-Doktor Brutz'u sevmiyorum!
-Ama gitmeliyiz Lou, tüm senatoryum orada olacak, sene boyunca herkes bu olayı bekledi unuttun mu?
-O, o çok ciddi bakıyor bana!
-O herkese ciddi bakıyor Lou, hem ben de sana eşlik edeğim. Korkacak bir şey yok. Bu sene mutlaka seçilenler arasında biz de olacağız. Ama geç kalmamamalıyız, acele et lütfen.
Elemenin yapılacağı yer hastanenin taşlık arka avlusuydu ve tüm hastalar gösteri için orada toplaştıkları için mekan çok kalabalıktı. İnsanlar Doktor Brutz'un oturduğu tahta masa etrafını yukarıdan bakıldığında girintili çıkıntılı bir çember oluşturacak şekilde çevirmişlerdi. Kısıtlı imkanlarına rağmen içlerinde elemelerde sergileyecekleri role uygun bir şekilde kıyafet bulup gelenler dahi olmuştu. Kıyafetin tedariki, görevlilerle içli dışlı olmanın derecesine ve sigara, taze çikolata veya tereyağı üzerinden ödenecek rüşvetlere bakıyordu.

İçeri girdim. Hiçbir şey sormadan cevap verdi: “Arka odada!”
Gözbebekleri iyice büyümüştü. Hatta gözleri iki siyah küreden ibaret gibi duruyordu. Ürkütücü bir yüz ifadesi vardı kadında.
Arka odaya girdim. Votka ve kan kokusu, içeri giren zayıf güneş ışıklarıyla nefesimi kesmeye başlamıştı. Yatağın içinde yorgana sarmalanmış bir insan bedeni. Odanın duvarları kana bulanmıştı. Adetâ duvarlar tuval gibi kullanılmıştı ve kan fırçayla serpiştirilmişti.
İçimden dozerler geçiyor, rutin dozunu aşmış
Ve bir hilti, bir tilki kurnazlığında, beynimin loblarında
Biliyorum - aslında, rahme daha yeni düşmüş bir ‘bilmek istiyorum’-
Bu sadece bir şarkı
4’10’’
9/8’lik ritmden uzak
Biraz telliler, veryansın distortion; yakıcı, yıkıcı, yırtıcı
Biraz manik tuşlular, tuş edici depresyon
Biraz hüzünkâr yaylılar, yaylımcı
**********
Kuşatma altında sıkıntılar köşe kapmaca oynuyor içimde
İçimde binlerce çocuk sesi, çocuk parkı, ivedi yağlanmalı bir tahterevalli
Pudra uçuculuğunda saklambaç kokusu
Ebe kim?
Gümeci


Bir bütün olarak değerlendirirsek “Çirkindir” bu program. Bu çirkinliğin detaylarına sonra değineceğim. Varmak istediğim nokta şu: bu programa olan bu ilginin nedeni, güzelliğin ölü kargada ve havada uçuşan torbada arandığı American Beauty filmindeki gibi, çirkinliği “güzel” olarak değerlendiren mazoşist yaklaşımdır. Peki nedir bu yerli Dogville’in “Çirkinliği”, onu irdeleyelim:

haberde bi çift anlatılıyor. çift katrina kasırgası sırasında tanışmış barmeyt ve barmen. birlikte yaşaıyorlarmış. katrina kasırgasından sonra kendileriyle bir kaç röportaj yapmışlar tvler için.
en sonu oldukça acıklı, adam pencereden atlayarak intihar ederken tv tarafından görüntülenmiş. atlarken tereddütlüymüş. yanına gidince öldüğü anlaşılmış ve cebinden bir intihar mektubu çıkmış. mektupta yaşadığı daireye gitmelerini yazmış, polisler evine gitmişler ve sevgilisinin cesednini bulmuşlar, ikinci bir mektup da oarada bekliyormuş. adam kadını öldürdükten sonra 2 hafta cesetle birlikte yaşamış ve bu arada pişirip yemiş. mektupta detaylı olarak cinayeti nasıl işlediğini anlatmış.
Buraya giriyoruz. Önce çin işi kılıc (aslında toplu kıyım için bu yada şu daha elverişli gibi), sonra Roma usülü zırh takımımızı kuşanıyoruz...
uzaktaki yada kaçan hedefler için bi tanede bundan alıp evrensel savaşçı oluyoruz. Unutmadan, bunu da alalım ufak bi bıçak. Lazım olabilir belki. Her neyse 922$ felan tutuyo, bunlar. Alış verişten sonra en sevmediğimiz insanı ziyaret etmekte sıra. Artık bunlara uysun diye at ile mi gidilir, yoksa araba ile mi zevke bağlı tabi...