Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "Mulholland Drive-Analiz"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

cin hakkındaki yazılar:

\
Korku sinemasının tarihine baktığımızda,kendi açımdan söylüyorum,öyle tüylerimi diken diken eden veya günlerce etkisinden kurtulamadığım bir film yok!İnsan neden korkar,sorusunun yanıtını vermek o kadar kolay olmasa gerek.Zira korku temel olarak kültürel eksenli olarak gelişen bir olgudur.Karanlığın içine gizlenmiş dehşetli varlıkları düşünüp uykusuz kaldığım gecelerin ve beni sürekli arkamdan izleyen ve adını koyamadığım varlıkların hissiyatını yaşadığım anların,beynimde ve ruhumda oluşturduğu korku kaosu o kadar garip ki,acaba ürpermek ve yalnızlık acılarımızı unutmak için başvurduğumuz bir kaçış yolu mu,diye düşünmeden edemiyorum.Ve tabi ki,din.İnsan neye inanırsa ondan korkar demişti bir tanıdığım,evet bu sözün doğruluğunu kanıtlayan bir film vardı geçen sezon sinemalarımızda,D@bbe!Belki oyuncuları kötüydü,çekimleri zayıftı,müzikleri yetersizdi ama filmin İslam eksenli paradoksal kıyamet tezleri biraz düşünen ve inanan birisi için tüyler ürperticiydi.Kuran’da,neml suresinde(82) geçen bir ayet,kıyamete yakın yeryüzünü saran bir varlığın insanlığı tarumar edeceği ve kaçmak isteyenin ondan kaçmasına asla imkan bulamayacağı bir olgudan bahseder,yıllardır ne olduğu hakkında tüm İslam teologlarının adeta fikir savaşları yaşadığı bu kavram:Dabbe’tül arz olarak kuran’da anılıyordu.Debelenerek yeryüzünü saran bir ağa dolanmış canlı anlamına gelen ‘dabbe’ sözcüğü ve www(worldwideweb),yani internet,yani dünyayı saran ağ,arasında mükemmel ve bir o kadar da fantastik bir ilişki kuran senarist ve yönetmen Hasan Karacadağ,bu özgün fikrini korku sinemasının etkili ve akılda kalıcı yöntemlerini kullanarak sinemalaştırdı.Türk sinemasındaki İslam ve kuran korkusu düşünülecek olursa,Hasan Karacadağ’ın bu fikrinin aslında öyle küçümsenecek bir fikir olmadığı daha iyi anlaşılacaktır.Sinemamızın hep aynı klişe konuları defalarca farklı tepsilere koyarak önümüze servis etmesine alışık olan izleyicimiz,Karacadağ’ın bu mütevazi imkanlarla sunulan şok edici yaklaşımını es geçmedi ve film gişelerde adeta bir fırtına estirdi.Dabbe hakkında yazılan yazılara baktığımda,yorumların genelde keskin bir şekilde ikiye ayrıldığını gördüm,ve bir şey çok dikkatimi çekti.Genelde dabbe filmine saldıranlar hep aynı kişilerdi ve ne acıdır ki bu kişiler genelde korku sineması yapmaya çalışan,veya korku kitapları,dergileri olan insanlardı.Sanki Karacadağ bu kişilerin ellerindeki vampirli,zombili oyuncaklarını almış,yerine İslam kültürünün cinlerini,ruhlarını,dabbetlerini,şeytanlarını koymuştu.Dabbe elbette dört dörtlük bir film değildi ama dediğim gibi çıkış noktası ve ilerleme biçimi Türk sineması açısından şok ediciydi,sırf bu özelliği ve karanlık bir odada Dolby sistemli evimde yalnız izlerken bana ışıkları açtırabilen tek film olması hasebiyle bu yazıyı kaleme aldım.Evet ilk defa hayatımda bir filmin ortasında tüylerim ürpermiş ve ışıkları açmak zorunda kalmıştım.Ve geçen gün bir gazetede sıradaki Hasan Karacadağ korku filminin ‘Semum’ adıyla 8 şubatta vizyona gireceğini duyunca sevindim.Acaba Hasan Karacadağ’ın Dabbe’si bir tesadüf mü yoksa dünya geneline yayılacak yeni bir korku sineması türünün ilk adımı mı?İşte Semum bu soruların ve tereddütlerin giderilmesine yardımcı olabilir diye ummaktayım,zira filmin fragmanını ve ne anlatmaya çalıştığını görünce kesinlikle umutlandım.Cehennem alevi ve şeytani varlıkların ana maddesi olan Semum,insanın ana maddesi olan çamura karşı perdede nasıl bir performans sergiler bilemem ama umut ettiğim önemli bir şey var ki,o da Hasan Karacadağ’ın birkaç film sonra dünya genelinde konuşulacak işlere imza atabilecek biri olabilmesi.Yıllardır ezik bir şekilde dünyaya sunulan İslam kültürünün,korku sineması vasıtasıyla varılamayacak noktalara bile varabilme olasılığını çok iyi yakalayan bu genç yönetmenin Semum filmini dört gözle bekliyorum ve izlediğim ilkgün yorumlarımı sizinle paylaşmayı diliyorum.Semum filminin web sitesinde şöyle bir slogan var:’yasak kapının ardında cehenneme ait bir sır var!’’ evet bakalım o sır bize küflerle örülmüş yasak kapı nakışlarını gösterebilecek mi, ve dahası kapının ardındaki yasak şeytanla buluşturabilecek mi,bekleyelim ve de görelim. www.semum.com adresinden fragmanı ve daha detaylı bilgileri bulabilirsiniz.
4 ahkam var

