Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "desperate housewives 4x16+4x17 sezon finali"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

dans hakkındaki yazılar:

tuttum
1

SON

parçaSON

Her vakit yazılar yazıyorum ama sonları olmuyor. Hayatım da buna benziyor işte benim. Bir kişi oluyorum. O kişinin sonu yok. Sonra başka kişi oluyorum. O kişinin yeri yok. Çünkü verdiğim tüm sözlerin bir sonu yok, sonucu yok. Bu başkalarını değil en çok beni kapsıyor. Kendime verdiğim sözleri tutamıyorum. İşte bu beni başka bir kişi yapıyor. Bunun da sonu yok. Tamamlamadım daha hiçbir ilişkimi, tamamlamadım daha kendimi, parçaladım daha çok. Parçalandım daha çok. Tamamlamadım daha hayatımı daha yapacak çok şeyim var. Gidemem hiçbir yere. Olamadığım çok kişi var. En çok kendim. En çok çocukluğum. Olamadığım çok şey var. Sonu gelmemiş bu kadar iş bırakılıp gidilir mi benim çok işim var.
Somutlaştırıyım mı hislerimi? Bir kişinin en çok gözlerinde somutlaşır hisler. Yüzü güler. Dudakları güler. Sözleri güler. Ama gözleri söyler ne anlatmak istediğini. Gözler tanır başka bir insanı en çok gözlerinden. Ve en çok da saniyelerin sonu yoktur gözler salıverdiğinde hislerini. Birkaç saniye anlatır gerekeni. Çünkü bilenir duygular keskinleşiverir hele de doğru insana baktığında.
Ve bir yerlerde bir şarkı başlar insanın içinden. Herkesin şarkısı bir başka mırıldanır. Her bir insanın ritmi farklıdır hayatta. Tercihler vardır her adımda. Hayatta iyi bir dansçı ya da kötü bir dansçısındır. Ya da sadece dansçısındır. Adımların doğru olduğuna kim karar verir peki? İzin mi vermeli başkalarının adımlarımızı karıştırmasına. Özgür mü bırakmalı yoksa? Yaşamı kabul etmezsin hayır yaşama seni kabul ettirirsin işte bu noktada. Ve senin şarkın başlar. Senin dansındır şimdi sadece kendi adımlarınla bir başkasınınkiyle değil. Başkaları yön vermez hayatına, yalnızca pusula olur. Hangi yöne gideceğine sen karar verirsin yine. Sonu yoktur kısıtların kendimize koyduğumuz.
Toprağa girer vücut, tek olur, yağmura karışır, rüzgarı şaşırtır. Bir bedenin nefesinde çok olur yine sonu yoktur tekrar tek olana dek.

SON

3 ahkam var
\

Boşluk dedikleri bu mu?
Hislerimi nerede kaybettim ben,
Kime emanet ettim ruhumun bandajlı duyumsayışlarını.
Hiçbir bakışın ısıtamadığı iklimlerde ateşlerde yürüdü yalın ayak duygularım.
Başa sarıyordu her şeyi, kendini tekrarlayan kuşağın birbirine benzeyerek farklılaşacağını bekleyen insanları. Ait olamadım, yol ayrımlarında “garip” sediler hep. Benim ruhumdu gölgesiz suretler senfonisinde sahnede dans eden ve bendim mızıka sesine tav olan, bülbül sesinde serenata tüm sözcükleri harcayan. Bulutlara dur diyen yoktu, bende hızlı saydım seneleri. Düşündüğüm hep birkaç durak sonrasıydı ve hep onuncu köye gönderdiler beni.
Deniz fenerime yaslandım,ışığımdı ve bir gün herkesi kıyımda buldum.

0 ahkam var
\
Çocukken bir film izlemiştim. İçinde boyuna dövüşen adamlar vardı ama müziği o kadar etkileyiciydi ki, zaten yaptıkları şey kavga etmekten çok dans etmeye benziyordu. Zamanla filmin konusunu, oyuncularının adlarını, hatta filmin adını bile unuttum ama müziği aklımdan hiç çıkmadı. Aramama rağmen hiç de bulamamıştım, bu zamana kadar! Çoğumuzun mutlaka dinlediği ve "bananoveeeeeyy" diye söylediği bu şarkının ismi Parana é.

