Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "olympus e{volt}-520"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

cahil hakkındaki yazılar:

Ailemin arabasına park yerinde nasıl bir yaşam formu olduğunu kestiremdiğim bir organizma,çarpıp kaçmış. Ön tampon delinmiş.

Hadi saçma sapan sürdün,acemilikten mi denyoluktan mı çarptın,bari kaçma adam gibi not bırak arabanın bir yerine de çarptım neyse masrafınız öderim de.

Ya da,masrafınızı ödeyecek maddi gücüm yok özür dilerim de.Ama çarpıp o kadar hasar verip kaçma be kardeşim! Ben yine insanlık edip,belki acelesi vardı hastası vardı deyip helal ediyorum.

Trafikte o kadar cahil insanlar var ki,bir saatlik bir otomobil kullanımının ardından insan sinir hastası olup çıkıyor...

8 ahkam var

herzamankisokak, yanımdaki kadının ne alaka karşımda olduğuna hayretle teessüflerimi üflerken kadının suratına, suratına hayalen, adamın biri almış gidiyor elinde iki boyut birden dikdörtgen alüminyum çerçevede, hırsız! diye bağırmak istesem de kadın, lafa tutmuş beni amansız bir donanma sahilde. ama dayanılmazı aşınca saldırılar kadının moulin rouge'una işaret parmağımı dayayıp kişotvari "sus bir saniye kadın!,,, adamı gör bak almış gidiyor iki boyutu birden, cak cak hâlâ halla alla!" hayır nerden söktüyse ırıspıçıcığı şimdi genişlerse delik önü alınmaz artık kaybedişin boyutsuzluğu existancialist esrarengizness düşünmeden bütün bunları. hayır hayır çalıp da ne yapacak ki, değeri nedir nerde bozdurulur bu boyut bilir mi ki de ki bu hırsız satacak bunu? hayır; kadını ansızın terkedip, peşinden koşmaya başlayınca, hırsızın, o kalan tek boyutu da ensemde hissettim, bir çeşit sağanak gibi, hani o yağmurun duvarı, bilirsiniz; son sürrat! önde hırsız arkada kızgın boyut! ortada, kalakalmama ramak kala ama kalakalmamaya çalışarak , koşmaya devam ettim biçare . geldik aşaa caddeye, kutsal hırsızlık masası şefinin yanından geçerken tut dedim şefine, adamın aklı fikri reçine, tut diye bağırdım hırsıza charlot kırpışı yaparken gözleriyle, bir de bunu görende, küfrü bastım ırıspıçıcığına, hırsızlık bakmaya gelmiş teyzelerin gözü önünde, tanesini 18 ytl'ye veren şefin masasının üstündeki hırsızlıklardan .

1 ahkam var

sabah olmuş diye kalktı ama sonra gece olduğunu anladığı için kalktığını ve an önceki uyanışının rüya olduğunu sandığı sırada sabah olduğunu farkettiği zaman uyandı. etrafına bakındı, odanın ortasında ışık ve karanlığın bir zar gibi birbirinden ayrıldığını gördü. zar, odanın ortasındaki şövalenin tam ortasından geçmekteydi. burada bir tablo vardı, henüz bitmemiş.

doğruldu ve ketıla yöneldi, aydınlık tarafta. kıpkırmızı düğmesi ketılın, ketıl çalıştı, kahve uyandı, çıtırdadı; ketılın akıcı fransızcasını dinlerken kahve, habeşce ona cevap verdi de o anlamadı.
odanın karanlık tarafına geçerken elindeki sigara - izmaritlerin altında yatan küllüğün olduğu masaya bırakıp, tekrar aldığında dudaklarına külün pürüzlü tadını bırakan filitresi, iki parmağının arasında, pencereyi açtı. avizedeki ampul ve gökteki güneş aynı tuhaflıkla tam ortasından bölünmüş ve dairenin yarısını kaplayan karanlık, avucunu gevşekçe yumruk yapıp yarım güneş ile balkonu arasına tuttuğunda gri betona bir hilal şeklinde bir hüzme vuruyorlardı.

0 ahkam var

Fıkıh; lügatta bilmek, anlamak ve ince bir anlayış sahibi olmak manalarına gelir.

Fahrüddin-i Râzi hz.leri “"Allahû Teâlâ ilim, fehim ve idrak mânâsına gelen fıkhı, kâfirlerin kalplerinden çıkarmıştır. Onların kalpleri vardır, bununla idrak edemezler" buyurmuşlardır.

Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v) “Allah kime hayır murad ederse, onu dinde fakih kılar” buyurmuşlardır.

Istılahta fıkıh; Şeri hükümleri, delilleriyle birlikte tafsili olarak bilmek demektir.

İmam-ı Azam Ebu Hanife (rahmetullahi aleyh) fıkhı şu şekilde tarif ediyor: Fıkıh; kişinin lehine ve aleyhine olan hükümleri bilmesidir. Yani, dinde yapılması ve sakınılması lazım gelen hususları; helali – haramı bilmek.

17 ahkam var

Ben çok cahil kalmışım herhalde.İnternete de baktım bulamadım.Bayramlarda veya evimize gelen büyüklerimizin ellerini öpüyoruz veya yaşıtlarımızla karşılaştığımız zaman tokalaşıp olmadı yanaklarımızdan öpüşüyoruz. Ya anlamıyorum bu kafa tokuşturma modası nerden çıktı ? 60' lı yıllarda ilkokul alfabesinde 2 inatçı keçi vardı.böyle kafa kafaya vermiş köprüden geçme mücadelesi veriyorlardı .Şimdi öyle kafa tokuşturanları görünce hep o keçileri hatırlıyorum.Acaba bunlar nerden geçmenin mücadelesini veriyorlar.

10 ahkam var
Etiketler: , , ,

tatsız tuzsuz bir pazartesi...
cuma günü malum kötü bir gündü hepimiz için... ctesi, pazar...tv başına çakıldım kaldım...
haince saldıranlara küfrettim...
bu çirkin saldırıyı protesto edenlerle bir oldu yüreğim...
merhumun ailesinin acısını hissettim taaa derindenlerden...
olay yerinde laf olsun diye kalabalık yapanlara, trafik tıkandığı için bir şoföre ve araçlara zarar vermeye çalışan çirkin insanlara söylendim durdum... bugün pzrtesi... işteyim.. öğle tatili... yemeğimi doymak için yedim... hafifte gezindim biraz... Hırant Dink için yazılanlara yorumlara bakıp deriiiinn bir iç geçirdim... şu şarkıyı mırıldandığımı farkettim birden....

1 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu