Blog nedir?
İyi midir, yoksa boş vakit geçirme mi...
Bu tartışmalar çoktan sona erdi.
Artık herkes bedavaya blog sahibi olabiliyor.
Artık herkes blogun gücünü biliyor.
Bazıları hariç...
Bugün kimileri Atatürk'e tapınıyor,
kimileri ise ona küfrediyor.
Atatürk'ün ölümüyle birlikte maalesef Türkiye'nin ilerleme
süreci geriye dönüyor.
Bunun en önemli sebebi ise, bizzat Atatürkçülük kavramını
diline pelesenk edip;
sözlerinde ve davranışlarında Atatürk'e tezat oluşturanlardır.
Onlarca örnekten biri:
halktan kopuk, halktan uzak, halka mesafeli olmaları.
Oysa Atatürk insanlarla konuşur, dertleşir, sorunlarına çözüm bulmaya çalışırdı.
Kimi zaman bir köylüyle, kimi zaman bir çobanla,
kimi zaman küçük bir çocukla...
Baya baya uzun zaman oldu yazmayalı. Nereye ne zaman gidecegimi bilmiyorum gene, büyük çölün ortasında herşeye muhtaç gibi hissediyorum herşey yanıbaşımdayken oysa. Nedendir bilinmez insanoglu doyumsuzdur ve bazen istesede bazı şeylere nazlanır ve kaçmak ister, hatta haykırmak istemem diye ama neden. Hepte düşündüm, hepte aklıma gelir liseden beri farklı bir cografyada farklı bir zamanda doğdum galiba biraz daha ilerisi beklemem gerekti belkide ama isyan etmekte olmaz yaradana.
Yeni bir arkadaşım var artık, hayatı ve insanların onla fazlaca uğraşmasını tecrübe etmiş ve sıkılmış. İnsanların yaşadıkça kendilerini laşkalaştırıp onun üstüne gelmesine alışamamış ve halen onlardan iyilik bekler. En isyan edecegi yerde en sessiz, en suscagı yerde hiç konuşmayan bir insan. Böyle saf temiz insanlar kaldımı dedim, ilk tanıştıgımda demekki varmış. Herşeye, herkese ve dünyaya inat böle insanlarla umarım tanışırım ve hep yanlarında olabilirim. Nedendir bilinmez hep iyilerin üstüne gidilir. Tutup bu insana yardım edecegimiz yerde neden üstüne gidilir. Neden diye soracagıma burda haykırıp, belki yardımcı olabilirim diye yazıyorum.