Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "vista'nın bir garip reklam kampanyası"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

burgazada hakkındaki yazılar:

Gökyüzü parıldıyor, martılar şarkı söylüyor ve Büyükada manzarası yeşilin tonları arasından göz kırpıyordu. Arkasında kocaman köpükler bırakan ada vapuru iskeleden henüz ayrılmış ve Burgazada’ya doğru yavaş ve sakin bir şekilde ilerlemekteydi. Heybeliada’nın cenneti andıran tepelerinden birinde çamların arasında, ağaçlar ve çalılardan oluşmuş bir ev bulmuştuk. Çiçek kokan doğal bir yuva, kelebeklerin misafir olduğu gizli mekân… Dört arkadaş her zaman orada buluşur ve orayı ikinci evimizmiş gibi görürdük. Aramızdan biri kilim bile getirmişti. Orası bizim için çok önemliydi çünkü ilk kızlarla orada öpüşmüş ve ilk sigaralarımızı orada içmiştik…
Yine orada oturuyorduk ve manzaranın tadını çıkartıyorduk. Yanımıza sigara, çikolata, gofret ve kola almıştık. Burak birden aletini çıkartıp “haydi yarışalım” dedi. Önce davranıp bende çıkardım diğerleri fermuarını açana kadar gözlerimi kapatıp konsantre olmayı başarmıştım bile. Burak benimkine bakıp güldü. Konsantresi bozulmuştu, çünkü benimki onunkinden daha küçüktü. “Hızlı davranan kazanır” dedi Mert. Dört kişi hızlı bir şekilde otuz bir çekiyor ve gülmemek için birbirimizin eline veya kamışına bakmamaya çalışıyorduk. Kadınları düşünmeye çalıştım, birkaç porno film sahnesi geldi aklıma. Görüntüleri hızla düşünüyor ve en çok beni tahrik edeni içlerinden seçip onun üzerinde yoğunlaşmaya çalışıyordum. Sami telaşlı bir şekilde “durun!” dedi. Herkes durdu. Yaşlı bir kadın çalılara doğru ilerliyordu. Ellerimiz şeylerimizde kaldık. Sessizce bekledik ve yaşlı kadın ağır ağır yürüdü. Yürüdü, yürüdü, yürüdü, yürüdü. Yanımıza kadar geldi ve bizi görmeden yoluna devam etti. Burak şakır şukur devam ediyordu. Mert bize göstermeden çekmeye çalışıyordu çünkü onunla daha önce çok dalga geçmiştik. Nokta kadar çükü vardı ve yine de bizimle yarışıyordu. “Önemli olan boyu değil” diyordu her seferinde. Ben boy sıralamasında ikinciydim. Aslında Sami’ninki bazen benimkiyle aynı boyda gözüküyordu. Hızlandık ve komik inleme sesleri çıkarmaya başladık. Derken Sami patladı, çam ağacının gölgesi altında Mert’in cırtlak sesi konsantreyi ve sessizliği bozdu: “geri zekâlı gofret poşetine patladın!” Ağzımla iğrenme işareti yapıp işime devam etmeye çalıştım. Mert susmuyordu: “bütün gofretleri açıp onların üstüne fışkırtacağım ve hepsini sana yedireceğim.” Sami oralı bile değildi, çok mutlu ve uyuşuktu. Burak olan bitenden habersiz bir sağır gibi gözlerini sıkıca yummuş yoğunlaşmış ve dişlerini kenetlemişti. Tekrar kadınları düşünmeye başladım ve biraz zevklendiğimi hissettim. İşte geliyordu, erkeklik ispatı, arkadaşlar arasında güç gösterisi, kadınların hâkimi, erkeklerin rehberi işte boşalıyordum hemde Burak’tan önce… Zevkle inledim ve Mert’in bacağına patladım.

9 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu