Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Trust Your Buds | Coca Cola Zero"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

cinayet hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
12

Bir Türk Seri Katil/ Kolici- 2

Kaldığımız yerden devam; Türk polisi yakalar... Ali Rıza İdrisoğlu'nun yakınları mimar ve koleksiyoner Ali Bey'in bir telefon görüşmesi üzerine evden çıktığı beyanında bulununca telefon kayıtları araştırıldı ve son görüşmenin Orhan Aksoy ile yapıldığı belirlendi. Üstelik söz konusu kişinin bir çok sabıka kaydı vardı. 23 Ocak Salı günü Bursa'da bir hamburgercide yakalanan Orhan Aksoy'un üzerinden çıkan eşyalardan bazıları şunlardı; Ali Rıza İdrisoğlu'na ait mezuniyetinden kalma Boğaziçi amblemli bir yüzük, Ömer Şeker'e ait cep telefonu, Ali Rıza İdrisoğlu'na ait olması muhtemel Osmanlı tuğrası işlemeli gümüş bir kolye.
\
Orhan Aksoy'dan itiraflar... Orhan Aksoy'un üç cinayetten suçlu olduğunu düşünen polisleri bir sürpriz bekliyordu. Dirençsiz itiraflar. Orhan Aksoy adeta saklamaktan sıkıldığı bir sırrı açığa vurma heyecanı ile iki cinayet daha işlediğini itiraf etti. Bunlardan birisi bekar evini paylaştığı Mehmedi Yeşilyayla idi. Mehmedi Yeşilyayla'nın kendisine ait cep telefonunu sattığından şüphelenmiş olduğunu söyleyen Orhan Aksoy aynı gün karar verip cinayeti işlediğini anlattı. Kurbanını uyuduktan sonra naylon bir iple boğmuş ceset için yakındaki bir dükkandan kutu almış ve bir taksi tutarak cesedi boş bir araziye taşımıştı. Verilen adreste gerçekten de tarife uyan bir ceset bulundu. Mehmedi Yeşilyayla'dan 12 gün sonra Hakan Kaya'yı öldürdüğünü açıkladı. Hakan ve kardeşi Serkan'ın hırsız olduklarını düşündüğünü ve evi soyulunca suçlunun onlar olduğuna kanaat getirip Hakan'ı öldürmeye karar verdiğini anlattı. Hakan'ı evine davet etmişti ve birlikte içki içmişlerdi. Hakan Kaya cinayeti oldukça ilginç bir cinayetti. Orhan Aksoy'un belki de içindeki güdülerin farkına vardığı bir dönüm noktası. Çünkü Hakan'ı boğarken birden öldürmekten vazgeçtiğini ve kalp masajı uyguladığını ancak canlanınca yeniden öldürmeye karar verdiğini anlattı. Diğerinde olduğu gibi yine bir koli buldu ve taksiye binip cesedi boş bir araziye götürdü. Bu defa iki aylık bir ara verdi ve bir gün yolda Ömer Şeker'i görünceye dek yeniden öldürmeyi düşünmedi. Ömer Şeker'i görür görmez tanımıştı. Kendinden sigara alan birisine Romenleri diye genelleme yaparak küfretmişti o adam. Orhan Aksoy neden herkese sövüyorsun kardeşim muhatabına sövsene diye uyarmıştı ancak kendisi de fırça yemişti. Kader Ömer Şeker'i karşısına boşuna çıkarmamıştı. Hemen yanına yaklaşıp elinde piyasada bulunmayan bir sigaradan bolca stok olduğunu belirtti. Ömer Şeker sigara ve cep telefonu satıyordu ve bu fikir kafasına yattı. Bir arkadaşını ( Müslüm ) da alarak Orhan Aksoy'la taksiye atladı. Fatih'te Orhan Aksoy evde aile var diyerek Müslüm'ü yanına alamayacağını sadece Ömer'in gelebileceği söyledi. Müslüm her ihtimale karşı arabada bekleyecekti. Uzun zaman geçince Müslüm Ömer'i aradı. Herşey yolundaydı ve sigaraları bekliyorlardı. Aradan iki saat geçti Müslüm tekrar telefon etti. Ömer içki içip porno izleyerek sigaraları beklediklerini söyledi. 1 saat sonra Müslüm hepten panik olup telefon etti ve aradığınız numaraya ulaşılamıyor mesajı ile karşılaştı. Hemen diğer seyyar satıcı arkadaşları Veli Aslantürk'ü aradı, o da Ömer'in kardeşini aradı. Taksinin bulunduğu yere 12 kişi ulaştılar ancak hiç birşey bulamadılar. Ertesi gün Ömer'in telefonu mesaj attılar ve yanıt geldi. Kocanız kaçırıldı 500 milyon yollayın diyordu. Bir süre sonra telefon tekrar kapandı. 4 gün sonra ikinci kurbanı Hakan Kaya'nın arkadaşı Turgut Erkan'la karşılaştı. Turgut Hakan en son seninle görüştü bunu biliyorum ve seni şikayet edeceğim deyince Orhan Aksoy tarafından önce bir çorba içmeye sonra da evine davet edildi. Evde içki içtiler ve Turgut sızdı. Diğerleri gibi naylon iple boğulurak öldürüldü. Ama Orhan Aksoy aptal değildi. Cesedi soyup küvete yatırdı. Bol su ile yıkadı. Delil kalsın istemezdi. Sonra üzerini örtüp evde bıraktı ve para ihtiyacını gidermek için bir kaç kez iş yaptığı Ali Rıza İdrisoğlu'nu arayıp kolleksiyonu için güzel bir parça bulduğunu evine gelmesini söyledi. Yine aynı senaryo bu defa bir önceki ceset hala evde iken sahneye konuldu. Cesetler kolilendi ve evden taşındı.
