Günboyu binmeye tereddüt ettikten sonra buradaydı işte. Kursak derdi ağır basıp, içine işlemiş deniz korkusunu yenmiş, feribotun Harem’den kalkan son seferlerinden birisine binmeye cesaret etmişti.
Trenlerin tempolu süratine alışmış yorgun ayakları, daha attığı ilk adımda devasa ataletiyle bu yekun metal gövdeyi yadırgayıverdi. Soğuk rüzgar denizin yüzünü buruşturup, küpeşteden birkaç aracın olduğu geminin kıç tarafında doğru esti. Hissettiği ürpertiye aldırmadan, hızlı adımlarla feribotun sol kenarından ilerleyip, dar ve paslı merdivenleri takip ederek yukarıya çıktı ve yolcuların olduğu bölüme doğru yürüdü. İçeridekiler, sadece oradaki kalorifer petekleri çalıştığı için yolcu salonunun sağ tarafında toplanmışlardı. Göz göze gelmemek için farklı yönlere dönmüş çay içen iki kişi, ayakta dikilen bir delikanlı, bir anneyle çocuğu, koltuğa gömülmüş yorgun bir kadın, hepsi topu iki elin parmakları adedinceydi tüm yolcular. Çocuğunu uyutan anne, gözlerini karşı koltukta yatan oğlundan kaldırıp, ona elindeki iğne setlerinin fiyatını sordu. Bir diğeri bir örnek aldı. İnceleyip geri verdi .

neler söylendi cesaret üzerine.?
herkes farklı şeyler söyler ama bir tek tanımı vardır..
herşeyini kaybetmeyi göze alabilmektir cesaret..
en başta da saygınlığını ve gururunu kaybetmeyi göze alabilmektir.. çünkü cesaret sadece kavgada değil, hayatın her alanında geçerlidir.. bazen "insanlar ne der" diyerek çekindiğiniz, saygınlığınızı, onurunuzu zedeleyeceğini düşündüğünüz şeyleri yapabilmektir.. herkes her an yaşamakta bunları.. o yüzden herkesin kendince örnekleri vardır.. burada saymayacağım tek tek..

Bir kadını her yönüyle tanımak…
Sevgi dolu kalbi, içindeki fırtınaları, çocuksu halleri, daha gelmemiş yaşlarının olgunluğu, aşkları, yalnızlıkları, cinlikleri, saflıkları, yalanları, itirafları, şehvetleri, vurdumduymazlıkları, takıntıları, rahatlıkları, içlerinde barındırdıkları farklı farklı kişilikleri ve saymakla bitirilemeyecek tüm yönleriyle kadınları tanımak.
Sevgidir ilk adım. Sevmekle başlar her şey. Sonra kabul edersin, parçan olur, bazen sen o olursun. İşte o zaman tanırsın bir kadını, hayatın tüm sırlarına bir anda girersin. Zorlu ama keyif dolu, gizemlerle dolu bir yolculuğa adım atmışsındır.


Bu filmi izledikten sonra gerçekten de kadınların farklı bir hafızaları olduğuna inandım...
Eğer iki kişinin hayatına zehirli bir duygu hakimse, her şey tersine dönüveriyor aniden...
Erkeklerin , kadınlarda ki duygu yoğunluğuna kayıtsız kalmaları, ondan coşku , cesaret bekleyen bir kadını olmadık işler yapmaya itebiliyor...
Kadınlar böyle durumlarda ya bir başka sevgiliye koşup yaşamak istediklerine kavuşmayı seçiyor ya da kaçıp saklanmak arasında kalıveriyorlar...
Onların öylesine farklı bir hafızaları var ki,
Ödediklerini unutmayıp bir gün ödettiriyorlar...