Rock müziğin en enerjik ve aynı zamanda en iyi gruplarından biri olan Kurban yeniden birleşti ve gruptan ayrılan davulcu Burak Gürpınar'da tekrar kadroya geri döndü biliyorsunuz. İlk başlarda azılı bir Kurban fan'ı olarak Burak Gürpınar'ın artık Athena'da eylemlerine devam edecek olmasına üzülmüş, Athena'nın son albümlerindeki ivme düşüklüğünü de göz önüne alarak 'yazık oldu' demiştim.
Fakaaaat...
Burağı kadrolarına aldıktan sonra Athena kendi adını taşıyan (bir öze dönüş hikayesi) öyle süper bir albüm yaptı ki 'budur'! dedim. Burak Athena'ya inanılmaz bir hacim katmış, sound değişmiş ve şarkıların yüzüne kan gelmişti. Punk-thrash dönemlerinde kaydettikleri 'One Last Breath' albümünden sonra mainstream'e kayan ve 'Skalonga' albümünü kaydeden grubun bu albümden sonra yaptığı en iyi çalışmaydı bu. Sonrası da geldi zaten. Nirvana'nın 'Breed' şarkısını başarıyla coverladılar ve beş şarkılık bir E.P kaydettiler. Bu albümde yine bir önceki kayıtları gibi aynı kalite ve güzellikteydi. (Özellikle -Gökhan'ın da şu ana kadarki en iyi vokal performanslarından birini çıkarmış olduğu- 'Kayıp' şarkısı süperdir!)
“World music” adında bir tür varsa, bu türün “mütevazı” ve çalışkan neferlerinden biri de Norveç'in medâr-ı iftiharı
Jan Garbarek'tir.
ECM etiketiyle 2003 yılında müzik piyasasına sunulan bu “müzikal tur”a tereddüt etmeden katılın ve “iç hesaplaşmanızı” güvenle yapın.
Panteist Şeyh Bedreddin, yârin gül yanağından gayrı her şeyi paylaşmayı, öğütler. İslam dini de; komşusu açken tok yatan bizden değildir, diyerek bu hususa eğilmiştir. Paylaşmak... Anahtar kelimemiz bu.
Mûsikî... Mûsikî kelimesinin “müziğini”, “müzik” kelimesinde bulamayanların çok şey bulacağı ruhsal bir terapi vaat ediyor In Praise of Dreams.
Mûsikî kelimesinde Yahya Kemal şiirlerinin tadı, Münir Nurettin'in muhteşem tenor sesi ve Ahmet Haşim'in "melâli" vakarla cisimleşiyor.