\
Katilin ağzından kendisi.... Orhan Aksoy cinayetleri para için işlemediğini bu insanların cezalandırılması gerektiğine inandığını ve bu yüzden öldürdüğünü anlattı. Sosyal demokrat ve dindar olduğunu söyledi. Ömer Şeker için özellikle pişmanlık duymadığını belirtti. Polise yardımcı oldu ve olay yerlerinde tatbikat yapıldı. Hatta kendi isteğiyle bilinmeyen iki cinayeti afişe etti. Polisler özellikle cinayeti nasıl ve neden işlediğini anlatırken belirgin bir şekilde değiştiğini, heyecanlanıp daha farklı baktığını ifade ettiler. 29 Ocak 2001'de sorgu tamamlandığında Orhan Aksoy ifadelerini yalanlamıştı bile. Polislerin baskı ile ifade aldıklarını hiçbir suçlamayı kabul etmediğini beyan etti. Küçükken ateşlenmiş ve düşmüştü. Hatta bir yaz 30 m yükseklikten kafa üzeri denize atlamıştı. Doktorlar gelip kendisine bakmalıydılar. Üzerinde bulunanlar kendisindi. Kendini teşhis eden kişilerin beyanların kabul etmiyordu. Avukat istiyordu. tüm bu keşmekeş devam ederken 16 Mart 2001'de yargılama başladı. Deliller inanılmaz şekilde yetersizdi. Polis saçma sapan bir soruşturma yürütmüştü ve her şey eksikti. Evde bulunan koli bandı ve silikon tabancsında ve cesetlerde parmak izi yoktu. Cep telefonları ile olan bağlantısı çalıntı bir cep telefonunu bulmuş ya da almış olmaktan ileri gitmiyordu. Polis taksi şoförleriyle iletişim kurmamıştı. Kısacası dava komik denilebilecek bir ilkellikle sürüyordu. Seri katil olarak profili... Orhan Aksoy'un seri katil olarak adlandırılabilirliği su götürmez bir gerçektir. Orhan Aksoy şiddetle büyümüş, hayatında travma sayılabilecek bir çok olay yaşamıştır. Baba korkusu ve suç ile ceza arasındaki orantısızlık gelişimini olumsuz etkilemiştir. Güldüğü için kalın bir sopayla dövülen bir adamın mantıklı bir cezalandırma kapasitesine sahip olmaması olasıdır. Yani hırsızlık yahut küfür etme gibi bir eylem onun için ölümle cezalandırılması gereken bir suç olabilir. Birçok travma mağduru gibi hayatındaki ani bir değişiklik geçmişte bastırılmış olayları farklı bir yöne kanalize etmiş olabilir; cinayetlerin deprem sonrası aile hayatının yıkılması ve düzeninin bozulmasına denk gelmesi gibi. Kurbanlardan hatıralar alması ve kendisi çok zayıf ve hastalıklı biri olmasına rağmen kurbanlarını iriyarı adamlardan seçmesi güç ve kontrol duygusunu temsil ediyor olabilir. Soğukkanlılığı ve delil bırakmamak için çabalaması aslında bilinçli bir cinayet süreci oluşturduğunun göstergesi. Cinayetlerinden sonra depresyona giriyor üzülüyor ama bu onu durdurmuyor. Karar.... 2005 yılında Orhan Aksoy İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce TCK'nın 450/ 7. maddesi gereğince 2 yılı geceli gündüzlü hücrede olmak üzere 5 kez müebbet hapse çarptırıldı. Kaynaklar; Yazı yazılırken gazete küpürleri ve haber yayını yapan siteler ve Sevinç Yavuz'un kitabının dışında internet sitelerinden hiç bir şekilde alıntı yapılmamıştır. Sevinç Yavuz'un kitabının baz alınma nedeni kitabın polis kayıtlarına uygun olarak yazılmış olmasıdır. Profil yazılırken kullanılan yorumların kaynağı Doç. Dr. A. Tarık Yılmaz'la yapılan bir sohbettir. Kolici ile görüşülmeden yapılmış yorumlardır. Sevinç Yavuz... bir seri katilin öyküsü/ kolici http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2001/02/04/290371.asp http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=49405 http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2001/07/20/5918.asp http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.barobirlik.org.tr/calisma/basinda_yargi/2004/06/18_dosyalar/image007.jpg&imgrefurl=http://www.barobirlik.org.tr/calisma/basinda_yargi/2004/06/18.htm&h=170&w=180&sz=7&hl=tr&start=20&um=1&usg=__sgPGFC0Lrz1Jj9DuNIxZkzg0jxg=&tbnid=Fiw0rW2tMTx_EM:&tbnh=95&tbnw=101&prev=/images%3Fq%3Dkolici%2Bduru%25C5%259Fma%26start%3D18%26ndsp%3D18%26um%3D1%26hl%3Dtr%26sa%3DN http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2004/06/17/476295.asp
139 ahkam var
tuttum
16

