
İlk olarak you know ı m no good şarkısını duyup kafamdan kurşunlanmış hissiyatıyla sarsıldığım sesin sahibi şarkıcıdır. Acilen internete dalınıp şarkı sözlerinden şarkıya ardından da şarkıcıya ulaşılıp en hızlısından albümlerine sahip olunmuş sanatçıdır.
Süper ses ve süper yorum sahibidir. Kendisini yaklaşık 5 aydır dünyanın en iyi ikinci kadın vokali ilan etmiş bulunuyorum. Herkesin olduğu gibi benim favorilerimde rehab, you know ı m no good ve back to blacktir. Ama en şahanesi back to blacktir. Alkol almayan bünyeme rakı sofrası kurdurma ihtiyacı aşılamış, sigara sevmeyen ciğerlerime yak bi cuara bacım dedirtmiştir bu şarkı. Dinleyip dinleyip kendimden geçiyorum.
-Doktor Brutz'u sevmiyorum!
-Ama gitmeliyiz Lou, tüm senatoryum orada olacak, sene boyunca herkes bu olayı bekledi unuttun mu?
-O, o çok ciddi bakıyor bana!
-O herkese ciddi bakıyor Lou, hem ben de sana eşlik edeğim. Korkacak bir şey yok. Bu sene mutlaka seçilenler arasında biz de olacağız. Ama geç kalmamamalıyız, acele et lütfen.
Elemenin yapılacağı yer hastanenin taşlık arka avlusuydu ve tüm hastalar gösteri için orada toplaştıkları için mekan çok kalabalıktı. İnsanlar Doktor Brutz'un oturduğu tahta masa etrafını yukarıdan bakıldığında girintili çıkıntılı bir çember oluşturacak şekilde çevirmişlerdi. Kısıtlı imkanlarına rağmen içlerinde elemelerde sergileyecekleri role uygun bir şekilde kıyafet bulup gelenler dahi olmuştu. Kıyafetin tedariki, görevlilerle içli dışlı olmanın derecesine ve sigara, taze çikolata veya tereyağı üzerinden ödenecek rüşvetlere bakıyordu.
fakir mefkud'unuzda herkesin kese hacmine göre şerbet sunacak altyapı olmadığından kelli tepkisel, sezgisel, ezgisel, linçsel cümlelere karşı önlemimi aldım.
evet, kime ne benim nasıl bir vedayı kendime münasip görmemden!...
sahi, güneş tecelli nerede?
eyvah, yazı 100'ü buluyor "gerçek"e dönmem lazım!
hafif'i sevdim, hafif'i hafifsemedim; benimsedim.
benimdi sesim. sesiniz nefes oldu yazdığım yazılara; yel oldunuz, ister bir veda yazısı yazarım, ister hiçbir şey yazmadan ayrılırım...
delikanlı adam ağlamaz, delikanlı adam pelikana tecavüz eder! edelim arkadaşlar! hep beraber!
Okan Ersan, gitara ilk olarak 15-16 yaşlarında başladı. Gitardan önce piyano çalan Okan Ersan, o yaşlarda daha çok rock dinliyordu. Müzisyen bir babanın varlığı ve babasının bas gitarist oluşu, Okan' a gitar çalmayı daha cazip kıldı. Rolling Stones, Deep Purple, Queen, Led Zeppelin gibi grupların da müziğine etki etmesiyle gitar ve rock, Okan için başlangıç oldu.
25 yaşına kadar sahnelerde rock müzik çalan Okan Ersan, bir yerden sonra tatmin olduğuna karar verip, o sırada da dinlediği caz müziğin büyüsüyle yeni şeylere yöneldi. Caz müzikte duyduğu, farklı akorlar, gamlar ve müzikalite Okan' ı etkiledi ve sürekli yeni sesler arayışı içersinde oldu. Şimdi bile caz dinlemesine ve fusion çalmasına rağmen, Okan kendisini daha uzaklara, daha iyi yerlere götürecek tınılar deniyor ve etnik müziklerde dinleyip bazen daha karmaşık, bazen daha duygusal tarzlara yöneliyor.
Kıbrıs' ta çıkan birçok albümde gitar çalmasını iyi bir tecrübe olarak gördüğünü dilegetiren Okan Ersan, üniversite eğitimini aldığı Marmara Üniversitesi Müzik Akademisinin kendisine birşey katmadığını söylüyor. Aksine kendi kendini geliştirdiğini, çok fazla müzik dinlediğini ve bunlar üstünde analiz yaptığını ekliyor.
Okan Ersan' ın müzik hayatındaki milat ise 2003 yılında İngiltere' de yapılan "Guitarist Magazine" adlı yarışma olmuş. Bu yarışmada yılın en iyi gitaristi seçilecekti. Okan ise kendi bestesi olan "To whom it may concern" ile katıldı yarışmaya. Bu eser binlerce yarışmacı arasından ilk yüze ve ilk ona kaldı. Nihayetinde ilk beşe seçildi ve en son ikincilik derecesiyle yarışmayı bitirdi. Bu Okan için ve KKTC için
önemli bir zaferdi. Çünkü Kıbrıs 80 bini Türk olan bir yerdi ve
izolasyonlarla ve baskılarla dolu bir gündemi vardı. İngiltere' deki jüriler, kendi milli sazlarını bu kadar iyi çalan bir insanın
Kıbrıslı bir Türk olmasını büyük bir şaşkınlıkla izlemişlerdi.
Okan için tüm sorunlar hallolmamıştı elbet. Festival ve
organizasyonlara katılması için albüm hazırlaması ve albüm için de plak şirketi ve maliyeti karşılayacak birikim ihtiyacı vardı. Ama o anda da imdadına okul arkadaşı Aydın Cankasay yetişti. Aynı zamanda dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş; Okan' a, "Sen çalışmalarına devam et, Kıbrıs' ın tanıtımına katkıda bulun" dedi ve mevcut müzik
öğretmenliğinden aldığı maaş, işinden izin alsa da ödenmeye devam etti. Okan Ersan, Leverkusen Caz Festivali' nde Kıbrıs Rum Kesimi' nin tüm engellemelerine rağmen, Kıbrıslı bir Türk olarak davet edildi. Bu festivalde Al di Meola alt grubu olarak sahneye çıkıp bis aldı. Ve Okan, bu organizasyonda sahneden indikten sonra seyircinin Al di Meola' nın sahneye çıkmasını sabırsızlıkla beklediğini düşünürken, seyirci
onları tekrar çağırdığını, tekrar çaldıklarını anlatıyor bize.
Erdem Koca, Cumhuriyet Cumartesi
Istanbul caz festivalinin popüler sanatçılara ağırlık vermesi, Garanti Caz Yeşili'nin tüm seneye yayılması, Nardis Caz Kulüp'ün açılması gibi olaylardan sonra şöyle konsantre, bir haftada alınan yoğunlaştırılmış jaz programlarımız olmaz oldu. Bu boşluğu Akbank Caz Festivali dolduruyor kaç zamandır. Kaçırmamak lazım. Her zaman gelmez böylesi sanatçılar.
İstanbul’un çok sesliliğinden doğan ve dünyanın ritmiyle karışıp büyüyen Akbank Caz Festivali bu yıl 16. kez şehre ses veriyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da, ünlü konukların sahne alacağı, tarihi ve bugünü yaşatan mekanlarda, farklı öyküler anlatan o büyülü seslerin peşine düşüyor.
sehirde yine caz var. 16. caz festivali bu yıl 4-14 ekim tarihleri arasında istanbul izmir ve ankarada yapılacakmış. ayrıntılar burda