
Geçenlerde televizyonda oldukça yaş almış bir kadının "ben insan sarrafıyım" dediğine tanık oldum. Haliyle insan bu cümleden sonra bir müddet düşünüyor. Ben de "insan sarrafı mıyım?" diye. Ya da illaki "insan sarrafı olmak" için yaşlanmak mı gerekiyor?
Hafif sayfalarında benzeri konuları daha önce de çok işlediğimizi biliyorum. Ancak benim merak ettğim bilmediğimiz yöntemlerin olup olmadığı. Örneğin Asymptot üstadımızın yazısında kokuları algılamanın da bir çeşit karakter analizi olduğunu, burada renklere göre karakterin belirlenebileceği, beden dili nin de yine bu amaca hizmet ettiğini biliyoruz. Örneğin yüze göre karakter analizi testi yaptığını iddia eden bazı kaynaklar da var.
Günümüzde beden dilinin moda olduğunu sık sık gündemde kaldığını görüyoruz.Oysa 1960 yıllarda beden dilinin daha çok kullanıldığı yıllar olmasın rağmen adının konmamasıydı.Ben çocukluğumda çok iyi bilirim ki babam tarafından bir göz işareti ile susturulur,veya oturduğumuz yerden kaldırılırdık,bir göz işareti yeterliydi.Sanırım hala etkisinden kurtulamamışız konuluşulurken daha çok gözlere bakılır.Gündemde olan beden dilinin şimdiki nesil ne kadar anlıyor bilemiyorum.İnanmıyorumki, şimdiki çocukları bedendili, denilen göz işareti ile oturdukları yerden kaldırmak veya susturmak.Zamane çocukların çok şanslı olduklarını düşünüyorum.Onların aslında bu dile hiç ihtiyaçları olmadığını düşünüyorum.Ne kadar gerekli tartışılır.
Bir şey konuştuğumuzda genelde konuşmamızı destekleyici bazı hareketlerde bulunuruz. Ülkeden ülkeye değişebilen bu vucüt dili çoğu zaman başımıza sorun açabilir. Fakat tüm toplumlar için ortak olabilen bazı hareketler de vardır. Mesela birisini uyardığımızda, ona doğru işaret parmağınızı uzatırsınız. İşte bu işaretlerin nedenini araştıran iki ABD’li araştırmacı, Jana M. Iverson ile Susan Goldin-Meadow Bu konuda ilginç bir saptamada bulunmuşlardır. Doğuştan kör olan ve dolayısıyla hiç el işareti görmemiş olan kimseler de konuşurken ellerini kullanarak konuşmalarına yardımcı oluyorlar. Üstelik de, görebilen insanlarla aynı hareketleri yapabiliyorlar. Ayrıca diğer görmeyenlerle konuşurken de ellerini kullanıyorlar. Sonuç olarak el hareketleri, sözcüklerin bellekte depolanmasına ve hatırlanmasına yardımcı olduğu keşfedildi.
