Başlığı tekrarlıyorum: Nasıl bir zamandayız? Nasıl bir zaman ki Cuma Namazına gelen bir Ademoğlu, halı serme konumlaması yüzünden çıkan fikir ayrılığına savunma mekanizması kurarak altta kalmamak için a.k. küfürünü hiç utanmadan cemaat içinde sarf ettiği bir zaman. Sen oraya niye geldin be adam! Kıyamete yaklaştığımızı nasıl da derinden hissettirdin bana.
cuma bozgeyik.
Atatürk e hakaretle yargılanan millet vekili. biryerden bir yere giderlerken otobüste almış eline mikrofonu geyik olsun diye kuzucuklarım ben size bir fıkra anlatayım da gülelim şeklinde haberlerde bahsedilen fıkrayı anlatmış kendisi. mahkeme yurt dışına çıkış yasağı koymuş. sanırım ehliyetine el koymuşlar ama emin değilim. bir de bir şekilde belli aralıklarla bir yerlere imza vermesi gerekiyormuş. zamanı geldiğinde gidip -merhaba ben cuma bozgeyik imza atmam gerekiyor demesi gerekiyor yani. hayat ne kadar acaip değil mi beyfendinin ismine ve soyadına dikkatinizi çekiyorum cuma bozgeyik. şimdi bu imza atması gereken günler her cumaya rastlattırılırsa e cuk olmuş işte hatta eğer o fıkrayı cuma günü anlatmışsa o zaten tamammış bizim haberimiz yokmuş. sizi cuma bozgeyik sizi..
Gazetedeki haberi okuduğumda önce şiddetli bir öfke hissine kapıldım.
Sonra zararla oturmamak için sakince bir yazı yazmaya karar verdim.
Biraz düşünürken,eski günlerdeki kendi düşüncelerim aklıma geldi ve
haberle ilgili yorum yazmak yerine kendimi eleştirmeye karar verdim.
Haber kısaca şu şekilde:
bir büyüğümüz namaz kılmak için camiye gidiyor,camiden çıkışta
(pahalı) ayakkabılarının çalındığını farkediyor ve oldukça şaşırıyor.
Bunun için özel bir özel sözcükler kullanılmasa da haber başlığı ve metni bize bazı mesajlar veriyor.
Türk filmlerinde de izlediğimiz bu sahnenin bende uyandırdığı izlenim şuydu:
camiye sadece namaz kılan insanlar gidiyor,ve bunların bir kısmı hırsızlık gibi bir suç işliyordu.
Elbette ki "adamın köpeği ısırması" gibi bu da haber niteliği taşıyordu ama
haber yapanın (ve habere konu olanın) cami ortamına "fransız" olması , malum
şaşkınlığın (ve tabii haberin üretilmesinin) asıl sebebiydi.