Memur yerleştirmeleri uzun bir zamandır ÖSYM tarafından yapılıyor.
Adayların KPSS puanları ve tercihlerinin bilgisayar yoluyla değerlendirilmesi
nedeniyle torpil ve kayırmanın olmadığını zannediyoruz.
Fakat burası Türkiye!
Bu gibi olaylar bitmedi, bitmeyecek.
Ekmeği ve çayı çokça tüketmemiz, kahvehane düşkünlüğümüz,
tv izleme oranımız gibi torpil de hayatımzın vazgeçilmez bir parçası.
Haksızlık ve adaletsizlik yüzünden yakınıyoruz.
Unuttuğumuz bir gerçek var ki, biz toplum olarak
torpili kendimiz için, yakınlarımız için caiz görüyoruz.
illus: delizadeSizlere I.Dünya Savaşı öncesinde Almanya üzerine Hitler'in bazı tespitlerini aktaracağım. Yazının sonunda belirttiğim benzerlik üzerine düşündürebilirsem ne mutlu.
Hitler, erken gençlik döneminde ve bir asker olarak hem cephe gerisinde hem de cephede yaşadığı tecrübelerden sonra zorunlu olarak, neden-sonuç ilişkisi kuran siyasi bir kafa yapısına sahip olmaya başladı ve hırsla, kinle ve haksızlığa uğrayan bir insanın ezikliği ile her geçen gün kendisini bu minvalde besledi. Oldukça fazla kitap okuyordu, ülkesinin her unsuru üzerinde disiplinli ve itinalı bir gözlem yapmaktaydı. Bu yolda günde 16 saat okuyup çalıştığından bahseder. Bu beslenme uzun bir dönemi içine almaktadır. Tarafsız olmaktan elbetteki çok uzakta olan bu fikir yürütmeleri sonucunda ülkesi Almanya üzerine aşağıdaki tespitleri yapar. Hitler'in eğitim, aile, evlilik, fuhuş ve basın üzerine bazı tespitlerine yer vereceğim bu yazıda.


Nedir bu özgürlük ? Gerçekten özgür müyüz acaba ? Özgürlüğümüzün sınırları nasıl belirlenir, nelere endekslidir ? Özgürlüğün kesinlikle mümkün olmadığı bir nokta varmıdır ? Kendimizi gerçekten özgür ne zaman hissederiz ? Veya gerçekten özgür olabilir miyiz ?
İşte bu kadar sorudan sonra bağımlılıklarımıza geri dönebiliriz.


web 3.0 yapay zeka araştırmalarının,pazarlama ve iletişim teknikleri üzerine uygulanmış hali diyebiliriz... bu yazıda ki;
Artık bir noktadan sonra, teknoloji ve cihazları kullanarak bir şeyler uygulamaktan daha fazlasını yapmak istiyorsunuz. Kullanıcıların manevi ihtiyaçlarını da karşılamayı düşünüyorsunuz.
alıntısı insanı dehşete sürükleyen bir planın başlamış olduğunu gösteriyor...
maneviyat! islam dinine göre ilk emir olan OKU'nun, web açısından yorumlanmış halidir de diyebilirz web 3.0'ı...
sporu sadece futboldan ibaret zanneden bir ülkenin evlatlarına yeni bir sakız bulundu: fb'nin teknik direktörü zico'yu menajerleri 600 bin avro'ya gaziantep'e teklif etmişler ama "antep"in yetkilileri teknik direktörlük geçmişi parlak olmayan zico'yu almamış...
ve fb 2 milyon avro'luk bir okkanın altına gitmişmiş...
lokantalarda boğaz tokluğuna asgari ücrete talim eden komilere, menapoz huysuzluğuyla ateşlenen bedenine sürekli yelpaze arayışında oluşunu, ay burası da çok
havasız, bahanesiyle taçlandıran kadınların kaprislerini çeken "coiffeure" kalfalarına, oto sanayi sitelerinde ustasından yediği fırçaların haddi hesabı olmayan tırnakları motoryağıyla dolu sübyanlara nasıl satacaklar "spor" gazetelerini şimdi? nasıl kandıracaklar fanatikleştirdikleri çocukları?