Bu dövüş/dans sporunun ismi Capoeira. Brezilyalı köleler tarafından elleri zincirli iken kendilerini savunmak amacıyla üretilen, daha sonra efendilerinin dövüşmelerini yasaklaması sonucu bunu müzik eşliğinde yaparak dansmış gibi göstermeyi başardıkları bir oluşum Capoeira. Tekme ve akrobasi hareketlerine dayalı bu dans/spor da denge ve kontrol en önemli unsurlar. Capoeira'nın Afrika da ki Portekiz kolonisi Angola'da ortaya çıktığına dair başka bir görüş de mevcuttur.

15 ahkam var
Etiketler: , , ,

arkadaşlar aşağıda yazdığım öyküyü kendi düş gücünüzle tamamlayın, bakalım ortaya neler çıkacak:)

***

Julie

Fransanın küçük bir kasabası olan La Roche Posay'de yaşayan, 20'li yaşların başlarında mutsuz ve depresif bir genç olan Julie aslında hep iyi bir dansçı olmak istemişti. Ailesinin onu fransız okullarında baskıcı bir eğitimden geçirmiş olması onu düşlerinden vazgeçirememişti. Kasabada akranları takıntılı bir şekilde sağlıklı yaşamakla kafayı bozmuş, hayatlarında fitness, yoga, diyet ve spordan başka birşey olmayan sıkıcı insanlardı. Julie'nin bu tarz şeylere ilgisi hiç olmamıştı. Ailesi onun da yaşıtları gibi bir spor merkezine yazılması için Julie'ye baskı yapıyordu ve sadece üzerindeki bu baskıdan kurtulmak için kasaba gençlerinin favori mekanı olan bir sağlık merkezine yazılmıştı. O da artık ortalamanın bir üyesiydi. Günler sıkıcı ve monoton geçiyordu. Mekanın kafesinde sebze suyu içerek sürekli kilolarından ve diyetlerinden bahseden yaşıtlarıyla pek anlaşamıyordu. Aklı hep danstaydı Julie'nin. Koşu bandında yürürken sürekli kendini bir dans pistinde dans ederken hayal ediyordu. Her bir adımı hayalinde bir dans figürüydü sanki. Bu küçük kasabada sıkışıp kaldığını ve burada kaldıkça hayalleriyle arasının açılacağını ve sıradan biri haline dönüşebileceğinden korkuyordu.

45 ahkam var

Davet edildiğim yemekte tam karşımda oturuyordu. Masada bulunanlardan hiçbirini tanımıyordum ama orada olmak zorundaydım. Ravel in Bolero su, ne güzel çalıyordu. Bütün gece başkalarını da izliyor olsam, tam karşımda oturduğu için ister istemez gözlerimiz buluşuyor, sonra birbirleri tarafından geri itiliyorlardı.. İstemeden birinin bakışlarıyla buluştuğumda gereğinden çok gözlerimi kırpmam en belirgin özelliğimdi. Evet, bir kez daha buluştuk, bu kez gülümsedik birbirimize.

-Sıkılıyor musun ? dedi.

38 ahkam var
Etiketler: , , ,

Ağırdan başlar müzik, önce eller kıvrılır yılan gibi..

Müziğin dans ettiren pervasızlığında dansöz oynar..

Dirsekler ve bilekler elleri izler, boyun ellere inat ters istikamette gider gelir. Devreye göğüs girer, o da boynuna zıt hareket eder..Nefesini içine çeker, karın kaslarını dalgalandırır.. Bakışları buğulu ve sert, bazen bu dansı istemez görünür dansöz, bunun sebebi hayatta çektiği acılara sessiz kalıp bedeniyle meydan okumasıdır ..Bazen gülümser çünkü hayat sadece hüzünden ve acıdan ibaret değildir..

Kanın akışı değişir sanki, ritim, binlerce emir verir. Vücut çıldırır, hareketlerle konuşur.
Beden, müziğin olmuştur artık..Kendini bırakır, salınır, döner derken ayak parmak ucundan saçının teline kadar titremeye başlar, o an duyduğu tek ses müziğin sesidir ve müzikten ibarettir dünya..

39 ahkam var
1 2 3 ... 5 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu