
1950’lerin sonu 60’ların başında antibiyotik üretiminde daha ucuz yöntemler bulmak için çalışmalar yürüten Alman ilaç firması Chemie Grünenthal, kimyasal bir kaza eseri tesadüfen bulduğu ve adına “thalidomide” dediği drogu piyasaya sürdü. Yüksek doz talidomide maruz bırakılan hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler sonrasında firma, ilacın zararsız olduğunu ve önemli bir yan etkisinin olmadığını duyurdu. Ama bu, büyük bir yanılgıydı.


Almanyada bebekleri leylekler getirmiyor, Per Holm Kudsen adlı kişinin 1973 yılında resimli olarak kaleme aldığı kitapta çocuklara bebeklerin nereden geldiği ve nasıl yapıldığı metinler ve resimler desteğiyle anlatılıyor.
Columbia Üniversitesi'nde fareler üzerinde yapılan deneyler göstermiş ki, annelik davranış biçimi, anneden kıza geçmekteymiş. Bebekken annemiz bizi ne kadar kucaklamış ise, kendi bebeklerimizi o kadar kucaklıyormuşuz. Anne fare tarafından daha az yalanan ve tımarlanan dişi farelerde, belli başlı genler kapanıyor, böylece annelik davranışlarını belirleyen, aynı zamanda aşk hormonu olarak da bilinen estrogen ve oxytocini de içeren kimi hormonların üretimi egnelleniyormuş. İşin özü, sevgi dolu bir anne olmanın yolu, annemizden geçiyormuş.