Farz edin ki arabanız ile şehirler arası bir yolda epeyce bir yol yapmaktasınız ve bu yolculuğu gece yapıyorsunuz... İlçelerin ve dahi illerin girişlerinde ne görürsünüz? Şehrin adı,nüfusu il merkezi ise rakımı vs... Normalde bu böyledir... Ama eğer çevre yoluna girmişseniz ve bu çevre yolunu aydınlatan lamba direklerinde içerisinde neon ampülleri bulunan plastik hortumlara palmiye yaprağı,armut,kalp ve bunun benzeri bilumum salakça şekiller verilmiş aydınlatma(!) aparatları varsa bilin ki Akepe'li bir belediye tarafından yönetilmekte olan bir şehirden geçmektesinizdir...
Şimdi bu noktada aklımıza bazı sorular gelmesi de muhtemel oluyor tabiyati ile :
1) Beton direkte palmiye yaprağı şeklinde bir aydınlatma gören halkımız daha mı mutlu olmakta?
2) Bu ülke vatandaşlarının hatırı sayılır büyüklükteki bir çoğunluğunun kökeni Hawai ve Papua Yeni Gine'ye dayandığı için(!) bu aciz topraklarda(!) palmiye yaygın olarak yetişmediğinden mütevellit halkın palmiye yaprağına olan özlemi bu şekildemi giderilmeye çalışılıyor?
3) Bu kakalak aydınlatma aparatlarını takan belediyeler tüm alt ve üst yapı yatırımlarını vs tamamlayıp,çalışanlarına yeterli ücretleri sağladıktan sonra bütçelerinde artan paraları değerlendirebilmek ve halkımıza betonda açan palmiye görselini sağlamak adınamı bu göz yaşartıcı hizmeti sağlamaktalar?
4) Veya tüm bunları bir yana bırakalım bu kadar salakça bir sektör var edilerek hangi ampül bakışlı müteşebbisler zengin edilmekte?

ABD Davis Kaliforniya Üniversitesi Toprak Etkileşimleri Laboratuvarı toprakra bulunan "Bacillus Pasteruii" adlı bakterinin zemine enjekte edildiginde boşluklarıda kapatarak betonu sertleştirdigini açıkladı.
Haber metninde söylenen gevşek zeminleri kayaya çevirme tabiri gerçekmedir yoksa mübalaga mıdır bilinmez ancak gerçek oldugunu varsayacak olursa geçtigimiz günlerde yaşanan bina çökme olaylarına böyle bir çözüm bulunabilir (tabi binanın kiriş-kolon yapısıda güçlendirilmeli)
İleri teknoloji üreticisi Sumitomo Osaka'nun geliştirdiği betona yerleştirilen, YRP laboratuvarı ürünü "RFID" adı verilen elektronik etiketlerdeki veriler okunarak, binanın kalitesi ve depreme dayanıklılık derecesi kolaylıkla öğrenilebiliyor.
Sumitomo Osaka şirketinden yapılan açıklamada, şimdiye dek bir mühendis tarafından yapılan teknik testlerin bu yeni sistem sayesinde doğrudan elektronik etiketlere kaydedildiği, böylece yanlışlık ve yolsuzluk yapılmasından kaçınılacağı belirtildi.
Elektronik etikete betonun içeriği, tarihi, yeri ve üretim şekli gibi değişik bilgiler yüklenirken, "akıllı beton" kullanımının artmasıyla, depreme dayanıklı yapıların inşaatında normlara uyulmasına ilişkin denetimlerin kolaylaşacağı kaydediliyor.