aynı köyde büyüyen suat ve nurcan, herkesin gıpta ettiği, birbirini çok seven bir çifttir. evlilik kararı aldıktan sonra bu aşka bir cin musallat olur ve olaylar gelişir.

filmi seyredenlerin genel kanısı, beklenen korku duygusunu vermediği ve çok gürültülülü olduğu şeklinde.

bu arada da türkler korku filminden korkar mı, korkmaz mı geyiği başladı. korkarız veya korkmayız onu bilemem. ancak aklınıza gelen en ciddi konuyu bile sulandırmakta üstümüze yoktur. türkler korkar mı, korkmaz mı geyiğine de aşağıdaki paragraf uyar.

4 ahkam var
modern zamanlar
modern zamanlar
Kokeni acisindan fransizcadan gelme bir kelime olsa da, centilmenlik kesinlikle ingilizlere yakisan bir tanim. Bunu kanitlamak icin de ellerinden gelen cabayi gosteriyorlar. Kendilerine 'Chaps' (ahbaplar; adam gibi adamlar) adini veren bir grup kadin ve erkek yari anarsist, yari protest, muhalif, son derece absurd bir olimpiyat duzenliyor. Chaps and Hendrick's olimpiyatlarinda usaginin yardimi olmadan iyi martini hazirlayan, karsisindaki kadinin kulagina fisildadigi sozler yuzunden en sesli tokati yiyen, elinde tuttugu bir bardak cini dokmeden atlayabilenler puan kazaniyor. Manifestolarinda dunyanin buyuk bir alisveris merkezine donustugunu soyluyorlar. Ama eger Chap oldugunuza inaniyorsaniz cocuklariniza bir cift parlak makosen ayakkabinin degerini ve nasil martini yapilacagini ogretmeniz, yavsak sokak agziyla konusmaktan vazgecmeniz ve mutlaka sik bir takim elbise giymeniz gerekiyor. Bayanlara yer veriyorsaniz, birini selamlarken sapkanizi cikariyorsaniz, yoldaki dilenciye para yerine cebinizdeki kanyaktan bir kapak ikram ediyorsaniz gercek bir Chap olma yolundasiniz demektir. Ama hayir, tek tuhaf toplum ingilizler degil. Centilmenlikten cok saygili olmanin bokunu cikaran japonlarin 1500 yildir kutladiklari festival 'Tagata Jinja'nin link'ini verdigim bu site 23 kasimdan itibaren Telekomunikasyon Iletisim Baskanligi tarafindan cinsel icerikli oldugu gerekcesiyle sansur kapsamina alinabilir. Oysa hayir, adamlarin yuzlerce yildir kutladigi bu festival (belki biraz sekil degistirmis olabilir) sadece kultur farkliligindan kaynaklanan bir mustehcenlik yaratiyor. Alinanlar olabilecegi icin resim koymuyorum. Ereksiyon halindeki penis bereketi, zengin hasati, doganin comertligini temsil ediyor. Her yil baska zanaatkar, servi agacindan yeni bir penis oyuyor ve hem zanaatkar hem de agac bir dizi arinma toreninden geciyor. Festival gunu geleneksel muzikler caliniyor, kadinlar ellerinde ufak ahsap penislerle yaklasik iki saat boyunca boyunca yuruyorlar. Ardindan yeni penis yerine yerlestiriliyor ve cikolata kapli muzlarin, penis sekerlerin ve hatira anahtarliklarin satilmasiyla toren sona eriyor.
3 ahkam var
\

Gün geçmiyor ki biz Türklere has haberler gene ortaya çıkıveriyor.
Bu haberlerden biri ise Emekli bir öğretmen olan 61 yaşındaki Yücel Uğur Kılıçyaldır, cami imamının nikahsız eşi 23 yaşındaki F.K.’ye ‘Rahminde cin var çıkartmam gerekir’ diyerek tecavüz ettiği iddiasıyla dava açılması haberi.
Haberin detayları için burayı tıklayın.

17 ahkam var

Çocukluğum boyunca bu hikayelerle büyüdüm, bazıları korkmak amacıyla bazıları ise artislik yapmak için anlatırlardı. Genelde ölen biri vardı hikayelerin içinde, bazen bir kaç ölü. Cinayet, eziyet, işkence gibi olayların yapıldığı mekanlarda gerçekleşirdi çoğu hikaye.

Avcilari bile vardir arkadaslarin
Avcilari bile vardir arkadaslarin

Bizim köyün okulunun altında şehit yatarmış, şehit mezarının üstüne yapmışlardı okulu. En sevdiğim öğretmenlerimden biri ve ilk öğretmenim olan Cengiz öğretmenin sırf o şehidi bir kaç kere görmesi yüzünden bizim köyden kaçıp gittiği hala anlatılır. Sonrasında gelen öğretmenlerin bazıları da bu hikayeyi doğrulayan olaylar anlatmışlardır.

26 ahkam var

Çalışmama başlamadan önce bir kaç anahtar sözcüğü tanımlamak istiyorum. Bu anahtar sözcükler çarpmak, adam ve cin kelimeleridir. Herkesin bildiğinin aksine çarpmak sözcüğü İngiltere çarı 16. loui'nin ingiltere merkez bankasını dolandırmasıyla ortaya çıkmış bir deyimdir. Ayrıca bölmenin tersi manasında da kullanıldığı gibi, iki cisminde birbirne vurdurulması kast edilebilir. Adam söcüğüne gelince anlamı nerde nasıl davranacağını bilen, sözüne güvenilen, yalan söylemeyen kişi anlamında kullanılsa da er kişinin karşılığı olrakta kullanılır. Cin sözcüğüne gelince kelime olarak Kuran-ı Kerim'de adı geçen; gözle görülmeyen, ateşten yaratılmış, akıl sahibi varlıklardır. Halk arasında şizofreni ve depresyon gibi psikotik ve nevrotik vakalar cin çarpması olarak algılanmaktadır. Anlayacağınız üzere bir nevi kişinin normal halinin değişmesi durumundur. Adam çarpmak ise genelde argoda, bir kişiyi kandırıp malını mülkünü kendi zimmetine geçirmek diye kısaca tanımlanabilir.
Cinlerinde adam çarptığına inanıldığına göre; cin olmadan adam çarpılması, yapılması çok zor bir çarpma işleminin, yapılması diye tanımlayabiliriz. Buna örnek olarak; kralı çıplak bir şekilde halkın karşısına çıkaran terziler örneği verilebilir. Ama pek tabi böyle bir örnek vermeyeceğim. Velhasılı kelam bu iş zor bir iştir, cinsiz çarpabileceğiniz kişi sayısı dünya nufusunun %72 sine tekabul eder. Bu kısmın % 13'ü de köylü uyanıklarından oluşmaktadır. Bu çalışmanın amacı euqon insanının( euqon sözcüğündeki e harfi özel isim olduğundan büyük harfle yazılacak, büyük harfle yazmayı unuttuğumdan açıklama yapayım dedim. Gerçi açıklamalarda açıklamaları doğuracaktır ama bu kadarlık bir açıklamanın yeteceğini düşünüyorum) isteğini yerine getirip cin olmadan adam çarpmak isimli bir yazı yazmaktır.

7 ahkam var

Cin nedir? Cinleri cin çarpar mı? Bir şişe cin içsek bizi cin çarpar mı? Cinlerin ayakları ters midir? Acaba şuan bu yazıyı okuyup güldüğünüzü görünce size musallat olurlar mı? Cinler zeki varlıklar mıdır? Cinler hakkında merak ettiğiniz herşey burada. Siz sorun biz cevaplıyalım.

Not: Her sorunun cevaplanması için, National Chile Bank 23948578 3452 Colo Colo/ Chile hesabına 1 dolar yatırmanız yeterli olacaktır.

200 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu