
Bok vücudun tamamen kendi tasarımı olan harika bir şeydir. İlk bakışta kokusu, rengi, duruşu ve vücuttan çıktığı garip yer itibarı ile çoğumuz ondan nefret ederiz. Dürüst olayım ben de böyle düşünürdüm. Ta ki onu yıllarca göz ardı ettiğimi anlayıp hakkında etraflıca düşününceye kadar.
Yurdumuzda çok güzel besinler vardır. Limonlu cheesecake olsun, kuru soğan olsun, patlıcan kebabı olsun, midye dolması olsun, tuzlanmış ve haşlanmış taptaze mısır koçanları olsun bu güzel besinlerimizi hepimiz çok severiz ve yeriz. Yurdumuzun besinleri çok lezzetlidir. İşte bu güzel besinleri yedikten sonra elbette az bir esnekliğe sahip olan ama temelde belli bir yanılma payı dışında sabit hacim sahibi vücudumuzun bunları bir şekilde dışarı atması gerekir ki işte güzelce işlenip etinden sütünden ve hatta yününden yararlanılmış bu besinler anüs/ makat/ kıç ( çok afedersiniz!) dediğimiz müstesna organımız tarafından bağırsaklarımızın yapmış olduğu peristaltik hareketlerin de yardımı ile dışarı atıldığında oluşan ürüne bok denmektedir. Peristaltik hareket nedir; bağırsakların bir solucanın kasılıp gevşeyerek ilerlemesi gibi kendinden bir ileri itme hareketi oluşturmuş olduğu durumdur. Gelelim boku bu yazıya konu eden çok kullanılabilirlik ve işe yararlılık hallerine.

Jill Martin isimli bir kadın kocası Donald Martin'in hazırladığı yemeğin içine köpek dışkısı koymuş. Olaydan sonra Jill Martin'in ifadesinde, eşine köpek dışkılı yemeği yedirdiği sırada kahkahalarla gülmeye başladığını ve hemen ardından yemekte dışkı olduğunu kocasına itiraf ettiğini belirtmiş.
21 yıldır evli olan çiftinin ilişkisinde sorunlar olduğu ve son 5 yıldır ise Bayan Martin'in kocasına psikolojik baskı yaptığı açıklanmış. Daha sonra çift avukatlar aracılığıyla karşılıklı boşanma taleplerini hakime sunmuşlar.
Sakın erkekler duymasın. Bayanlar! İşte aramızda dertleşmenin tam zamanı. Ortada kimseler yokken bütün sırlarımızı dökebiliriz. Erkeklerden yıllarca sakladığımız bu sırları, içimizde tuta tuta kuruduk kaldık! Hani erkeklerin o hiç bilmedikleri olay var ya, onu işte şimdi konuşacağız.
Ben bu sırrı tam 20 yıldır bütün erkeklerden saklıyorum. Ama sizin de çok uzun yıllarca sakladığınıza eminim. Bir duyarlarsa hiçbir cazibemiz kalmaz. Kadının da slında kendileri gibi etten kemikten, içinde böbrekleri, midesi, karaciğeri ve bağırsakları olan bir varlık olduğunu, tuvalete gidip erkekler gibi dışkıladıklarını, hatta yellendiklerini, geğirdiklerini sakın duymasınlar. Onlar sanıyorki, kadınlar bütün bunları yapmaz. işte büyük sır. içimizde tuttuğumuz ve yıllarca erkeklerden saklamayı başardığımız sır! Erkekler tarafından bu sır duyulacak olursa ne cinsel hayat kalır, ne romantizm, ne aşk! erkekleri bütün bunları kullanarak yönetiyoruz. Bu sır açığa çıkarsa artık erkekleri yönetemez, yönlendiremez hale geliriz. Allah korusun!
Aman erkekler duymasın!