Bir Türk Seri Katil/ Kolici- 1

\

Orhan Aksoy kimdir?

16 eylül 1971 yılında Samsun’un Bafra ilçesi Engiz beldesinde inşaat işçisi Ahmet ve karısı Hacere ikinci oğullarını dünyaya getirdiler. Adını Orhan koydular, Orhan Aksoy. Orhan ve ağabeyi Muharrem’in sonradan 6 kardeşleri daha oldu. Küçük bir evde geçim sıkıntısının pençesinde dayak yanlısı bir ailenin reisliğini yaptığı on kişilik bir aile…

Aksoy ailesi Orhan bir yaşına bastığında Bursa’ya taşındı. Orhan Aksoy zar zor ilkokulu bitirdi ve bir daha okula gitmedi.

32 ahkam var
tuttum
30

Dyatlov Geçidi'nin Esrarı - 2

Bir önceki yazının sizleri meraklandırdığını biliyorum, ancak emin olun Rus polisi de son dört cesetten sonra en az sizler kadar meraklanmıştı. Hastalığından dolayı geride kalan grubun 10. üyesi Yury Yudin şöyle diyordu; "Eğer Tanrı'ya tek bir soru sorma şansım olsaydı bu ‘O gece arkadaşlarıma ne oldu?’ olurdu."

