Rahat gece, tatlı mehtâb bul bana, Her şeyden anlatayım, o zaman sana departmanından…
Son günlerde hafif’deki bilgi kirliliğine bir de tasavvuf ve onun büyükleri hakkındaki yanlış bilgiler eklendi. Kendini bilmez bu cahiller, ayıplarını hüner sanarak sergilemektedirler.
Zavallı câhil, sanır ki, din adamıdır;
din ile ilgisi, yalnız böyle sanmasıdır.
Büyükler, cahilin ve düşmanın ağzını kapamanın kale kapısını kapamaktan daha zor olduğunu söylemişler.
Kendinden haberi olmıyan zevallıya,
yakışır mı, ince bilgileri diline ala?

Evet fenerbahce sampiyon oldu ama bana bir gerçeği animsatti tekrar,silahlar bu yaziyi yazmadan bir gün önce ,evimde otururken yine silah sesleri ile inlemeye başladi sokaklar.Fenerbahce sampiyon oldu yaşasin sıkalim sağa sola.Nereye varacak bu çilginliğin sonu bilemiyorum ama tedirgin oluyorum.Umut vakfinin yaptiği araştirmaya göre ülkemizde şu an 2.140,000 adet ruhsatli silah var ve bu rakamin yaklaşik 4 katı kadar da ruhsatsiz silah bulundugu öngörülmekte.İşte tablo bu ve korkmamak elde değil.Ne için hazirlaniyoruz,ne için bunca silah.Korunmak içinmi?
Sanirim genlerimzde var bu.Hatta bu coğrafya da değilmiki şenşakrak türküler yerine bolca ağit yakilmiş.Toplumsal bir paranoya bu korkmak ama neden ve niçin korktuğunu bilmeden silahlanmak.Hatta cinnet, korkarim yakın birbirimizi vurmaya başlayacağiz western filmlerindeki gibi.10 milyon silah rakama bakın.7 den 70 e bu ülke vatandaşlarinin 7 tanesinden biri silah sahibi.Sosyo-kültürel yapimiz gözönüne alindiğinda ayrica genel eğitim düzeyimiz durumumuzun pek içaçıci olmadiği aşikar.Öfkesine sahip olamayan bizler her firsatta belimizdeki metal soğukluğa sariliyoruz.Hemen hergün duymuyormuyuz zaten cinayet haberlerini ,töre cinayetlerini böylesi nedenlerle.Devlet derhal bu işe el atmali diyeceksiniz eminim, sakın olaki demeyin.Zira devlet bırakın önüne geçmeyi MKE araciliği ile tüm devlet memurlarina 4 taksitle silah satiyor.Bu ülkede taşima ve bulundurma ruhsati olanlar
sözüm ona sağlik raporu aliyorlar akli ruhsatimiz vardir diye.sadece akli denge yeterlimi bu ruhsati almak için.Kaldiki ver parayi al raporu durumuda yaşaniyor.Samimiyetten uzak bir kaç kampanya dişinda hiç bir girişim olmadi ne yazikki.Bir kaç politikaci ve sanatçi silahlarini ve ruhsatlarini teslim ettiler,ama emin olun ellerinde birkaç adet silah vardir.Öğretmen okulda bir başka öğretmeni vurur körpecik cocuklarin gözleri önünde,5 kişi bir adami sokakta yere yatirarak infaz eder,yilbaşi gecesi eğlenmek isteyen bir genç vurulur ve bi süre sonra ölür.Neler oluyor böyle.
Bilim yabani kiraz ağacı gibi büyüdü geçen yüzyıldan bu yana. Dalları ve dallarıyla birlikte meyveleri sadece kolunu uzatıp zahmetsizce devşirelemeyecek kadar yüksekte şimdi. Ağacın meyveleri irileşti ve çoğaldı ama sadece zahmete katlanıp da o yüksek dallara tırmanmayı becerenler tadabiliyor, ağacın dibine dökülenlerle yetinmek zorunda tırmanmada yetersiz kalanlar.

