milli yargı konseyinin 31 mart 2008 tarihli 1 numaralı bildirisi:
yüce türk milleti;
büyük atatürk ün gençliğe emanet ettiği ama "yaş70, iş bitmiş" morukların ısrarla gençlerden uzak tutmaya çalıştığı caaanım türkiyam, son yıllarda, seyrütemaşa ettiğiniz gibi dış ve iç düşmanmihrakların tahrikgücüyüksek d-4 (demokrasi-4) kalıpları ile, laaaaikrejimine ve kültürlühırsızlarınhortumculuğunu engellemeye yönelik fikri ve fiziki haince saldırılar içindedir.
devlet bütün organlarıyla işler duruma getirilmiş, anayasal kuruluşlar kafamızı ütüleyecek kadar gündemin içine girmiş, siyasi partilerden anamuhalefet partisi lideri yüzünden yüksek ilahiyat fakültesine dönmüş, muhalefet partisinde accuk ümit var, 1 e 3 veriyor, iktidar desen kendi kafasına laylaylom bişiler yapıyo, "devlet biziz, bizim dediğimizden başkası olmaz, buralarda alikıranbaşkesen biziz, siz kim oluyosunuz, çocuklarınızda bale yapsın" diyenleri iplemiyo, azıcık çağın gerisine düşmüş gariban oligarşi, idare etseler nolcakkine yaw, sıkıntı var bu iktidar partipatırtısında!, devleti kurtaracak birlik ve beraberliği sağlamışlar (ama tahrikgücüyüksekçamuriyetçiler mızıkçılık yapıyor), bütün bu curcunayı engelleyecek lüzumlu tedbirleri almamışlardır. gene suçlu siz çıktınız len siyasiler, hade anlatın bakalım derdinizi!
Nereden bileceksin?
Nasıl anlayacaksın?
Yaşamadıklarını, görmediklerini
nasıl hissedebileceksin?
Neredeyse otuz yıl olacak.
O rezil günlerin mimarlarını,
büyükbaşlarını, ödediğimiz vergilerle besledik.
Onlara saygı gösterdik,
fikirlerini aldık, "memleket meseleleri hakkında"...
ABD'yi suçladık, büyükbaşlarımızı suçladık.
Kolay çünkü böylesi, zordur derinlere inmek.
12 Eylül denen şerefsiz darbe bütün Türkiye'ye yapıldı.
Suçlu ararken suç işledi, kendine "devlet"
sıfatı kazandırmış şahsiyetler.
Yazının başlığı her ne kadar "DTP gibi bir oluşum hiç bir zaman Türkiye'de bir yerlere varamaz." cevabını akıllarda uyandırsada böyle bir tehditin! çok ta uzak olmadığını görmek gereklidir.
DTP bilindiği üzere genel olarak varlığını Doğu Bölgesinden aldığı oylarla sürdürebilmektedir.Şu zamana kadar %10 barajına takılırken son seçimde gösterdikleri stratejik başarı ile 22 milletvekilini meclise sokmaya başardılar.
Şimdi biraz rakamlarla konuşmak gerekirse,
2002 Genel seçiminde ;
2007 Genel seçiminde;

Yargıtay Başsavcısı Abdurahman Yalçınkaya, AKP'nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.
Gerekçe: AKP, laikliğe aykırı eylemlerde bulunmuştur.

Ayrıca 17 klasörden oluşan iddianamenin içeriğinde, başta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm AK Parti yöneticilerine 5 yıllık siyaset yasağı isteğinin olduğu iddia ediliyor.