Yury Yudin
Yury Yudin

Araştırma kapsamında ilk keşifte bulunan günlükler ve amatör video kayıtları incelendiğinde (Blair Witch? Cloverfield? REC? Noroi?) ortaya çıkar ki, grup 31 Ocak günü dağlık araziye varmış ve tırmanışa hazırlanmıştır. Dönüş için yiyecek ve ekipmanları için ormanlık alanda bir stok çadırı kurduktan sonra 1 Şubat'ta tırmanışlarına başlarlar. Hesaplarına göre 1 günde tırmanışı bitirip ertesi gece kampı öteki tarafta kuracaklardır. Ne var ki giderek sertleşen hava, kar fırtınaları ve azalan görüş mesafesi bir şekilde onları hedefleri olan Otorten Dağı yerine Mansi dilinde "Ölüm Dağı" anlamına gelen Kholat Syakhl'a götürür. Dağın ismi hariç buraya kadar yaşananlarda pek olağandışı bir durum yok. Kampta bulunanlar buradan sonra ne yaşadıklarına dair bir ipucu vermiyor.

24 ahkam var
tuttum
31

Dyatlov Geçidi'nin Esrarı - 1

Şimdiden uyarmak lazım, yazı biraz ürkütücü. Korku filmlerinde işlenen "vahşi doğanın kucağında bilinmeyen varlıklarla mücadele eden gençler" temasının gerçek yaşamdaki bir örneğine tanık olacağız. Bir grup kayakçı, Ural Dağları'nda geziye çıkarlar ancak esrarengiz bir dizi olay onları deliliğin sınırlarına ve ölüme sürükler. Gerilim filmi konusu gibi duruyor değil mi? Ama bir zamanlar Rusya'yı çalkalayan ve sonradan unutulan bu olay gerçek.

Igor Dyatlov,  Zinaida Kolmogorova,  Lyudmila Dubinina,  Alexander Kolevatov,  Rustem Slobodin,  Georgyi Krivonischenko,  Yuri Doroshenko,  Nicolas Thibeaux-Brignollel,  Alexander Zolotarev. Yolculuktan önce.
Igor Dyatlov, Zinaida Kolmogorova, Lyudmila Dubinina, Alexander Kolevatov, Rustem Slobodin, Georgyi Krivonischenko, Yuri Doroshenko, Nicolas Thibeaux-Brignollel, Alexander Zolotarev. Yolculuktan önce.

27 Ocak 1959 günü Sovyet Rusya'da dokuz genç kayakçı Ural Dağları'nın uçsuz bucaksız eteklerinde 2 haftalık bir tırmanış ve kayak gezisi için yola çıktılar. Aslında 10 kişiydiler ancak bir tanesi sağlık problemleri yüzünden son anda geride kalınca yola 2 kadın 7 erkek çıktılar.

32 ahkam var
tuttum
15

SERİ KATİL ÇİFTLER- 3

Myra Hindley- Ian Brady

\

Myra Hindley 23 Temmuz 1942’de, Manchester’da, şiddet yanlısı bir baba olan Bob ve ondan sürekli dayak yiyen karısı Hettie’nin kızı olarak dünyaya geliyor. 1946 yılından itibaren büyükannesi ile yaşamaya başlıyor çünkü anne ve babasının Maureen adında bir kızı daha oluyor. Myra büyükannesine güya geçici bir süre için gidiyor ancak bir türlü geri dönemiyor ve hayatının geri kalanını onunla geçiriyor. Zekası düşük değil ama ya ev işlerine yardım etmek ya da başka nedenlerle okula çok fazla devam etmiyor ve bu yüzden ancak ikinci bir sınıf liseye devam etmeye başlamaya hak kazanabiliyor.

( myra'nın çocukluğu )
( myra'nın çocukluğu )

Myra lise yıllarında en yakın arkadaşı Michael Higgins’in boğulması üzerine ağır bir depresyona giriyor. Myra Michael’ın davetini kabul edip onunla gitmiş olsa her şeyin farklı olabileceğine ve tüm bunların kendi suçu olduğuna inanıyor ve bu düşünceler Myra’yı okulu bırakmaya kadar götürüyor. Çekingen, tahsilsiz ve depresif bir genç kız olan Myra birkaç işten sonra hayatının erkeği olan Ian Brady ile tanışacağı Millwards Şirketine giriyor. Millwards’ta Myra sekreter Ian ise depo katibi olarak çalışıyor.

