Uçsuz bucaksız yollara düşmek gitmek gittiğin yeri bilmeden,
Sadece, sadece yolun ortasındaki şeritleri izleyerek,
Camın buğusunda kaybolan silüetini izleyerek,
Yola düşmek ve o uzaktan seni izleyen ufak köylü çocuğuna ufak minicik bir gülümseyerek uzaklaşmak,
Birdaha göremeyecek olduğunu bilerekte olsa yinede gülümsemek,
Ne olursa olsun umudunu kaybetmemesi için yetermi bir gülücük,
Ne kadar etkili olabilir bir gülücük sonsuz bir yolculuğa çıkartabilirmi insanı diye düşünmeden bunun olabileceğini bilmek güzel....
Her gidişin, bana bir dönüştür.. Her hakaretin, aynaya bakışındır.. Her öpüşüm, meleğin tekinin gelip omuzlarına konmasıdır.. Her kaçışım sadece ve sadece blöftür.. Her fotoğrafın çocuklarıma göstereceğim gençliğinin kanıtıdır.. Her cümlem aşkın ölümsüzlüğünü yaratan yoldur.. Her ses tonu kişiliğinin farklı bir gösterisidir.. Her kedi senin huzur kaynağındır. Her kalem, güç gösterindir.. Her aldığın vize tabutumun üzerine attığın bir kürek topraktır.. Her alacağım vize öldüğümü zannedenlere inat dirilişimdir.. Her şiir senin asla anlamayacağın romantik bir gezidir salda.. Her kavga sevişmeye ya da ayrılmaya davettir.. Her kitap bitirme hırsıyla dolup taşan gözlerinin yorgunluğuna yenik düşen yaralı savaşçıdır.. Her kalp çarpıntın bir türlü kabul edemediğin aşkının serenatıdır bana. Kabul etsen de etmesen de her ben sendir, her sen de bensindir...