
Yıllarca üzerinde tartışılarak kafamızın ütülendiği, sanat toplum için mi, sanat birey için mi, sanat sanat için mi tartışmalarının, bir de sanat Satan (ing: Şeytan) için mi boyutu var. Nerden mi var? Bu yazı bunu anlatır, hatta konuyu dağıtıp yer yer toparlayamayarak kafasına göre takılır.
Sanat kelimesinin “nat” hecesini ters çevirirseniz, Satan oluveriyor. “Olsun, ne var ki bunda?” denilebilir. Birçok kelimeyi evirip çevirerek anagramlar oluşturulabilir, yeni kelimeler üretilebilir ve buna “sadece tesadüftür” denilebilir. Hatta böyle demek aklıbaşındalarca çok daha makuldür. Ama, biraz aklım başında olmasın lan diyerekten kurcalayınca gecenin bu vakti, insan ister istemez, “ya tesadüf değilse” diye soruveriyor kendine. Velhasıl, merak sanatı başa bela…


Bu yazının konusu: Zihin Haritası.
Kesinlikle başlıktaki iddiayı gerçekleştirecek bir düşünce tekniği... Zekanızı birkaç kat artırmak gibi, bazı yan etkileri var :) Dahi olmaya hazırsanız başlıyorum:
Altmışlı yılların sonunda Tony Buzan’ın henüz bir üniversite öğrencisiyken gün yüzüne çıkardığı bu yöntem de ihtiyacımız olan tek şey kağıtlar ve renkli kalemler. Ama önce nasıl ortaya çıktığına kısaca değinelim