Birçok çeşidi olan bu durumun (hastalığın bile demeye dilim varmıyor) yegane çözümünün kişinin düşünce gücü ile var olacağına inanırım. Kişi, beynine gönderdiği emirler ve telkinler sonucu ruh halini belirler bana göre...

Mutsuzluğun dibine vurduğum o sabah keşfetmiştim bu yöntemi. Bir oyundu bu. Oyuncusu sadece bir kişi olan garip bir oyun. “Zaten hayat bir oyun değil mi!” diyerek iyice benimsedim bu oyunu.
O sabah… Gözümün uykusuzluktan ve öfkeden kan çanağına döndüğü, tüm umutlarımın elimden kayıp gittiği o sabah oldu her şey. Güneş doğuyordu berbat odama ve bu iğrenç şehre. Pencereden izliyordum güneşin doğuşunu. Hatırlayabildiğim her şeye küfürler savurmaya çalışıyordu dudaklarım. Tükenmişlik hissi ve ümitsizlik ruhuma ızdırap veriyordu. Yaşamaktan korkar hale gelmiş ve akıl hastanesinde yatması kaçınılmaz görülen zavallı bir yaratık oluvermiştim.
Anti depresan ilaçlar kullanmaya başladım,depresyondayım.
Bu maceramı uzun uzun anlatmıycam da kısaca bişeyden bahsetmek istiyorum...
Anksiyete bozukluğu derin kaygı,üzüntü,başa bişey gelme korkusu,bitmek bilmez sıkıntılar kısacası kişinin kaygılarını kontrol edememesi demek. Anksiyete bozukluğu olduğunu psikiyatristte öğrenip,bunun için psikiyatristin verdiği ilaçları kullanması gereken kişiler çok zor duruma düşüyor! Aynı durum paranoyaklar için de geçerli olabailir.
Sorun şu;doktorun verdiği ilaç doğru olan ilaç mı?
İçimden dozerler geçiyor, rutin dozunu aşmış
Ve bir hilti, bir tilki kurnazlığında, beynimin loblarında
Biliyorum - aslında, rahme daha yeni düşmüş bir ‘bilmek istiyorum’-
Bu sadece bir şarkı
4’10’’
9/8’lik ritmden uzak
Biraz telliler, veryansın distortion; yakıcı, yıkıcı, yırtıcı
Biraz manik tuşlular, tuş edici depresyon
Biraz hüzünkâr yaylılar, yaylımcı
**********
Kuşatma altında sıkıntılar köşe kapmaca oynuyor içimde
İçimde binlerce çocuk sesi, çocuk parkı, ivedi yağlanmalı bir tahterevalli
Pudra uçuculuğunda saklambaç kokusu
Ebe kim?
Gümeci



Doktorumun bana depresyon teşhisi koymasının üstünden yaklaşık olarak bir sene geçti.Bir senedir hasta muamelesi görmüşüm, dile kolay!Dozajı sürekli arttırılan ilaçlarımla yaşamayı daha yeni yeni öğreniyorum.Peki ya neye yaradı hergün avuç dolusu alınan ilaçlar?
Hiç.
Farklı bir sonuç beklemiyordum aslında.Nedeniyse depresyonun ne başkalarının telkinleriyle ne de anti-depresanlarla geçmeyeceğini,kendime dönüp ne yaptığımı sorgulayacağım zamana kadar benimle olacağını bilmemdi.Aslında bu içe dönüşleri denemedim diyemem.Ama her içe dönüşte karşılaştığım kişi farklıydı,kendim diye bildiğim insandan çok uzaktı.İnsanın kendisiyle karşılaşması için,kendisini bulması için ne yapması gerekir bilemedim , ki hala daha bilmiyorum.
Şimdi insanların kimlik arayışı ya da gençlik bunalımı diye adlandırdıkları şeyden çok daha uzak olduğumu görüyorum.Depresyon benim gözümde kişinin kendi beyninde kaybolması , yol bulamamasından başka birşey değil.Artık kendi yolumu bulmam için sadece kendime bakmalıyım,ilaçlara değil.