Ian Brady 2 ocak 1938’de hiç görmediği gazeteci bir babanın ve bekar bir annenin (Margaret Stewart’ın) çocuğu olarak dünyaya geliyor. Margaret kendini Mrs. (ingilizcede evli bayanlar için kullanılır) Stewart olarak tanıtıyor ve kendine Peggy denmesini istiyor. Çalışıyor ancak bebeğine bakamıyor ve Ian’ı bakabilecek birilerinin yanına vermek adına gazeteye ilan veriyor. İlanı yanıtlayan 4 çocuklu bir çift Mary - John Sloane, Ian’ı 4 aylıkken alıyor. Ancak gerçek annesi Peggy teyze olarak bir aile dostu gibi sürekli gelip gidiyor, Ian’a hediyeler alıyor. Ian 12 yaşına gelip Peggy teyze Patrick Brady ile evlenene kadar Ian her sıradan çocuk gibi - ki yaşadıkları yer Gorbals- Glascow oldukça sert bir mahalle – kavga dövüş büyüyor. Huysuz ve huzursuz, akıllı ama kendini derslerine vermeyen, suça yatkın, hayvanlara zarar veren bir çocuk. Arkadaşlarından biri Ian’ın bir kediyi canlı olarak gömüp ne kadar süre yaşayabileceğine dair testler yaptığını anlatıyor yıllar sonra.

51 ahkam var
tuttum
20

SERİ KATİL ÇİFTLER- 2

SERİ KATİL ÇİFTLER- 2

Karla Homolka- Paul Bernardo

Hastalıklı bir çift diye işte ben bu ikiliye derim. Sex düşkünü bir katil ve onun kölesi olup bırakmamak adına her şeyi göze alan bir ruh hastası. Sado mazonun anlam bulduğu bir çift; sadist bir koca ve mazoşist karısı.

\

4 nisan 1970 doğumlu Karla Homolka Kanada’da yaşayan hoş bir genç kız iken 1987’de bir iş gezisinde Paul Bernardo ile tanışmış ve ona ilk görüşte aşık olmuştu. Paul Bernardo son derece yakışıklı, gelecek vaat eden bir gençti. Karla’yı hafta sonları evinde ziyaret ediyordu bütün aile - ebeveynler ve Karla’nın kız kardeşleri Tammy ve Lori- Paul’e bayılıyordu. 1990’da Paul Karla’ya evlenme teklif etti ve kısa bir süre sonra yaşanacak trajediden habersiz olarak düğün hazırlıklarına başlandı.

Bu arada Karla Paul’e geri dönülmez bir şekilde bağlanmıştı. Paul Karla’ya hükmediyordu. Ona anlam katanın kendisi olduğunu, koşulsuz hizmet etmesi gerektiğini, sex konusunda sınırları olmaması gerektiğini, çirkin, şişman, başarısız olduğunu söylüyor ve Karla bunların tümünü kabul ediyordu. Artık Paul Karla’dan her istediğini alabilirdi. Bu istekler ne kadar akıl almaz olursa olsun.

Paul, Karla ile tanıştığında bakire olmamasının bir suç olduğunu ve Karla’nın bunu telafi etmesi için kız kardeşi Tammy’nin bekaretini istediğini söylüyordu. Karla çalıştığı veteriner kliniğinden aşırdığı ilaçla Tammy’i uyuşturdu. Önce Paul kıza tecavüz etti, sonra da Karla’ya kız kardeşine oral sex yapması, onunla sevişiyor gibi görüntüler vermesi için talimatlar verdi. Karla tümünü yerine getirdi. Her şey kameraya alındı. Tammy olay sonrası kusmaya başladı ve tıbbi ekip gelene kadar öldü.

\

(tammy homolka)

Yaklaşık bir yıl sonra Karla Paul’ü evde bir kızla buldu. Paul kıza tecavüz etmek için Karla’dan yardım istedi Karla kabul etti. Leslie Mahaffy tecavüz, taciz ve şiddete maruz kaldıktan sonra boğularak öldürüldü.

