Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Hayalet Avcıları"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

beklenti hakkındaki yazılar:

\
Depresyon denen durumun (ki olmasına müsaade ettiğiniz sürece var olan şey) ilaçlarla hizaya geldiğini ben şahsen hiç düşünmedim.

Birçok çeşidi olan bu durumun (hastalığın bile demeye dilim varmıyor) yegane çözümünün kişinin düşünce gücü ile var olacağına inanırım. Kişi, beynine gönderdiği emirler ve telkinler sonucu ruh halini belirler bana göre...

99 ahkam var

Bir avare çocuk ağlıyordu sabahın kör karanlığında, Caddelerde robotlar işe gidiyorlardı.
Ne işi vardı o avare çocuğun
Robotların arasında…….
Eskilerden kalan kokular zihnini açıyordu
O kokular ki hiç değişmez miydi zamanla!
Bir çocuk ağlıyordu sessizce yatağında
Çığlık atmak için fırladı sokaklara,
Yapamadı istediğini robotların arasında!
İçinde ki sıkıntılar rahat bırakmıyorlardı onu.
Ve o yine de yaşama sevinciyle
Hıçkırıklar atıyordu rüyalarında ki kadınla.
O avare çocuğun yapacakları nelerdi,
Neler istiyordu bu hayattan
Yada hayat ona neler hazırlamıştı?
Bilinmez bir gelecek…
Özeniyordu ”Beat” leri.
Rahat bırakmıyorlardı onu robotlar
Sıkışmıştı köşeye,sinmişti iyice
Ve artık hayalleri çöp kutusunda
Çarçur edilmiş yılları sıkıyordu içini.
Bir avare çocuk vardı şimdi
Sessizce bakıyordu duvarlara
Odasından çıkmadan yaşayabilmek için
Kapısına kilit arıyordu artık.
Hiç kimsenin bilmediği bir şeyler biliyordu
Anlatmak çok zordu tüm bildiklerini
Anlatmamak için imha etti hepsini.
Ve bir çocuk vardı gerektiği kadar boştu
Yaşamak için,tutunmak için
Boş olmak gerekiyordu!
Bir çocuk ağlıyordu yorganın altında
O avare çocuk boş hayaller peşinde
Sanmayın sizin ki gibi zenginlik peşinde
Ne kariyer ne mal mülk onun umurunda!
Avare çocuk kendisinin peşinde
İstediği gibi durup yaşamak istiyor.
Bomboş bir hayalle bir kadını düşlüyor
O kadın ki çok uzak,imkansızdı artık.
Ama kadın düşleyenlere anlarlar ki o çocuğu
Hiç çıkmaz akıldan o “tek kadın”lar.
Tek bir kadın vardır her çocuğun aklında
Toprağa girmeden çıkmazlar akıllardan.
Şimdi artık avare çocuk
Koşuyordu durmadan
Bilmediği yada bilmek istemediği bir yere
Ve artık avare çocuk büyüyüp yok olmuştu.
Yaşlı bir çocuktu artık geçmişiyle yaşayan
Bolca pişmanlık,bolca kırgınlık hikayesi
O avare çocuğu yok etmeye yetmişti!

0 ahkam var

Uykumda bir düş gördüm, bir suç düşü. İnsani bir suç değil de küçük bir tahta kutunun ya da geometrik kübün, eğer bu tür nesnelerin bilinci varsa, hissedebileceği ümitsiz, çaresiz bir mutsuzluk gibi; mutlak varoluş suçu.
—Beni seviyor musun?
—canım benim, sevemem, sen çok gençsin ve bir gün bana bir bakacaksın, cildim kurumuş, kırışmış, beni fazlasıyla iğrenç bulmaya başlayacaksın; ama o vakit gelene kadar, sana ne kadar düşkün olduğumu senden gizlemek için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Düşümde 11 yaşındaydım.
Sabah uyandığımda, gece ki seslerin beynimin bana oynadığı bir oyun olduğunu düşünüp hatta unutup kahvaltı hazırladım kendime. Mantarlı omlet, nane dere otu ve nar ekşisiyle süslenmiş domates ve kızarmış ekmek kafiydi. Kahvaltının keyfini çıkarıp kahvemi de alıp odama geçtim montaj için.
Düşün etkisi vardı hala üzerimde, hala 11 yaşındaydım belki de.

