
Markalar yaşamımızın ayrılmaz bir parçası uzun bir zamandır. Kullandığımız diş macunundan içtiğimiz suya; su ısıtıcısından her türlü mobilyaya ve tabi ki ne giydiğimize... Tüm yaşamımız markalar tarafından kuşatılmış durumda. Yaşamımızın en önemli pratiklerinden biri olan alışverişlerimizi tamamıyla markalar yönetiyor.

Hayalini kurduğu imkansız geleceğin görkemli girişimlerini, mütevazı başarılara tercih edecek kadar… ayağına konan sinekleri pusuya yatıp bekleyecek kadar… sevdiği sırları, söylemeye değer arkadaşı olmayacak kadar… boşalan sokaklara bakıp acı tatlı sigara içecek kadar…
Hayalini kurduğu imkansız geleceğin görkemli girişimlerini, mütevazı başarılara tercih edecek kadar… ayağına konan sinekleri pusuya yatıp bekleyecek kadar… sevdiği sırları, söylemeye değer arkadaşı olmayacak kadar… boşalan sokaklara bakıp acı tatlı sigara içecek kadar…
Gözünü bir ezan sesiyle araladı. Arabanın içine, sigara dumanının koltuk kokusuyla eşsiz karışımı sinmişti. Kendi nefesinin böyle kötü koktuğuna en son seviştikten sonra şahit olmuştu. Eliyle yüzünü ovuşturdu, gözlerinin çapaklarını temizledi ve arabadan inip kahvaltılık almaya karar verdi, çocukken veresiye yazdırdığı Bakkal Rıfat’ tan. Eğer hala mevcudiyetini korumuşsa?
Hayalini kurduğu imkansız geleceğin görkemli girişimlerini, mütevazı başarılara tercih edecek kadar… ayağına konan sinekleri pusuya yatıp bekleyecek kadar… sevdiği sırları, söylemeye değer arkadaşı olmayacak kadar… boşalan sokaklara bakıp acı tatlı sigara içecek kadar…
Gün boyu açıklama yapan siyasetçilere, halkın anlayacağı dilden küfürlü metin hazırlamakla yükümlüydü. İşinden aldığı dolgun ücreti, ayda bir değiştirdiği araba ve kadınlara harcıyordu. Evi yoktu, değişen gündeme göre ayda bir yenilenen arabasıyla sürekli şehir değiştirip siyasetçilerin imdadına yetişiyordu ve o şehirdeki bir otelde şehrin simgesi bir kadınla birlikte oluyordu. Düzenli yaptığı tek şey sabahları içtiği orta şekerli Türk kahvesiydi.
hava çok mu sıcak ne? neden bu kadar terliyorum? o da ne? ayaklarım neden bu kadar soğuk? yine mi vücut fonksiyonlarım karıştı. daha yeni yemek yemedim mi ben. bu gurultular nerden geliyor. ama ayağa kalkınca neden kendimi bir kuzu yemiş gibi hissediyorum. midem mi küçüldü. ne kadar çok uyudum. ama akşamın uykusuzluğu çıktı gündüz olunca. yazı yazarken saçmalamak istemiyorum. neden saçmalıyorum öyleyse. bak yine unuttum ne yazacaktım. türkiye kazansın şu maçı artık. maçı izleyebilsem bari. unutmasam. ama iyi oynuyo çocuklar. tüh bir de kargo vardı gidilecek. neyse şimdi bu sıcakta gidemem. sonra giderim. ne zaman? Allah kerim. bir sigara yakacaktım dimi. dur bi yakayım da geleyim. geldim ama sigarayı yakmadan çakmak yanmıyo. sigarayı mı bıraksam acaba? bu uyuzluk nerden geldi bugün böyle. neden bu kadar bitkin hissediyorum. Gaziantep nasıl bir yer acaba? Gidince görürüz artık. hıh yandı çakmak. yeni bir yer yeni bir hayat demek mi olur? yoksa kafanı bilgisayardan kaldırmıyorsan her yer aynı mıdır? Aileme bu kadar uzak olmak iyi mi gelecek ki. iyidir iyidir değişiklik iyidir. dur ben bi evi toplayayım. bu kadar dağınıklık canımı sıkıyor