Seninleyken hem havalarda uçtum, hem yerlerde süründüm. Hem sevinçten ağladım, hem acıdan, çaresizlikten, günahtan..
Şimdi bir noktada, Dönülmez Akşamın Ufkundayım.
Ne bir kapı kaldı ardımda yarı açık, ne de bir umut.
Sadece ne kadar süreceği bilinmeyen bir bekleyiş var bugünümde.
Dilerim yanında yaşadığım pişmanlıklardan büyük olmasın sensiz yaşayacağım günlerin pişmanlığı.
Hiç diyemedim sana “sevgili”
Adını anamadım dost sohbetlerinde. Adlarınızın anıldığı işittim, dinledim, duymak istemeden, bilmek istemeden.
Sabah erken kalkmışım kahvemi içerek tivide haberleri izliyorum vakit geçirmek için, kanallardan birindeki haberlerde yeni bir kremin tanıtımı yapılıyor, advertorial dediğimiz trendy reklam yani.
Beyazlar giymiş doktor edalı titiz, düzgün makyajlı üstelik çirkin de sayılmayan vede sarışın da olmayan bir bayan krem hakkında sorulan soruları yanıtlıyor, potansiyel müşteri bayanlara bilgiler veriyor.
Kısa tırnaklarıyla daha da güzel duran narin ve bakımlı sağ elindeki kremi kameralara doğru gösterirken tatlı bir gülümseme ile kırmızı rujlu dudaklarını aralıyor ve şu cümle dökülürken ağzından dilinin pembeliği de gözümü okşuyor
''Bu krem Türkiye'de henüz yok, dünyada da olduğunu sanmıyorum.''

Halk arasında bilinen en yagın örnek :
ANASTAS MUM SATSANA.
Rekorun 5 kelimelik bu cümlede :
EY EDİP ADANADA PİDE YE.
olduğu sanılırken...............
Ersin Tezcan'ın bu kitabındaki şu cümle oldukça usta işidir :
KIL ARAP İKİ NAMAZ AMA ZAMAN İKİ PARALIK.
Ersin Tezcan, alfabenin 29 harfinden biriini, e'yi kullanmadan bir yapıt ortaya koymuş. Dünya edebiyatında yalnızca Fransız yazar Georges Perec, Ernest Vincent Wright, İtalyan oyun yazarı Lope de Vega denemiş bunu daha önceeri. Türk edebiyatında ilk kez Ersin Tezcan başarmış. Kitabın türünü roman ya da öykü diye niteleyenler var. Ancak yazar, türü için "bulunç akışı yöntemiyle yazılmış iç çekmecelerim" diyor.