2 ahkam var

Akşamları balkona çıkıp şehir ışıklarına bakmayı seviyorum; cadde boyunca, tepelerin orada mavi mavi parlayan ateş böcekleri, çocukların oynaştığı ve dinlendiği, kadınların makarna salatası yaptığı kahverengi çatılı evler, köpeğiyle sonbahar yaprakları arasında sopa atıp yakalama oyunu oynayan aileler, binlerce, binlerce, birbirinin tıpkısı, sıcak günler.
Kapı çaldı. Delikten bakma gereği duymadan kilidi boşaltıp açtım evimin kapısını sonuna kadar. Karşımdaydı, bana bakıyordu, tebessümdeydi. Şaşırdığımı belli etmemeye çalışsam da yetenekli olduğumu sanmıyorum.
- iyi günler. Nasılsın?
Selin, ayrıntıları tam olarak bilmesem de bizim apartmanda oturuyordu. Bilmediğim kısımlar çok olsa da ilk sırada olanlar apartmanda ne durumda bulunduğuyla ilgili idi; binada ev sahibi mi yoksa misafir mi, ev arkadaşı annesi mi yoksa sevgilisi mi?
Geçen hafta ilk defa apartmanın ikinci katında rastlamıştım ona. Asansörün kapısı açıldığında gün ışığı ile birlikte göğüs uçlarımda çimdik etkisi yaratmıştı. Siyah saçları, anlamlı, hüzünlü kahverengi gözleri vardı. Genç ve güzeldi. Ruhu var gibi görünüyordu ayrıca. Geçen gün verdiğim penseyi mi getirdi acaba, onun için mi çaldı bu saatte kapı mı?
- “normal” dedim
Sol elinde, kulpu hiç de ellerine yakışmayan bir çanta vardı. Diğerinde ise üstü, siyahın şimdiye kadar gördüğüm en koyu tonlarından birine sahip bir bezle örtülmüş, kafesi andıran köşesiz bir nesne vardı. Anlayamıyordum. Tamam, kapımda onu görmek, büyüleyici gözlerine, fondan gelen müzik eşliğinde gözlerimle vuruşlar yapmak, teninde gezinen kokunun hangi parfüme ait olduğunu tahmin etmek güzeldi, hoştu. Ama ellerindeki çanta ve o köşesiz nesne de neyin nesiydi.
- Bu saatte rahatsız ediyorum ama senden bir ricam olacak.
Korkuyor da bende kalmayı mı teklif edecekti, yoksa “çamaşır makinem bozuldu şunları yıkar mısın” mı olacaktı ricası. Yoksa en olabilme ihtimali yüksek olan “anahtarımı içerde unutmuşum yarın çilingir gelene kadar misafir olarak kabul eder misin beni” mi diyecekti.
- Dinliyorum.
Saniyeler sonra söyleyecek olmasına rağmen hala benden beklediği ricayı düşünüyordum. Fazla makyajı yoktu suratında, saçları da öyle zaman ayrılarak yapılmış değildi, öylece tek bir yerde toplanmıştı. Ne yemek yapsam acaba karnı da acıkmış olabilir. Hemen orada menüyü oluşturdum; körili tavuk ve pilav.
- Teyzem. Bursa da ki teyzem yoğun bakıma kaldırılmış. Zaman kaybetmeden yanında olmam gerek, kalacağım süre belli değil o yüzden senden ricam; gelene kadar bu sende durabilir mi?
Apartmanın ara ışığı sönmüş sadece evin girişindeki lambanın ışığı vuruyordu suratına şimdi. Elindeki kafesi andıran siyah örtülü köşesiz nesneyi çoktan kaldırmıştı bile. Tereddütteydim aslında, çok da tanımıyordum. Ama paranoya yapmanın zamanı değildi şimdi. “Saniyeler geçiyor xerre. Biran önce bir şeyler söyle, istemediğini ya da çekindiğini düşünecek. Bu düşüncelere kapılmasını engelleyecek bir şeyler söyle.”
- Olumlu.
Şimdi loş ışığın vurduğu yüzü tebessümdeydi. Elleri boş olsa sarılacaktı belki de. Ya da ben öyle hissettim. Menüyü çoktan değiştirmiştim; pilav.
- Çok teşekkür ederim, büyük bir dertten kurtardın beni. İhtiyaçlarını karşılamana gerek yok ben hallettim, iki gün idare ederler. Bir köşede dursun öylece. Örtüyü de kaldırma, kaldıracak olursan da bir şey yapmadan önce benim gelmemi bekle. En geç iki gün sonra gelirim.
Rahatlamış gibi görünüyordu, üstündeki ağırlıktan kurtulmuş gibi. Ama tebessümünü bilinçli kullanıyordu. Yükünü paylaşmıştım, mutluydu. Genç ve güzel.
- Anlaştık. Seni beklerim.
Kısa bir minnet ritüelini sunduktan sonra vedalaştık. Kapıyı arkasından bakmamaya gayret göstererek kapattım. Yemek yemeden önce, Selin’in ben de kalan son nesnesini odamın köşesinde, gözüme kestirdiğim uygun bir yere indirdim.
Yatağa girdiğimde Selin’in en son giderken ki görüntüsünü hatırlamaya çalıştım. Olmadı, bir sonrakine daha iyi hafızalamam gerektiğini düşündüm. Uyumam gerekiyor.

