

Belirtiler muhtelif; aşırı kilo kaybı, giderek içe kapanma, abartılı egzersiz yapma... Tümünü burada bulacaksınız.
Sadece çocukların bilhassa genç kız adaylarının yeme-içme konusundaki kötü yönlendirmeler değil, buradaki kaynağın üzerinde durduğu gibi Ailede asiri geçimsizlik, tartismali ortamda bu ölüme götüren sinsi sürece katkıda bulunuyor.

Geçen gün metroda iki kadın konuşuyorlardı. Biri “Amaan, ben artık öğle yemeği yemiyorum. İyi oluyor, hem uğraşmıyorum, hem de belki zayıflarım böyle.” dedi. En temel yaşamsal ihtiyaçlarımızdan olan yemek yemeyi bile külfet kabul edip, hazırlamaya/yemeye üşenen bu insanların benzerlerine çok rastlanır oldu. “Her gün düzenli olarak 5 öğün yemeniz lazım,” diye ter ter tepinen diyetisyenlere inat, kimileri öğle yemeğini de hayatından çıkarmış. Çoğu kişi sabah kahvaltı bile etmeden evden fırlıyor. Arada ıvır zıvır bir şeyler atıştırıp günü geçirdikten sonra akşam eve gidince, açlıktan gözü dönen bünyenin etkisiyle, normal bir insandan çok, ortalama bir öküz kadar yemek yiyerek kendilerine ettikleri kötülüğü taçlandırıyorlar. Sonra da, “Ben niye şişmanım. Yemiyorum ki?” şeklinde ağlıyorlar.

Geçtiğimiz iki ay içinde farkına bile varmadan 8 kilo verdim. Ve bu işi egzersiz ya da diyet yapmadan, kısa bir kitaptan öğrendiğim bir hile ile becerdim.
Bu kitabın yayın haklarını alıp köşeyi dönmeyi ümit ediyordum, ama maalesef yayın haklarını satan ajansa "pilli yayınevi" olarak pek güven veremedik. Ben de hafif arkadaşlarımla paylaşayım dedim.
Olayı aftermath'ın gönderdiği bir makaleden farkettik. son zamanların çok çok satan kitabı freakonomics'in yazarları bloglarında bahsetmişler.
Amerika'da yapılan bir deneyde kadın deneklere çok zayıftan çok şişmana kadar sıralanan kadınların resimleri gösterilip, "bunlardan hangisi gibi olmak isterdiniz" ve "sizce erkekler bunlardan hangisini daha çok beğenir" şeklinde iki soru sorulmuş. İki soruda da kadınlar ortalamadan daha zayıf olanları seçerken, erkekler tam olarak ortalama kilodaki kadınları daha çok beğendiklerini söylemişler.
Bir diğer deneyde, vücut algısının ve çevredeki diğer insanların cinsiyetlerinin, performans üzerindeki etkiler araştırılmış. Bilgisayar vasıtasıyla iletişimin ve yüz yüze iletişimin öğrenme üzerine etkilerinin karşılaştırılması konulu bir deneye katıldıklarını sanan 17 ile 20 yaş arasında, ortalama boy ve kilodaki 106 kadın katılımcı kullanılmış. Katılımcılar tek başlarına, her odasında bir bilgisayar olan 4 odalı bir laboratuvardaki odalardan birine alınmış. Diğer 3 odada başka katılımcıların olduğu söylenmiş. Gerçekte diğer odalar boşmuş. Katılımcının fotoğrafı çekilerek öğrenim bilgileri, yaşı, cinsiyeti, boyu ve kilosu gibi bilgilerle birlikte bir nevi profil oluşturulmuş. Katılımcıya bilgisayardan, hayvanların sosyal davranışları konulu bir yazı okutulduktan sonra bilgisayarın sorduğu sorulara cevap vermesi gerektiği ve dört katılımcının da birbirinin cevaplarını ve profillerini göreceği söylenmiş. Diğer odadakilerin cevapları aslında bilgisayar tarafından veriliyormuş.