Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "zamandan bağımsız yazılar yazmak"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

buldum hakkındaki yazılar:

İlkokuldaydım, okurken ve yazarken heceliyordum. Yoğun ve sessiz bir uğultu vardı etrafımda. Sınıfta istiflenmiş bir şekilde öğretmenimizi örnek alıp almamayı düşünüyor ve etrafa bakınıyorduk. Bütün öğrencileri kendime öğretmenimden daha yakın hissediyordum. Sırama kazınmış yazıların anlamını çözmeye ve öğretmenin sözlerini dinliyormuş gibi gözükmeye çalışıyordum. Aklımda bir müzik vardı, kafamda dolaşıyordu, sanki sözlerini hatırlayamadığım bir şarkı gibiydi…

Bir dergi attı öğretmenim önüme “Ayşegül tatilde” yazıyordu derginin önünde. Ortalardan bir sayfayı açtı ve resmin altındaki yazıyı hecelememi istedi. Sert siyah bıyıkları ve kavanoz dipli gözlükleri vardı. Gözünün görüntüsü o kadar geride kalıyordu ki bazen nereye baktığı anlaşılamıyordu. Korkuyla, hırsla ve şiddetle bakıyordu gözleri gizlendiği yerden çıktıklarında. Sadece kafasının yanlarında uzayan saçlarını her sabah özenle tarıyordu. Her zaman bir elinde cetvel, diğer elinde yanından hiç ayıramadığı çirkin kahverengi deri çantasını tutardı. O çantaya öyle sarılırdı ki bir konuyu anlatırken, sanki biri çantasını çalacak ve içinden çıkan altınları bozduracakmış gibi… Çenesi kesinlikle Daltonlar gibiydi, o zamanlar başka birine benzetemezdim zaten. Kısa boylu olduğu için kendini devamlı aşağılanmış hissediyor ve bunun acısını bizden çıkartıyordu. İlkokul ikinci sınıfa gidiyorduk ve bütün sınıf aynı kanıya varmıştık. “Dört göz Co” diyorduk arkasından ona…

7 ahkam var

Az önce çok sevdiğim bir yazarın bir dergide yazmış olduğu birkaç yazısını okudum. Yazıların bir çoğu yaşamımızda karşılaştığımız, hissettiğimiz, paylaştığımız...vs şeyler üzerine ince ince dokunuşlardan ve yazarın hayata bakış açısından izlerdi.
Yazılarda yer alan konuların bir çoğunu yaşıyoruz ya da yaşayanlarla paylaşım içindeyiz. Yani kısacası bu yazıların bazılarında kendimi buldum (bende bu şekilde düşünüyorum) diyebilirim.
Peki acaba neden düşüncelerimizin parıltılarını başkalarının yazdıklarından buluyoruz ve neden düşüncelerimize tercüman olamıyoruz? Kim bilir?
Galiba bize kendimizi başkalarının anlatmasına o kadar çok alıştık ki, kendimizi kendimize anlatamaz ve hatta kendimizi başkalarının yazılarında arar olduk. Başkalarının beğendiği ve anlattığı gibi olup çıktık açıkçası.
Sanırım bu yazı bu nedenle kendime eleştirimdir. Takılıp kaldığım "acaba ne düşürler" deyip yapmak isteyip de yapamadıklarıma karşı bir duruştur. Bu nedenledir ki, aldım elime kağıt kalem yazmaya başladım.
Bu yazı düşüncelerimin derin ve sağlam ayak izlerinin başlangıcıdır. Bu ilk adım, ikinci adımı atmadan ilk adımın ne kadar güçlü olduğunu görmem zor.

13 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan buldum yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu