bugün size çok iyi iki kitaptan söz edeceğim. ilki leyla erbil'in cüce'si. gerçekten çok farklı. kalın kitaplardan ürkenler için belirtelim, ikibuçuksaati bile almadı kitabı bitirmesi, üstelik de birçok yerde cümleleri bir kez okumak yetmeyecek. şiir gibi, ters düz, nefis cümleler kuruyor yazar. ayrıca kitabın konusu da apayrı: kendisine söyleşiye gelecek gazeteciyi bekleyen bir yazarın hikayesi, bu. ben kitabın konusunu öğrenince karar vermiştim okumaya kitabı. kitap üzerine daha fazla konuşup büyüsünü dağıtmak istemem, okuyun mutlaka.
hatırlıyor musunuz 90ların ortasında star tvde cumartesileri "cumartesi gecesi ateşi" adlı bir şov programı yayınlanırdı. şebnem dönmez sunardı, hatta şarkı söyleyip dansçı ekibiyle her hafta başka bir koreografi hazırlarlardı. işin arkasında süleyman yüksel vardı. zaten o şarkılarla da sonra ayşe'ye bir rock albümü yaptılar (gör bak neler olacak başına ne işler açılacak.. diye devam eden çıkış şarkısı vardı hatta)..her cumartesi ibrahim tatlıses'li fırat dizisinin peşinden yayınlanıyordu, cumartesi gecesi ateşi..programın sponsoru bir kola firmasıydı..hatta aklımda kalan bir görüntü var..stüdyoda yarışmacılar kola içme yarışması yapıyorlardı, kalan kolalardan şebnem dönmez de içiyordu vs..umarım tüm bunları sadece ben hatırlamıyorumdur...
leyla erbil'in cüce romanını kanat kitap yeniden yayımlıyor, kanat kitap'ın hazırlananlar listesinde ahmet büke'nin de ismini görünce çok sevindim..yeni öykü kitabıyla karşımızda olacak yakında o da..
- Öhhö! öhm!
- Varlığını belli etmene gerek yok soytarı. Sadece beş duyuma güvenseydim bu kadar uzun süre hayatta kalamazdım.
- Oh Lordum! sizin için endişelendim. Bütün manson endişelendi aslında. Hatta dedikodular neredeyse tüm Hap-Şutheş'e yayıldı. Dayanamadım Lordum bağışlayın. Ancak size olan aşkım haftalar sonra saygımın önüne geçti. Sizi okurken rahatsız ettim, mazur görünüz. Şükürler olsun sizi yaşarken görmek tekrar nasip oldu...
- Hah! "Yaşamak"! yaptığım şey bu değil mi soytarı? "Yaşamak"
Bunları söyledikten sonra Cjaggar'ın mavi dudakları hafifçe yüzünün bir yanına doğru meyletti. O kadar belirgindi ki cüce neredeyse Lordunun tebessüm ettiğini düşünecekti. Henüz tutuşturduğu yağdanlığın karanlığı titretmesiyle Hemen bu saçma düşünceyi kafasından sildi. Efendisinin yüzü her zamanki gibi bembeyaz ve ifadesizdi.