
yalnız türkiye'de değil dünyanın bütün kapitalist ülkelerinde her yeri reklamlar istila ediyor. caddeler, meydanlar dev reklam panolarıyla dolu. otobüsler ve diğer toplu taşıma araçlarını içi ve dışı birer reklam alanı. duraklar reklam panolarından müteşekkil. öyle ki, metronun karanlık tünellerinde reklamlara maruz kalıyoruz.
radyo, televizyon, internet gibi kitle iletişim araçlarını da dahil ettiğimizde bir insan ortalama olarak günde kaç reklamla karşılaşıyordur acaba?
Kediler önemlidir. Özellikle internetin gelişimi için. İlk önce blogger'ın icadıyla insanlar blog'larında kedileriyle ilgili komik ya da ilginç şeyleri anlatmaya başladılar. Ardından Flickr sayesinde heryerde kedi resimleri dolaşmaya başladı ve sonrasında da youtube kaynaklı komik kedi videoları interneti ele geçirdi. Şimdi ise henüz bizde yaygın olmayan (neyseki) twitter ile olay "kedim hapşurdu" (iki dakika sonra) "kedim tekrar hapşurdu" (hemen ardından) "inanılmaz ama kedim bir daha hapşurdu" şeklinde iyice cıvıklaşarak bugünkü haline geldi.
Son günlerdeki yasaklama ile artık bilmeyenlerin de bir fikir sahibi olduğu meşhur video paylaşım sitesindeki sosyal oluşuma dikkat çekmek istiyorum. Konumuz vlog olarak ifade edilen video günlükler.
Sitenin kullanımını iki ana gruba ayırabiliriz, hatta ayırdım bile,: pasif kullanım ve aktif kullanım. Pasif kullanım, sevilen ve izlenilmesi tavsiye edilen bir videon URL’sini mail grupları veya anında mesajlaşma araçları vasıtasıyla alan kişinin URL’ye tıklayarak videoyu izlemesi, videoyu başkasıyla paylaşma isteği varsa yine aynı kanallardan video URL’sini paylaşıp YouTube yüklü internet tarayıcı penceresini kapatmasıdır.
"Blogger Schaeffer, Benimle Evlenmek İstiyor!" Departmanından...

Eric, 2006 yılında "I Can't Believe I'm Still Single (Hala Bekar Olduğuma İnanamıyorum)" adında bir blog açmış ve yaşadığı aşk hikayelerini, randevularını vs. bloğunda yayınlamaya başlamış. Yazdığı yazılar, bir haber ve dedikodu sitesi olan Gawker'da sık sık yayınlanmaya başlayınca, kahramanımız aniden rahatsızlık verici bir ilginin odağı haline gelivermiş. Hikayeyi size kısaca anlatmak istiyorum...
görsel şiir de olur mu demeyin.. ne olduğu tanımlanamayan bir şeyin en güzellerinden biri kendisi. sesi olan bir şeyin görüntüsü neden olmasın? işte bir kısım güzel insan bir araya gelmiş ve görsel şiir blog'u oluşturmuş..

yeni açılan türkiye ve dünyadaki şarap kültürü üzerine bir web sitesi,blog kendisine ulaşan 20 üyesine de bardak altlığı hediye ediyormuş.
Son günlerde blog tarzı sitelerin sayısı hızla artıyor. Önceleri forum siteleri çok rağbet görürdü. Günümüzde de blog siteler okuyucularını kendine çekiyor. Artık akademik içerikli bloglar bile var. Kişisel blog şeklinde akademik blogları son bir iki senedir arama motorlarında görüyordum. Ama şimdilerde kollektif akademik bloglar da hızla yayılıyor. Hafif'de şu yazıyı okuyunca bende geçen günlerde rastgeldiğim 1bilen.com'u yazayım dedim.
1bilen.com kendi beyanınca endüstri mühendisliği ve işletme bilimleri konularını tartışmak için kurulmuş. endüstri mühendisliği deyince hemen ilgimi çekti. Ancak yeni olduğu pek bir içerik zenginliği yok. Ancak akademik konuların dahi kollektif bloglarda tartışılmaya başlanması gelecek dönemde bilgi ürertimi ve bilgi paylaşımı hususunda ciddi bir değişim yaşanacağını gösteriyor.
hani; hafif.org, bildirgec.org, zamazing.org'un başlık hizalarında çıkan reklamlar var ya. Bir süredir onlara takmış durumdayım.
Orada rastladığım anafikir ve Pazarlama blogları karnavalı'nı paylaşmak istedim sizlerle.
Pazarlama trendleri ve yeni iş fikirleri başılığı altında detayları görebilirsiniz. Ana temaya kısaca değinecek olursak;
a) Karnavala her hafta bir blog ev sahipliği yapıyor.
b) Karnavala katılacak yazılar, pazarlama ile ilgili olmak durumunda.
c) Yazı içeriği okuru yormayan, aydınlatıcı bilgiler içermeli.
.
..
...
diye devam ediyor.
Blog ve türevlerinin geldiği nokta ile ilgili bir bağlantıya daha rastladım gezelerken.
Marketin post'da söylediğine göre; Spiderman 3'ün bile blog'u varmış. Öyle böyle değil, official yani. Hatta oradan Supermen Returns'un bile bir blog'u olduğunu öğrendim.
Son olarak karnaval'a bir de buradan bakmanızı salık veririm. Çok hoş bir çalışma bence...
Tüm bunların nezdinde, blog ve türevi yapıların internet aleminde hakettiği yere gelmeye başladığı kanısındayım. Yapı itibarı ile sade, açık bir temel üzerine kurulu blog ve türevi siteler istenildiğinde de, okuyucuyu boğmayan ama kullanımı ve yararı da bir o kadar kolay ince detaya da sahip oluyorlar. Bu gibi nedenler ile de, yukarıda görüldüğü üzere, vizyona çıkacak filmlere bile evsahipliği yapar hale geliyorlar.
pamukkale travertenleridigg'de