Her gun medyada, internette ilginc iddialarin oldugu haberlerle karsilasiyoruz. Astroloji, UFOlar, yeraltindan gelen sesler, Ay'in oteki yuzu, Mars'ta insan yuzu ve piramitler, kayip kitalar ve irklar, uzaydan gelen DNAlar, hatta evrenin ve hayatin olusumunu kutsal kitaplar ve birtakim arkeolojik bulgularla kanitlamaya calisan son derece sansasyonel iddialar karsisinda zeki ve egitimli insanlar bile yanilgiya dusebiliyorlar.
Bu iddialarin cogunun tersini ispatlamasi zor olmasindan dolayi, tembel bir zihne bombardiman halinde tekarlanan yanlis bilgiler bir sure sonra kendini kabul ettiriyor ve problem burada basliyor.
Diyanet kolları kadın başkanı olan bayan, baş örtüsünün teferrruat olduğunu ve daha bir çok kendi yanlış fikirlerini islam dinine mâl etmiş.
Bu "hoşgörücü", "diyalogcu", "ılımlı din" mensubu olan jön, new ulemanın benzer görüşleri kendi piyasalarında oldukça rağbet gördü.
Bu ablamız da new abileri gibi önemli olanın öz olduğunu vurgulamış, sevgi dolu mesajlar vermeye çalışmış.Bu kimselerin gayri islami fikirleri halk nazarında kabul görmediği için bir "diyalog" meselesidir, hoşgörü meselesidir tutturdular gidiyorlar.
Bazen kendilerine has emin tavırlarıyla o kadar patavatsız oluyorlar ki; insan sinirlerine hakim olamıyor.
Başörtüsü teferruatmış.Sensin teferruat.Bu lafların sonu; ameli olan herşey teferruat aslında.Mesela namaz.Namazda aslolan kalbin temizlenmesi ve Allah rızasını kazanmak değil mi? neden namaz kılıyorsunuz o zaman.Kalbi temizlemenin; "iyi insan olmanın", Allah rızasını kazanmanın yolu sırkapısı izlemek, öğretmenlere, madur amcalara teyzelere yardım etmek, yalan söylememek değil mi?
Değil mi bayan neden namaz kılıyoruz ki..O halde ne farkı var ötekinin berikinden. Sizin hocalarınız değil mi ehli kitabın amentüsüne inanan.Bir de utanmadan "bu ortam münafıklar üretiyor" diyorsunuz. Avamın sizi anlayamamasından dem vuruyorsunuz fakat halkın nazarında münafık olanda sizlersiniz.Sizlersiniz bu dine en büyük zararı veren.Lakin bunu hiç bir zaman anlayamacak ve kabul etmeyeceksiniz. Daha önce de rüyasında peygamber efendimizden izin alıp başını açan bir bayan tanıdım.İyi o halde herkes rüyadan danışsın fetvayı."Alo fetva" hattı yerine "alo rüya" hattı.Diyecek kelime bulamıyorum.
Stv denen "islamcı kanal" yayınlarında çok kullanıyor bu "diyalog" kelimesini.Kasdi olarak yapıldığına inanıyorum.Halk bilgi sahibi olmasada kanaat sahibi.Sezdiler oynanan oyunları ve tepkilerini koydular.Bunların bu çabaları ise bu kelimeyi daha süslü hale getirmek.O kadar da kötü bişey olmadığını anlatmak.Haddi zatında masum olan bu gavurca kelimeyi tehlikeli hale getiren sizlersiniz.sizler "diyalog meyvesini verince buna kimse sahip çıkmasın" diyecek kadar basiretsiz ve ne yaptığını bilmeyen, daha doğrusu dini özünden öğrenmediğiniz için abilerinizin aslı astarı olmayan fetvaları ile vicdanınız arasında sıkışıp kalmışsınız.