Sen uyurken izledim seni, bir ara gözlerini açıp parmaklarına baktın usulca.. Bir cerrah ın en büyük korkusu ellerini kullanamayacak hale gelmesiydi sanırım..
-Elinden geleni yaptıktan sonra için rahat olsun, hastanın masada kalması senin suçun değildi ki.. gibi basit bir teselli..
-Benim işim yaz boz tahtası değil..Kaybolan bir insan hayatı.. İçmek ve ağlamak istiyorum ..gibi ağır bir karşılık.
-Yarın sabah ameliyatın var..
-Doğru ya, eve gidip uyumalıyım..Yüreğimde sıkışmış kalmış bu günü de geceme katarak...

insan öldürmek her ne kadar ontolojik kökenimizde olsa da o kadar kolay değildir. bunu dave grossman araştırmış: öldürme söz konusu olunca insanlar henüz seks yapmamış ergenler gibi sürekli konuşurlar. olan biten herşeyi öğrenirler, bütün mekanizmayı anlarlar ama kimseyi öldürmemişlerdir. cephede çevrenizde kurşunlar uçuşurken duygularınız altüst olur. filmlerdeki gibi değildir. filmler de herşey siyah beyazdır savaş siyah beyaz değildir bir çok gri ton vardır. bunu anlamak için tarihe bakmak yeterlidir, II. dünya savaşında askerlerin yalnızca yüzde 15-20si düşmana ateş etti, I. dünya savaşı ve içsavaşta da durum benzerdi çok farklı değildi. II. dünya savaşı sırasında pilotlar da durum çok benzer, bir çok pilot bir tane bile düşman uçağına ateş etmedi havadayken. kore'de düşmana ateş etme oranı yüzde 55e çıktı. vietnam'da bu oran yüzde 95. oranların artışı yanıltıcı olmasın çünkü bu ateşlerin çoğu düşmanı öldürmek üzere yapılmadı. savaşlardaki ölümlerin çoğu bomba ve benzeri silahlarla gelen toplu ölümler. kurşunla ölüm oranı vietnamda çok çarpıcı: 52 bin kurşuna karşılık 1 ölü!