Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Photoshop ile Kaliteli Web Tasarım Dersleri"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

diyet hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
6

Anoreksiya nervosa

\
Yazıyı yazmamda hareket noktası anoreksiya yayılıyor şeklindeki haber oldu...Üzücü olan; kız çocuklarını incecik olmak gerektiği, bunun tersi olursa karşı cins tarafından pek beğenilmeyeceği ve hatta evde kalacağı konusunda (!) kapalı devre (bazı aile ve çevreler açık açık) mesajlar verildiğidir. Obez olsun, katı katı margarinli poğaçaların içinde
geçen bir hayatı olsun da olmamalı hayal elbette bir ana-baba için ama, bu ince kalma hakkındaki bunalıma sevk edici tutumlardan nefret ettiğimi eklemeden geçemedim. Bu bakımdan; Anoreksiya nervosa' nın özelikle genç kadınlarda görülmesi bir tesadüf değil...
\

Belirtiler muhtelif; aşırı kilo kaybı, giderek içe kapanma, abartılı egzersiz yapma... Tümünü burada bulacaksınız.
Sadece çocukların bilhassa genç kız adaylarının yeme-içme konusundaki kötü yönlendirmeler değil, buradaki kaynağın üzerinde durduğu gibi Ailede asiri geçimsizlik, tartismali ortamda bu ölüme götüren sinsi sürece katkıda bulunuyor.

48 ahkam var
tuttum
10

Aç Kalmanın Zararları

anoreksiya
anoreksiya

Geçen gün metroda iki kadın konuşuyorlardı. Biri “Amaan, ben artık öğle yemeği yemiyorum. İyi oluyor, hem uğraşmıyorum, hem de belki zayıflarım böyle.” dedi. En temel yaşamsal ihtiyaçlarımızdan olan yemek yemeyi bile külfet kabul edip, hazırlamaya/yemeye üşenen bu insanların benzerlerine çok rastlanır oldu. “Her gün düzenli olarak 5 öğün yemeniz lazım,” diye ter ter tepinen diyetisyenlere inat, kimileri öğle yemeğini de hayatından çıkarmış. Çoğu kişi sabah kahvaltı bile etmeden evden fırlıyor. Arada ıvır zıvır bir şeyler atıştırıp günü geçirdikten sonra akşam eve gidince, açlıktan gözü dönen bünyenin etkisiyle, normal bir insandan çok, ortalama bir öküz kadar yemek yiyerek kendilerine ettikleri kötülüğü taçlandırıyorlar. Sonra da, “Ben niye şişmanım. Yemiyorum ki?” şeklinde ağlıyorlar.

30 ahkam var
tuttum
6

Diyet, beslenme, yalanlar ve gerçekler

homo obezus
homo obezus

“Su, şeker, gıda boyası!” Dondurmam Gaymak filminin kahramanı dondurmacı Ali Usta böyle açıklıyordu büyük gıda korporasyonlarının ürettiği dondurmaların terkibini. Yalan da değil, cafcaflı ambalajlara sarıp gürültülü reklamlarla kafa ütüleyerek, özellikle çocukların ve hepimizin burnuna dayanan hazır gıdaların çoğunun içeriği aşağı yukarı böyledir. Zahmet edip paketlerin üstündeki küçük yazıları okursanız görürsünüz. (Ama böyle bir şeyle kim uğraşır, at nalı kadar yazıları okuyamayan, örneğin bindiği minibüsün üstünde kocaman harflerle BAHÇELİEVLER yazarken “Bahçelievler'e gider mi şöfer bey?” diye soran insanların yaşadığı bir yerde...)

23 ahkam var
tuttum
54

shangri-la ile şaşkın şaşkın nasıl zayıfladım

Geçtiğimiz iki ay içinde farkına bile varmadan 8 kilo verdim. Ve bu işi egzersiz ya da diyet yapmadan, kısa bir kitaptan öğrendiğim bir hile ile becerdim.

Bu kitabın yayın haklarını alıp köşeyi dönmeyi ümit ediyordum, ama maalesef yayın haklarını satan ajansa "pilli yayınevi" olarak pek güven veremedik. Ben de hafif arkadaşlarımla paylaşayım dedim.

Olayı aftermath'ın gönderdiği bir makaleden farkettik. son zamanların çok çok satan kitabı freakonomics'in yazarları bloglarında bahsetmişler.

274 ahkam var
tuttum
8

Kadınlarda vücut algısının sosyal hayata etkileri

Amerika'da yapılan bir deneyde kadın deneklere çok zayıftan çok şişmana kadar sıralanan kadınların resimleri gösterilip, "bunlardan hangisi gibi olmak isterdiniz" ve "sizce erkekler bunlardan hangisini daha çok beğenir" şeklinde iki soru sorulmuş. İki soruda da kadınlar ortalamadan daha zayıf olanları seçerken, erkekler tam olarak ortalama kilodaki kadınları daha çok beğendiklerini söylemişler.

Bir diğer deneyde, vücut algısının ve çevredeki diğer insanların cinsiyetlerinin, performans üzerindeki etkiler araştırılmış. Bilgisayar vasıtasıyla iletişimin ve yüz yüze iletişimin öğrenme üzerine etkilerinin karşılaştırılması konulu bir deneye katıldıklarını sanan 17 ile 20 yaş arasında, ortalama boy ve kilodaki 106 kadın katılımcı kullanılmış. Katılımcılar tek başlarına, her odasında bir bilgisayar olan 4 odalı bir laboratuvardaki odalardan birine alınmış. Diğer 3 odada başka katılımcıların olduğu söylenmiş. Gerçekte diğer odalar boşmuş. Katılımcının fotoğrafı çekilerek öğrenim bilgileri, yaşı, cinsiyeti, boyu ve kilosu gibi bilgilerle birlikte bir nevi profil oluşturulmuş. Katılımcıya bilgisayardan, hayvanların sosyal davranışları konulu bir yazı okutulduktan sonra bilgisayarın sorduğu sorulara cevap vermesi gerektiği ve dört katılımcının da birbirinin cevaplarını ve profillerini göreceği söylenmiş. Diğer odadakilerin cevapları aslında bilgisayar tarafından veriliyormuş.

1 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri