Ben 25 yıl İstanbul da yaşamış biriyim deniz burnumuzun dibindeydi ama çevre kirliliği nedeni ile sadece kenarında oturup yosun kokusunu içimize çekerdik.O bile beni mutlu etmeye yeterdi.Şimdi herkesin adını dilinden düşürmediği, turistik bölge dediğimiz zaman herkesin aklına ilk gelen Bodrum,Çeşme,Antalya hani denizi çok tuzlu olsa da sonuçta deniz.




- iyi akşamlar beyabi bi sigara verirmisin?
- sigara içmiyorum be abicim,
- o zaman bi lira veriver, ha verir misin?
- işine yarar mı bi lira?
- yaramaz olur mu be abicim
- iyi al o zaman yarasın
- sağol güzel abicim allah senden razı olsun
- sende sağol, allah senden de razı olsun
- abi, sen ço güzel bi abisin be, hürmetler, hürmetler yenge, abime iyi bak,
- bakarım merak etme,
BASIN AÇIKLAMASI
Gümüşlük Akademisi Sanat, Kültür, Ekoloji ve Bilimsel Araştırma Merkezi Vakfı, 1995 tarihinde kurulmuş tüzel kişiliğe haiz, yalnız Bodrum ve Muğla yöresinde değil, ülke ölçeğinde tanınmış, uluslararası kültür elçiliği misyonunu gönüllü olarak sürdürmeyi görev edinen bir kuruluştur. Kuruluşundan bu güne kadar yapılan çalışmalar vakfın resmi internet sitesinde yer almaktadır, herkese açıktır ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce sürekli olarak denetlenmektedir,. Çalışma ve etkinliklerimiz yurt içi ve yurt dışında da bilinmekte, bilim, sanat ve felsefe ile ilgili çok sayıda kişi ve kuruluş tarafından yakından izlenmekte ve takdir edilmektedir. Yönetim Kurulu Genel Sekreterimiz ülke içi ve dışında tanınmış, yapıtları çok sayıda dile çevrilmiş, ülkemizin önde gelen roman yazarlarından Latife Tekin'dir.
Bodrum'a gitmek heyecanlandırıyor beni.Bodrum, eski bir dostu görmek, denize daha da bir yakın olmak, kumsalda çıplak ayak yürümek, sahilde çay içip tavla oynamak ,gece iki votka atmak demek. Her şeyden elini ayağını çekmek ama sorunları aklından tamamen de atamamak demek. Kırk yılın başında turist gezdirmek için bile olsa Halikarnas'a gidip dansçı kızları ve lazer gösterilerini izlemek, sokakta mutlaka çatlayana kadar midye yemek, Eski'de tekila niyetine kimbilir neler içmek demek. Ora'da , Fora'da, Hadigari'de Türk-Alman gruplarla dans etmek, Fink'te , Cuba'da tikky takılmak, barlar sokağında waffle yemek, nazar boncuklu bir bilezik almak demek. Sabaha karşı acıkınca sıcacık pideyle kaşarlı domates çorbası içmek, tıklım tıklım da olsa Körfez'e girip çıkmak, Adamik'te takılmak, sabah erken kalkıp tekne turuna çıkmak demek. Sarhoş olmak, edilmemesi gereken lafları etmek, aranmaması gereken kişileri aramak ama bir yandan da içini rahatlatmak demek. Bazen denizde,bir bar köşesinde,yollarda sevgiliyi, bazen sahilde bir bebeciği öpmek demek...
Bodrum dönüşü İzmir'den çıkarken karnımız acıkınca durduk Orman Restorant'ta. Giderseniz uğrayın falan demiyeceğim. Sadece tuvalaetinden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle gözüme ilk çarpan yandaki tuvalet kağıtlığında duran tuvalet kağıdına ilave olarak, sifonun üzerindeki 3 yedek tuvalet kağıdı oldu. Genelde bitince yenilenen bu durum için çok ciddi bir önlem alınmıştı.
Sonra oturdum ve pozisyonumu aldım ki, karşımda yüzümden bir ya da iki karış mesafede yeşil bir çerçeve içinde 2 adet A4 kağıt dikkatimi çekti.
Birinci kağıtta yazanlar :
TUVALET KULLANICILARININ DİKKATİNE
*DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ KÜÇÜKSE SU DÖKMEYİ
*DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BÜYÜKSE SİFONU ÇEKMEYİ İHMAL ETMEYİNİZ.
*DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BÜYÜK GİTMEMEKTE DİRENİYORSA ELİNİZE FIRÇAYI ALIP MÜDAHALE EDİNİZ.
SONUNDA KAZANAN SİZ OLACAKSINIZ...
Ve ikinci kağıtta yazanlar:
LEZZETLİ YIKAMA
Siz enfes lezzetlerin keyfini çıkartırken arabanız sizin için ücretsiz yıkansın. Arzu ettiğiniz takdirde en az üç gün dinlendirilmiş akaryakıt doldurulsun.
"SORUNSUZ HAYAT, OH NE RAHAT"