Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "imaging resource'den teleskop makineleri"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

defter hakkındaki yazılar:

Defter…

Yaşam defteri.. yaşamın kerteriz defteri… anı defteri… hatıra defteri…

Yeni doğana verildi defter önce… eline aldı ağırlığa zar zor baktı bebek. Çok ağır geldi ona. Daha okumayı bilmiyordu, nasıl yazacaktı o defteri… ağlamaya başladı…

İnsanoğlunun ilk öğrendiği şey ağlamak. Umudumuz gülmek ise ancak 1-2 ay sonraya kalmış. İnsan mahkum ağlamaya diyesim geliyor.

Deftere yazmaya ağlamakla başladı. Sonra ağlamalarını çeşitlendirdi bebek. Acıkınca ayrı ağlıyor, sevgiye ihtiyacı olduğunda ayrı.
Sonra gülücükler kondurmaya başladı deftere. Bahtına iyi bir aile çıkmış ise cesaretlendirildi gülmesi. Defterdeki gülücükler ağlamalarla başa çıkmaya başladı.

0 ahkam var
Etiketler: , , , ,

Yine uyku tutmayan bir gecenin sabaha karşı saatlerinde dolabımı açıp eskilere gitmek istedim. Anılarımın arasından en sevdiğim olan hatıra defterime bakmak istedim. Kah güldüm , kah hüzünlendim. İnanın ilkokulda arkadaşlarım ve ailemin yazdıklarının bukadar anlam yüklü olduğunu düşünemezdim. O defter bütün sınıfı gezerdi elden ele. Herkes de bir hatıra yazma telaşıdır giderdi. Kimisi nefretini bile yazardı.
İlk başta defteri şöyle bir taradım. Acaba dedim bu insanlar şimdi neler yapıyorlardır bu haytta. Maalesef görüşebildiğim tek bir kişi bile yok:(
Sonrasında başladım tek tek okumaya. En başta öğretmenim:) Ne güzel dileklerde bulunmuş:) Babaannem sarı papatyam diye başlamış:) Dedem hep çalış kızım bu hayatta demiş.(dediğide boşa olmadı hani kendimi bildiğimden beri çalışıyorum) Sanırım mutlu oluyordur görebiliyorsa beni. Annem ve babam sağlık,mutluluk ve başarı dilemişler:) En iyi onlar düşünmüş yine:) O yaşta sınıftaki bütün kızlar yakışıklı bir eş dilemiş:) Erkekler ise iki satır yazıp , bırakmışlar. En çok da kardeşimin yazdıklarına güldüm. Yaşı küçük diye yazdırmak istemediğim halde defteri çalıp yazmıştı. Yazdıklarını aynen aktarıyorum.

0 ahkam var

Okuduğum yazılarda mutsuzluk ve hüzün ön planda aşklar ve terkedilişler. Bazı yazılarda intahardan bile söz edilebiliyor.Oysa hayata tertemiz bomboş bir beyaz defterle başlarken istemeden de olsa o defterde karalamalar da yapıyoruz. İşte hayata çelme atmak ve ömür boyu yaralanmak burda başlıyor.Neden olduğunu ben bile bilmiyorum. Sadece istediğim bize sunulan yaşantımız içinde mutlu olmak,kendı kendımıze çelme takmamak... Düştük mü kalkması zor oluyor. Kadın veya erkek için demiyorum .Birey olarak, insan olarak hayata pozitif bakarsak hayat defterımızde daha çok temiz ve az karalanmış sayfalar olacaktır.En azından ben öyle düşünüyorum.

63 ahkam var
Etiketler: , , , ,

hergün kaç tane kağıdı savurganca harcıyoruz?.. dikkat edin lütfen... ağaçtı erezyondu çölleşmeydi milli servetti... bütün bunları bir kenara bırakın kendinizi izleyin lütfen... kağıdı nasıl kullanıyorsunuz?.. ya da kağıt kullanma alışkanlığınız nasıl? çocukluğumuzda defterden yaprak yırtmak günah gibi beynimize kazınmıştı. kutsal bir kitap gibi itinayla saklardık sapsarı saman yapraklı matematik defterini... silmeye korkardık hemen yırtılırdı çünkü... şimdi durum nasıl sizce? teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte kağıt eskiye oranla

lorienn
lorienn
ne gibi bir öneme sahip?

3 ahkam var
Etiketler: , ,

Kuşak kuşak boğazımıza sarılan halkaların boyunduruğunda yaşamaya çalışıyoruz günleri. Ölmek bile daha sahici sanki sevmekten. Sahip oldupumuz ve sırtımızı yasladığımız gerçek duvarların yıkılmasına rağmen bizden beklenen ayakta kalma zorunluluğu ayıp değil de ne? Yoksa hiç sahip olmadık da hepsi kocaman iri bir şaka mıydı? Her durakta biraz daha aşağı inen bir vasıta mıydı içinde oturduğumuz vagon? Bizse bir yere gidiyor sanmıştık kendimizi. Gerçeğe de kimse alıştırmadı bizi. Aniden ev kıyafetlerimizle, pijamalarımızla, dağınık saç, bozulmuş makyajla kalakaldık sokağın ortasında. Karşı pencerede görüp de el salladığımız, O da bize el sallayınca sevindiğimiz insanın kendi aksimizden başka bir şey olmaması yüz kızartıcı bir suç sanki. İşin kötüsü herkes farkındaymış da bıyık altından gülmelerle seyretmişler seni kıs kıs... hep günün gelmesi ve devranın dönmesi umudu ile göğüs gerdik günlere. peki umut kalmayınca nereye varacak bu işin sonu? Sığındığımız metaforlar ve kurduğumuz şifreler çözülünce ne olacak peki? Bunca cevapsız soruyla nasıl başa çıkacağız, derken yeni bir soru cümlesi kurmak da hazin tabii. Kurduğun ve gizli anlamlarla bezediğin cümlelerin öğelerine ayrılması, ayrılabilmesi gibi biraz da. Hep senin kurdukların ve dönmedolap. Çok uzun bir yol katedersin, gidilmemiş değildir o yollar, görmüşsündür; alçaktan, yakından, uzaktan, yüksekten, altmış derece, onbeş derece, görmek istediğin ve görebileceğin her şeyi. Oysa bir anda duracaktır herşey ve biletini kestirdiğin ilk nokta, başlangıç noktan, bitiş noktandır aynı zamanda.

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu