Sırf kanla beslenen –buna insan kanı da dahil- tek memeli olma özelliği taşıyan vampir yarasaların, avlarını onların nefes alıp verirken çıkardıkları sesi kullanarak tanıdıkları ortaya çıktı.
BMC Biyoloji dergisinde yayımlanan çalışmada Desmodus rotundus türündeki vampir yarasaların, kaydedilmiş insan soluk alıp verme seslerini çalışmaya katılan insanlara göre çok daha iyi ayırt edebildikleri saptandı.

Nevada Üniversitesi'nde konuşlanmış bilimadamlarının yaptığı bu araştırmada yaklaşık olarak 8 milyon sinir hücresi, 6300 kadar da sinaps, gerçek bir fare beyninde 1 saniyeye denk gelecek kadar süre boyunca (gerçekte 10 saniye sürmüş) simüle edilmiş. Araştırmacılar gerçek bir beyinde gördükleri fiziksel durumların bazılarını gözlediklerini bildirmişler.
Çikolatanın bi dolu işe yaradığı her fırsatta söylenir de, bir gün elektrik üretiminde rol oynayabileceği akla gelir miydi?
New Scientist dergisinin 1 haziran 2006 tarihli sayısında çıkan bir habere göre; Birmingham Üniversitesi'nden mikrobiyolojist Mackaskie ve adamları, çikolata-karamel artıklarıyla beslenen ve bunları hidrojene çeviren "Escherichia coli" adlı bakteri sayesinde, elektrik üretmeyi başarmışlar. Üretilen bu elektrikle ufak çaplı bir vantilatörü de çalıştırabilmişler.
İnsanların doğduğu andan itibaren vücudundaki hücrelerin kendini belli zaman aralıklarında yeniledikleri ve bu periyotlara bioritm dendiğini duymuşsunuzdur. Vücudumuzdaki hücrelerin yenilenme durumuna göre kendimizi farklı hissedeceğimizi idda eden bir takım biyolojistlerin fiziksel, duygusal ve ruhsal olarak açıkladıkları bu periyotları Rhythm & Bio gün gün hesaplıyabiliyor. Kendinizin bioritm durumunuzu, kritik günlerinizi hesaplamak isterseniz ücretsiz programı bilgisayarınıza indirmeniz ve kurmanız sonra da programa doğum tarihinizi girmeniz yeterli olacak. Program aynı zamanda bir başkasının sizinle ne kadar uyumlu olabileceğini de hesaplayabiliyor.