hitler, erken gençlik döneminde ve bir asker olarak hem cephe gerisinde hem de cephede yaşadığı tecrübelerden sonra zorunlu olarak, neden-sonuç ilişkisi kuran siyasi bir kafa yapısına sahip olmaya başladı ve hırsla, kinle ve haksızlığa uğrayan bir insanın ezikliği ile her geçen gün kendisini bu minvalde besledi. Oldukça fazla kitap okuyordu, ülkesinin her unsuru üzerinde disiplinli ve itinalı bir gözlem yapmaktaydı. Bu yolda günde 16 saat okuyup çalıştığından bahseder. Bu beslenme uzun bir dönemi içine almaktadır. Tarafsız olmaktan elbetteki çok uzakta olan bu fikir yürütmeleri sonucunda ülkesi Almanya üzerine aşağıdaki tespitleri yapar. Hitler'in eğitim, aile, evlilik, fuhuş ve basın üzerine bazı tespitlerine yer vereceğim bu yazıda.
Eski bir Leman dergisinde yayınlanmıştı...
Hürriyet gazetesinde uyuşturucu satışından yakalanmış birkaç
zenciyle ilgili bir haber.
Haber metnine iliştirilmiş bir fotoğraf.
Fotoğrafta birkaç zenci arkadaş.
O da ne?
Fotoğraftaki arkadaşlar Türkiye'de öğrenim gören
sıradan birer insan sadece.
Ne uyuşturucuyla alakası vardır ne suçla.
Ama zencidir.
Hürriyet'in savunması tam hürrüyetlik!
Efendim arşivden bulmuşlar, koyuvermişler sayfaya.
Arama yaparken mutlaka "zenci" diye bakmış,
onca dosyanın içinden bulmuşlardır.
Milliyet ve Cumhuriyet de dahil olmak üzere,
"arka sayfa güzeli" yayınlamayan gazete yok gibidir.
Gazetenin arka sayfasında sağ üst köşede iç çamaşırlarıyla
güzel bir bayan resmi; ve bu resmin yanında laf olsun diye
yazılmış bir iki cümlelik bir metin yayınlanır.
Gelenektir, gazetelerimizin vazgeçilmezidir...
İlkokuldan itibaren ezberletilen salak tarih kitaplarında,
Osmanı Devleti'nin yıkılış sebepleri tekrarlanır durur.
Bir tanesi: gelişen teknolojiye ayak uyduramama,
diğeri: matbaanın geç gelmesi...