(TERÖR KURBANI TÜM ÇOÇUKLAR İÇİN YAZILMIŞTIR,OSETYALI ÇOCUKLAR İLHAM KAYNAĞIDIR)
Başımızda silahlı adamlar dolanıyordu
Ansızın biri döndü bize doğru yürüdü
Silahını üstümüze doğrulttu anne
Öpmeye kıyamadığın yavrun namlunun gölgesinde
Gözlerimi sımsıkı yumdum
Korkuyla titreyerek ölümü bekliyordum
Silah sesini duydum
Öylece dona kalmıştım
Birkaç saniye sonra gözümü açtım
Bende birşey yoktu yanıma baktım
Vurulan en yakın arkadaşımdı
Kanı yüzüme sıçramıştı
Onun için ağlamalımıyım
Yaşadığım için sevinmelimiyim bilmiyorum anne
Kalbim yerinden çıkmak üzere

—Neyi mesela?
—Ne bileyim her şeyimi. Kimden kaçtığımı, nerelere sığındığımı, kimlere ihanet ettiğimi...
—Peki, sence neden buradasın?
—Onu da siz bilirsiniz. Ben bilmem.
(…)
—Devam edebilecek misin? İstersen biraz dinlen sonra anlatırsın olup biteni.
—Yoo, iyiyim. Ben çaylağın tekiydim aslında. Ama O, çok şey biliyordu. Öbür yandan onun en yakınında yer alan kişi de bendim. Bu yüzden ikimizi aynı hücreye tıktılar. Günlerce hiçbir şey konuşmadık onunla. Sadece sustuk. Merak dahi etmedim olacakları. Sadece kitaplarımı düşündüm. Okuyamadığım kitapları.

Savaş bu…
Derince
Kime karşı?
Niye?
Nereye kadar?
İnanmak yeter mi?
Kendine
Doğrulmak yeter mi?
Dövüşmek için
Susmak yeter mi?
Bilgelik için
Rüyalar yeter mi?
Dinginlik için
Savaş bu…
Delice
Kim başlattı?
Neye karşı?
Nasıl?
Yalnız
Bir hınç var
Ya da kin
Kanımda.
Zehrini kussam
Dağılır mı bu duman?
Kaybolur mu benliğim?
Korkuyorum
Savaş bu…
Sessizce
Altta mıyım?
Üstte mi?
Mağlup muyum?
Galip mi?

Hic unutmam bir sitede biri sahsima küfür etmisti
Verdigim cevap suydu; „söz namusludur, namussuz olan kullanandir.“..:-)
zihniyet´e mendil sallar gibi..:)
Bazi seyleri anlamak ve kavramak icin alim olmak gerekmiyor.
Ego, kibir, yorumlamadaki yönledirme ve algilamadaki bireysel olgu tercihi de isin
denge unsurudur. Gösteri icin sahne aramak mi, yoksa kendinde olani paylasmak mi? Ben
ikincisini tercih ediyorum. Tüm zidliklarin varligini bilerek, her defasinda dolabin bas döndürücü
yan etkilerini yeniden tecrübe ederek, tekrardan binmeyi göze alisimizin asil nedeni birlige, bir
olmaya olan özlemimizden geliyor.
Şirketleri geçtik de
kişilerin değerlerinin bile
sadece bilançolardan oluşmaya başladığı dünyamızda
hâlâ umudum var insanlıktan...
Ama "dostumuzun yüz karası,
düşmanımızın maskarası" olmamak için kazanacağız seni.
Cahiliye adetleri gibi
sabah tapıp öğle de yemeyeceğiz seni...
Ömer'in helvadan tanrıları kadar da olamayacak saltanatın
kalplerimizde...