Bazi dünya ülkelerinde yasanan acaip adet, gelenek ve kurallar...

Mesela; Tazmanya'da yerli kadinlar, ölen esinin cinsel organini boyunlarina asip bir müddet onu tasimak zorunda. Allah'im ne garip adetler? Iyi ki basimiza tas yagmiyor...

Papua'da Yeni Gine'de evli kadini ayartan adamin parmaklarindan biri kesiliyor ve iliskiye giren kadina yediriliyor. Bence bunlara bakip halimizegünümüze binlerce sükredelim...

Yıl 1996, üniversitede öğrenciyim. Final tatilinde memlekete geldim ve yeni çıkacağım öğrenci evi için annemin eşyalarını didikliyorum.
Kız: Annneee, anneeeciiiim!
Anne: Efendim, ne oldu?
K: Birşey olmadı da, birşey sormam lazım. Gelir misin?
A: Hah, onları niye indirdin?
K: Anne bana kilim lazımdı. Dolabı karıştırıken buldum, bu ne?
A: Röpdeşambur (bu böyle mi yazılıyordu? Neyse..)
K: Görüyorum da, babama geçen yıl bir sürü para verip almadık mı? O daha eskimedi ki! Yoksa ülke röpteşambur üretiminde kısıntıya gidecek, sen de önceden depoluyor musun? eki eki eki
A: Ha ha , pek güldüm. O senin çeyizinden.
K: Bak bu komik işte, anne. Bu mavi bornoz da aynı adama -ki o adam her kimse- ait galiba.
A: Aynen öyle. Beni oyalama yemek yapmam lazım.
K: Dur dur. Son bir şey: anne, bunların ikisi de "large" beden.
A: Ne olmuş?
K: Ya anne, evleneceğim adamın geniş omuzlu ve en az 1.80 boyunda olacağına dair mutlak bir inanca sahipsin. Ama türk erkeklerinin ortalama boyunun 1.70-1.75 civarında olduğu gerçekliğine kendini alıştırsan iyi olur. Ayrıca ya ben bir pigmeye aşık olursam ne yapacaksın? Hayata mı küseceksin? Yoksa beni canımdan mı bezdireceksin?
A: Taze fasulyeyi kır, iyice yıka, fazla suda haşlamadan kavurarak pişir.Bana bak, yemeği sakın eritme. Ben melahat'e kadar gidiyorum. Akşama dönerim.
Toplumumuzda öyle adetler, gelenekler, görenekler var ki...
Evlilik süreciyle ilgili tuhaflıkları konu alan bir yazı yazmıştık daha önce.
Geçenlerde duyduğuma göre, Balıkesir yöresinde takıları
dostlar görsün de övüneyim diye gösteriş için takıyormuşlar.
Üstelik, takıyı takan kişiye sonradan geri veriyormuşsun.
Tabii ki düğünde takacakmışsın.
İyi de takıyı takan zaten evliyse?
Benim duyduğum olayda, bu yöreden gelin adayı kızcağız,
konu mankeni oğlumuza:
"Beni alıcaksan, bu adetlere uyacaksın!" diye ültimatom veriyor.
Tam bir geyik!
sevgili arkadaşlar bildiğiniz üzere modern hayat insanları ne kadar bir birinden koparsa da kavuşturmaya da o kadar müsaittir :) elini eteğini üniversite ortamından çekmiş, işten eve , evden işe giden ve bulunduğu ortamlarda tanışma ve arkadaşlık kurma olasılığı az olan insanlar bir umum evlilik ve tanışma sitelerine üye olmakta , ancak bu siteler bilindiği üzere paralılar. Peki internet gençliği bunun bir çaresini bulamaz mı tabi ki bulur.İlk yol o paralı sitelerde kullandığınız takma adla başlayan bir blog açın , böylece sizin takma adınızı internette aratan bir kişi size rahatlıkla ulaşabilsin. Bloggerda açarsanız googledan bulunma olasılığı artar.
Bu yazı bu konuya çözüm bulmak için yazılmıştır aklınıza gelen diğer yöntemleri yoruma ekleyebilirsiniz.

Sevgilimin ablası evleniyor. Gece hediye için bir fikir edinme amacıyla internette kayak yapıyordum. Şu ana kadar daha hiç kimseye düğün hediyesi bakmak zorunda kalmamıştım. Bu konuda pek bir fikrim de yok açıkcası. Google kardeşe "düğün" yazıp sonuçlara göz attım. Bir tanesinde yazanlar yüzümde ilk önce gülümseme oluşturmakla beraber sonraki saniyelerde epey güldürdü. Sağol google kardeş. Şimdi sitede gelinin acil durum çantasında bulunması gerekenlerin yazdığı bir bölüm var. Göz atayım dedim. Neymiş bu acil durum eşyaları? Şuradan siz de bakabilirsiniz ama ben epey güldüm. Benim gibi üşengeç olup bakmak istemeyenler varsa hoşuma gidenleri sıralayayım.
“KUR EVLİLİK DAMINI , ÇEK EBENİN GAMINI”
Eskiler böyle derler...
“Onu o kadar çok sevdim ki,beni aşağılamasına,iteleyip kakalamasına bile izin verdim.Onunla evlenebilmek için her şeyi göze almıştım...Olmadı, evliliğe ikna edemedim...Şimdi başkasıyla evliyim, onunla daha rahat görüşebiliyorum...Eski hırçınlığı da kalmadı...”
Yukarıdaki sözler bir kadının yaşadıkları ile ilgili itirafı...Bu ve buna benzer hikayelere rastlamak mümkün...
Kadınlar kabullenmeseler de erkeğin ”koruyucu” rolü yavaş yavaş ortadan kalkmakta, çağın koşulları erkeğin “cankurtaran simidi” gibi algılanmasına meydan vermemektedir...
Peki! Hal böyleyken kadınlar neden evlenmek ister?...
- Özgür olabilmek
- İstenmemiş olmanın utancı
- Kendi başlarına yaşayabilecek gücü elde edememek