101 ahkam var
tuttum
26

Dedektif Böcekler ve Adli Entomoloji (Forensic Entomology)

\

Haziranın dördünde Kuzey Amerika’da küçük bir kasaba yakınlarındaki ana yolda genç bir kadına ait yarı çıplak bir ceset bulundu. Yapılan otopsi sonucu kadının ağır ve keskin bir aletle kafa ve boynuna aldığı çok sayıda darbe ile ölmüş olduğu açığa çıktı. Arkasından kadının 14 yaşlarında bir fahişe olduğu anlaşıldı. Kadının erkek kardeşi cesedin bulunmasından 4 gün önce kardeşinin kaybolduğunu bildirdi.

Kurban en son 31 Mayıs’ta birincil zanlı olarak kabul edilen 30 yaşlarındaki bir astsubayın bürosunda görülmüştü. Zamanlamanın bu denli uyumu ve gözden geçirilen ayrıntılı deliller kurbanın bu astsubay tarafından öldürüldüğü teorisini destekliyordu.

12 ahkam var
tuttum
28

MODUS OPERANDI - SERİ 2

BU YAZI LESORCIER VE MANSONILIZED İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANMIŞTIR. HER HAKKI SAKLIDIR.

Bu bölümde seri cinayet işleyenlerin ritüellerine göz atacağız. Cinayet işlerken onlara heyecan veren ya da onları cinayet işlemeye iten tutkusal davranışlarına bakacağız. Bu sayede daha sonraki bölümde inceleyeceğimiz psikolojik profil ve çocuklukta yaşananlar konusunun sonucunu önceden öğreneceğiz. Sıralamayı ters tutuyoruz. Böylece bu insanlara psikolojik yapılarından ötürü önyargı geliştirmemeye çalışarak öncelikle çirkin yüzlerini net bir şekilde kafamıza yerleştireceğiz. Daha sonra dileyen sempati kurar dileyen de iğrenerek bakar…
Modus Operandi (Eng. Method of Operation/MO) latince bir kelimedir. Yol, yöntem manasına gelir. Birçok yerde bu mevzuda “katil” anlamını taşıyan tabir seri katillerin ceset üzerinde veya olay mahallinde yaptıkları kişisel değişikliklere referans eder.
Bu site modus operandiyi şu şekilde tarif eder:

48 ahkam var
tuttum
28

modus operandi / seri 1

BU YAZI LE SORCIER VE MANSONİLİZED İŞBİRLİĞİNİN BİR SONUCUDUR.HER HAKKI SAKLIDIR.

\

Seri Katil

“Sanırım biraz tuhafım.”

George Joseph Smith

(Küvetteki Gelinler Katili)

***

“67 Mustang’im 123 Levington Sokağı girişinde kuytu bir köşede park halinde. İçi sıcak. Sıcak çikolatam torpido gözünün üzerinde, dumanları tütüyor. Nefesim içki koktuğuna göre içine votka karıştırmışım belli. Ellerimi ovuşturuyorum malum mart ayı. Arabanın içi ne kadar sıcak olursa olsun, soğuk mutlaka girecek bir delik buluyor. Ayın 6’sı. Saat geceye yarım var. Bayan Lennord az sonra kırmızı fordu ile bu köşeden dönüp az ilerideki kahverengi evin önüne park edecek. Sarı bukleleri çok hoş. Gerçekten. Bayan Lennord fakında değil ama o çok özel bir kadın. Bu gece bunu ona hissettireceğim…”

64 ahkam var
tuttum
14

luminol

kana basma iz olur
kana basma iz olur

Luminol (amin türevi br kimyasal yapı) Amerikan polisiye filmlerinin vazgeçilmez havalı bir öğesidir.

\

Ancak temelde kimyasal bir tepkimenin gündelik yaşama gayet fonksiyonel bir şekilde uygulanmış halidir. Şu bol bol izlediğimiz, kanıtların peşinde koşan dedektiflerin eli ayağı olan kanıt toplama ekiplerinin en büyük yardımcısı olan luminol görünmeyen kan lekelerini büyülü bir iksir misali görünür hale getirir.

9 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu