
Güneş dağların başını yeni yalıyordu. Oğlunu başucuna geldi Döne Ana... Oğlum Hasan! dedi usulca. Kıyamadı uykusuna yavrucağın. Alçak sesle yeniden, Yavrum Hasan! dedi. Geç kalmamalıydı değirmene... Sular azdı bu mevsimde. Su değirmeni ağır çalıştığından, değirmen önünde sıra olurdu. Geç kalırsa, akşama kadar beklemek de vardı... Bıraksa uyusa yalnız kalacak yaşta değildi ki Hasan... Konu komşu herkesin de işi vardı. Kimse bakamazdı. Ablaları tarlada babaya yardım edeceklerdi. Harman da vardı daha...
Harman, tarladan getirilen ekinler, uygun düz bir harman yerinde serilir. Üzerinde, hayvanların çektiği düvenle ezilir. Ekin sapları saman haline gelir. Başaklar ezilir taneler dökülür. Samanla karışık harman bir öbek yığılır, çeç yapılır. Rüzgarda savrularak samandan ayrılır. Günümüzde modern makinalar harman yapmayı kaldırmıştır artık.
90lı yılların modası olan özel televizyonların b.kunun çıktığı günüzmüde her kanalda bir yarışma programı karşıma çıkar oldu. Kimileri birilerinin maaşına denk ödüller alıyor, kimileri silindirleri buluyor aylıkları cukka ediyor, kimileri kutuları açıyor hass. tir olduğumuz rakamları alarak güle oynaya devam ediyor. Eyvallah kimsenin kazandığında gözümüz yok Allah daha da arttırsın diyoruz demesine de, bu değirmenin suyu nereden geliyor. Verilen miktarlar öyle az uz rakamlar değil hani. en düşüğü 50.000 lira en yükseği 500.000 lira. Ulan diyorum Kadir sen de katıl anasını satayım ne var ki 3 soru bilirsin alırsın 3-5 aylık para takılırsın ama sonra düşünüyorum da bu hıyarlığa ortak olmamalı. Yahu adamlar dünyanın parasını dağıtıyor, milleti böyle osuruktan şeylerle uyutuyorlar ama kimsenin sesi çıkmıyor.