
Büyük Türk Islam Mütefekkiri fikir ve düsünce adami Ibrahim Hakki Hz. leri 1703 yılında Erzurum’a bagli Hasankale Ilcesi’nde dogmustur. Babasi Molla Osman, bir Mürsit arama maksadi ile yola cikmis, ve her ne hikmetse Siirt Iline bagli Tillo kazasi'nda mola vermistir...
Meramini anlattigi kisiler aradiginin uzakta olmadigini bizzat Tillo'da oldugunu, bu kisinin Ismail Fakirullah Hz. lerinden baskasi olamayacagini söylemisler, ve Molla Osman hemen Ismail Fakirullah Hz.’ni bularak hizmetine girmistir...
Peçeyi dini amaçla kendini korumak için kullanılan bir araç olarak bildik hep. O, yüzüne takanı kem gözlerden koruyan, inancı için korunmayı doru bilen insanların kullandığı bir ibadet aracıydı… Hayatta peçenin bir başkasını korumak için takılabileceği aklıma gelmezdi. Oysa inançlar, yaşam şekilleri, hayata bakış nasıl da farklılaşabiliyordu yaşanılan toprağa, doğulan kültüre ve ait olunan dine göre…
Dünyanın bir yerinde bir takım insanlar var çırılçıplak geziyorlar. Pardon, çırılçıplak değil, peçe takarak. Evet yanlış okumadınız. Onlar vücutlarına hiçbir şey giymiyor ama yüzlerine peçe takıyorlar. Amaç, arınmak, arınarak temizlenmek. Tüm kötülüklerden, tüm kirden… Ruhun bağımlı olduğu maddiyattan yani bedenden… Sıkı bir perhiz gerekir bunun için… Ve tabii ki, katı dini kurallara dayanan çileli ve erdemli bir hayat. Hiçbir canlıyı incitmemek gerekir. Mesela konuşurken ağzımıza bir sineğin kaçmasını engellemek gerekir –ki o zavallı sineğe yanlışlıkla zarar vermeyelim. Havadaki gözle göremediğimiz canlıları yanlışlıkla yutmamak gerekir. İşte bu yüzden de, kendimizi değil diğerini korumak için peçe takmak gerekir. Amaç zaten kendimizi korumak olsa bu inançta, o zaman önce bedeni dış şartlardan koruyacak giysiler gerekirdi. Oysa, en başta karşı çıkılan kişinin kendini koruması değil, başkasını koruması… Yanlış anlaşılmasın, uydurma bir inançtan bahsetmiyorum. Gerçekten var olan, MÖ 600’den beri devam eden bir inançtan Caynacılık’tan bahsediyorum. Görmeden inanmak zor geliyor geliyor ama gerçekten de böyle yaşadıklarını gördük. Bunu gördükten sonra da, bir-iki inancı temel alıp, sadece onlar çevresinde dolaşıp birbirimizi yiyişimiz geldi aklıma. Oysa inanç ne kadar çoktu ve biz ne kadar küçük bir alanda kavga halindeydik….

Zorunlu din dersi…
Yine oldu seher geldi sabah namazi vakti,
haydi durma kardes kalk al bir boyabdesti,
dogus zamanidir sakin kalma bundan geri,
tembellik yapma gelen sana Rabbin eseri..
Bilirsen eger cok degerlidir sabah zamani,
secdeye var yakala sen de o essiz hazzi,
bekliyor melekler dörtbir yanda bunu sezi,
cagiriyor bak yine o essiz mana ezan sizi..
Bu gün yarin diye diye kalma sakin geri,
anlayan bilen ol kendi varlik saheserini,
duyunca o essiz manayi dinle hemen icini,
kos namaza bil sen de kimlik nedenini..
Söyler Nico bu sözleri imanli olanlara,
kimse yanlis anlamasin bunlari sakin ha,
davet ediyorum sizi de anlayisli olmaya,
yine de yazarlar simdi bir kac safsata..