
Bu bir bilgilendirme ve uyarı yazısıdır.
Hepimiz çocukken bebe aspirini yutmuş ya da yemişizdir. Kiraz aromalı üstelik de çok lezzetlidir ve tüm hemen tüm çocuklar hiç itiraz etmeden alır bebe aspirini. Bu da demek oluyor ki hepimiz birkaç kez ölümden döndük!
Grip, su çiçeği vb virüs kaynaklı hastalıklarda 16 yaşından küçük çocuklarda aspirin kullanımı reye sendromu denen bir hastalığa yol açabilir ve bu hastalık erken teşhis edilemezse %90 ölümle sonuçlanır.

1950’lerin sonu 60’ların başında antibiyotik üretiminde daha ucuz yöntemler bulmak için çalışmalar yürüten Alman ilaç firması Chemie Grünenthal, kimyasal bir kaza eseri tesadüfen bulduğu ve adına “thalidomide” dediği drogu piyasaya sürdü. Yüksek doz talidomide maruz bırakılan hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler sonrasında firma, ilacın zararsız olduğunu ve önemli bir yan etkisinin olmadığını duyurdu. Ama bu, büyük bir yanılgıydı.
Hiç hareket etmiyor, oysa onun soluk alıp vermesini gözlerimle görmem gerekiyor. Minicik vücudu yorgun düşmüş, kafasına bağlı serum iğnesi canını acıtmıyordur umarım, artık ellerine ayaklarına serum bağlayamıyorlar, minicik damarlar buna izin vermiyor. Göğsünün üstündeki elektrolar kalbinin ritmini dinliyor, sürekli uyuyor bebeğim. Tanrım ondan ne istedin bu acıları neden ben çekmiyorum ona verdin?
Öyle saf öyle temiz ki, daha doğalı 3 gün oldu, doğru düzgün ememedi, hep uyudu sonra kasılmalarla uyandı, ne yapacağımı şaşırdım, hastaneye gittik gaz sancısı dediler, eve geldik yine uyuyor bebeğim, kimse besle demedi bana, bende dokunmadım bebekler uyuyarak büyürler değil mi? Ama o sabah nefessiz kaldı yavrum, minik bedeni kasıldı kaldı, ağzında ufacık bir sesle beraber tükürük çıktı, yüzü morardı bedeni ise bembeyaz çok korktum, koşarak gittik hastaneye, kapıda bize fiyat biçtiler, kırıldı umudum, bebeğim ölüyordu onlar ise daha tedavi yapmadan fatura çıkartıyorlar, neden bağıramıyorum neden isyan edemiyorum?.. Yeşil kartımız var bizim devlet hastanesine gittik, kocaman bir yer burası bir üniversite hastanesi, bebeğime iyi bakıyorlar ama geç kaldıysak, yaa beynin de hasar kaldıysa, diyorlar ki soğuk havale geçirmiş, açlıktan şeker komasına girmiş, neden ağlamadın bebeğim neden ağlamadın ağlamayana meme yok derler yaa sen ağlamadın ben seni beslemedim, benim suçum bu , ahh bebeğim beyninde ödem oldu diyorlar, ahh bebeğim bilsem zorlardım seni , hiç uyutmaz beslerdim seni..

Özellikle akdeniz çanağında yaşayan bir olarak konuya dikkat kesildim, ama görünen o ki sıcaklar sadece akdenizle sınırlı olmayacak, tüm yurtta çok büyük sıkıntı hâsıl olacak.
Konuyla ilgili araştırma burada...
Böyle bir ortamda nelere dikkat edebiliriz, bir bakalım;
Burada hangi mevsimde ne tür gıdalar yiyebileceğiniz ile ilgili tavsiyeler içeren araştırma...
Bazen büyümek de büyütmek de zordur ama büyütmek inanın bana daha zor departmanından...
Hani çok kutsal bir şeydi bu iş? Hani kucağına aldığında hayatın anlamını bulmuş oluyordun?
Herkeste öyle olmuyor muydu yani? Yalan mı söylediler bize yıllarca?
İkisi de uyuyor beşiklerinde. Bebek gibi mışıl mışıl uyumak sözünü kim bulduysa hayatında hiç bebek bakmamış belli. Davulun sesi uzaktan hoş gelmiş zahir. Çünkü bebekler mışıl mışıl uyumuyorlar. Hatta hiç uyumuyorlar. Ve tüm o kitaplarda bahsedilenlerin aksine altı temiz, gazı çıkmış ve karnı tok dahi olsa uyumuyorlar. Kesik kesik, bölük pörçük, ağlaya inleye uyuyorlar. Bense hiç uyumuyorum. Elimden kayıp giden hayatımı seyrediyorum. Bir daha hiç ama hiçbir şeyin eskisi gibi olabileceğini sanmıyorum. Üzgünüm...

Her şey bitiyor, hayat, su, hava, nefes, sevgi, yaşanılmışlıklar, hatıralar... Bitirilişi yaşatan bir yaşam döngüsü içinde hızla geçip gidiyor günlerimiz… Mevsimler bitiyor, yüzler değişiyor, dostlar değişiyor, insanlar tükeniyor… Her bitişin ardında yeni bir başlangıç olduğunu sanırdım eskiden… Yeniler eskileri getirmiyor halbuki, hiç bir şey eskinin güzelliğini, yerini alamıyor. Yeniliği yaşatan her duygu, her olay, bitişi tekrarlatıp hatırlatır gibi, önümüze yığılı bir hatıra, bir resim albümü gibi seriliyor. Her bitiş yavaş yavaş kendi tükenişimizi hazırlıyor galiba.