12 ahkam var

akp iktidarından önceyi hatırlarsak !
neredeyse suriyeyle savaşıyorduk,aponun peşinde dolaşmadığımız yer kalmadı,yurtdışında ve içinde birçok eylem ve saldırılar yapıldı ve milliyetçilik ilk sıralara yükseldi.
bu durum dsp (sol milliyetçi) ve mhp yi iktidara taşıdı. Biz milliyetçiliğin ve vatan perverliğin daha da yükselip ülke yararına kullanılacağını düşünürken birden ekonomi allak bullak oldu. Milli hisleri destekleyen paramıydı yoksam acımı bilinmez tüm bu ateş söndü.Mhp nin iktidar dirayetsizliği asker kanadının dsp ile evlilik ısrarına karşı duramaması 4 kasımda mhp yi iktidardan uzaklaştırdı. ( mhp den çok mu şey bekledik -ekonomiyle uğraşmak ve demokrasi gibi yoksa onlar bizim biriyle kavga ettiğimizde adam toplamak için çağırdığımız arkamız sivil kolluk kuvvetimiz miydi ? mhp liler bunu kendine dönüp bir daha sormalılar )...
şimdi terörist eylemler ve şehitler tekrar bir mhp yükselişine göz kırpıyor acaba akp nin refah ve faziletten çıkardığı dersleri uygulayarak geldiği iktidara
mhp de dsp-mhp-anap koalisyonundan dersler çıkarıp gelebilir mi ?
yoksa statükonun tekrar esiri olup chp ninde içinde bulunduğu bir koalisyona tekrar evet der mi ?

1 ahkam var

Önemli gün. Saat 12'ye 10 var.Gene gitti iki saatim. Oysa gene biraz bakayım diye oturmuştum bilgisayarın başına.

Aslına bakarsan yarın öyle mühim ki, aylardır bugünü bekliyor ve bunun için uğraşıyorum. İşim anlamında önemli.

Bu gece çok az uyuyacağım muhtemel ve yazı yazıp duracağım, bıla bıla..

Ben gene bu iki saat boyunca kocaman bir işi halledebilecekken dün saatlerimi harcadığım bir porno sitesi vardı, kaydetmemişim de, onu aradım nette velakin bulamadım.

\

Sonra orada burda ki rumuzlarımı arattırdım. Yok ben dışında herşey var. Yani gayet luzumsuz işlerle uğraştım. Sonra biraz gene erotik şeyler seyrettim, ama bu sefer kopardım kendimi o yerlerden gel buraya dedim. Sonra hafife bakalım dedim...

5 ahkam var
\
Hep gerçek bir Güzin ablam olmasını istemişimdir. Bu öyle bir Güzin abla olsun ki en olmadık soruları sormama rağmen bana kızmasın, beni azarlamasın, benden soğumasın ve benim hakkımda kötü düşünmesin.

Aslında insanlar sormaya, öğrenmeye muhtaçlar. Ne zaman "sen sus bakıyım, o ne biçim soru öyle" dense, içim cız eder. Bilsem, zaten sormazdım, sordum ki öğrenmek çabasındayım. Bilginin paylaşılması, ama mantıklı bir şekilde, bilenin derin bilgisinin çeşmesinden akan sudan kana kana içmek gibi olsa. Her daim, sen bilmezsin çekişmesinden uzakta, aynı zamanda da sorulmadığında konuşmayan, ters konuşulduğunda ise sonuna kadar dinleyen, en sonunda da yalnızca dinlenileceğine kanaat ediyorsa konuşan bir Güzin abla portresi var aklımda.

2 ahkam var
Etiketler: , , ,

YAPTIKLARIM
2-Üniversiteyi başka bir şehirde okuyup iş yaşamına da bambaşka bir şehirde devam ettim,kız başıma ayakta kalabileceğimi gösterdim.
4-Kendime lap top aldım,sonra bi tane daha aldım..
6-Kurumsal ve büyük firmaların neredeyse hepsinde çalıştım.
8-Uzun ilişkiler yaşayabilmeyi becerdim.(Bkz.5 sene)(Bkz.1,5 sene,hala devam ediyor)
10-Sapsarı saçlarımı simsiyaha boyattım.
12-Her başarılı erkeğin arkasında bir gizli kahraman varya,onlardan biri oldum.
14-Sözlendim
YAPMAK İSTEDİKLERİM
1-Clementine ve Malmoth'u tekrar izlemek ve tekrar korkmak istiyorum.
3-Paraşütle atlamak istiyorum.
5-Bir yunusla yüzmek istiyorum.
7-O ağır tüpü sırtıma takıp dalmak istiyorum.
9-Saçımı turuncuya boyatmak istiyorum
11-Scooter almak istiyorum bunun için ehliyet almak istiyorum.
13-Her istediğim yere uçakla gidebilecek refah düzeyine ulaşmak istiyorum.
15-Evlenmek istiyorum

5 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu