
Şu kurtlar vadisi denen diziyi bir kere olsun oturmuş izlemiş değilim dir.Zaten her gün televizyonda yeni yeni diziler boy gösteriyor.Dizinin biri bitmeden bir diğeri başlıyor.Bu bana yıllar önce 18 yaşlarda bir gazate de okumuş olduğum bir makaleyi hatırlatıyor.O zamanlarda bir Brezilya dizisi olan MARİANNA diye bir dizi oynardı televizyonlarda. Marianna başladımı sokaklarda in cin top atardı.Brezilya dizileri o kadar meşhur olmuştuki tıpkı şimdi bizde olduğu gibi dizinin biri bitmeden bir diğeri başlıyordu.Gazetedeki makalede şöyle diyordu ‘ işte geri kalmış ülkelerin tek sığındıkları şeyler bu tip diziler ‘ .Brezilya dizileri bitti bu seferde ,Hint dizileri başladı.Şimdide bizim Türk dizileri aldı başını gidiyor.Ne bu ya insanlar böylesine hayallerle mi uyutuluyor diye düşünmeden edemiyorum.
Şimdi gelelim esas konumuzun başlığına .Şu kurtlar vadisi dizisi de aynı marianna dizisini hatırlatıyor bana.Ben televizyonda kurtlar vadisinin başladığını veya o gece oynadığını ,balkonumdan baktığım zaman anlayabiliyorum.Sebebi ise İzmir gibi yerde oturmama rağmen sokaklarda in cin top atıyor olması.Allah Allah…Türkiye nin gerçekleriymiş,dizi için öyle diyorlar.Bırakın Allahını zı severseniz bunlar Türkiye nin gerçekleri olabilir ama b dizilerin okulda okuyan ve ergenlik çağına gelmiş genç kızlarla delikanlıların üzerinde hiç iyi bir etkisi olmadığını bir eğitimci olarak rahatlıkla söyleyebilirim.
Cem Yılmaz'ın kendine özgü bir tarzı var.
Oynadığı filmlerde, yaptığı gösterilerde farklı karakterleri
canlandırıyor, fakat hepsinde, kendi karakterine özgü
tavırların izlerini görüyoruz.
Son olarak da, Gora filmindeki "porno film yapımcısı" rolünü
görünce "tamam" dedim.
İşte bu, Cem Yılmaz'a en çok yakışan rol.
Onun için biçilmiş kaftan.
Bu tespitimle ilgili bir yazı yazacaktım ki, olumsuz tepkileri
düşünüp vazgeçtim.
Daha sonra beklenmedik bir şey oldu.
Cem Yılmaz, basına ilginç bir demeç verdi.
Bu, benim için tam anlamıyla bir sürprizdi.

"yaprak dökümü" gayet iyi başlayan ve ikinci sezonunda da başarılı (yerli kulvarda elbette) devam eden bir yerli yapım. en son yayınlanan bölümde (65ci bölüm) gördük ki yavaş yavaş (kitabı okuduysanız farkedersiniz) malum sona yaklaşıyoruz. şevket'in kumara iyice alışması ve batağa düşmesi, hatta ilerleyen bölümlerde hapse girmesi;
aile fertlerinin problemlerinden iyice bunalan ali rıza bey (ilerleyen bölümlerde - tabi kitaptan ilerlerse felç geçirecektir);

sezonun en iddialı ve en başarılı yerli dizisi "bıçak sırtı" 30cu bölümle seyircilerine veda edecek. mehmet günsür, fikret kuşkan, nejat işler, melisa sözen, vildan atasever gibi has oyunculardan oluşan bu dev kadroyu 30 bölüm birarada tutmak bile bence büyük bir başarı.
bıçak sırtı her pazartesi 22:00'de kanal d'de yayınlanıyor.
dün akşam "bir bakalım bakalım, şol amrikanya tv lerinde neler şov edilmiş" şeklindeki merakımıda yanıma alarak yaptığım kısa turda birde ne göreyim, çocukluğumuzun dizisini klonlamışlar, tekrardan servise sokmuşlar. tabii bu sefer tır kasasında diil uçan bir uçakta. gülermisin ağlarmısın dedikleri böle bişi olsa gerek. kara şimşeğin yayınlandığı yıllarda ben yaşta olanlar için ayrı bir yeri vardır. şimdilerde kısaca "ahhhh 80ler, varmı sizin gibi bi zaman dilimi bu alemde" denilen yıllarda pek bi enteresandı kara şimşek. erişilmez bir yerde duran bi araba, hem konuşuyor hem düşünüyor, bissürüde atraksiyon var. şöförüde var kılmıkıl, ama kadınlar hastası be yaw! imdb bilem icon yeniden doğdu demiş, o kadar yane.
Ali gel.
Okul açıldı.
Koş Ali koş.
Gız peşinde koş.
Üff, nasıl mal ama.
Mala bak mala.
İtiraf edin. Çok hoşunuza gitti.
Ayağa kalkıp ellerinizi havada çırptınız.
Annenize, babanıza, kardeşlerinize,
yeğenlerinze göstereceksiniz bu yazıyı.
Onlar da çok beğenip taktir edecekler.
Çünkü bu yazı:
büyük bir emek ve zeka gerektiriyor,
büyük bir bilgi ve kültür gerektiriyor.
Çünkü,
bunları duymaktan hoşlanıyorsunuz.
Üstelik bunları duyup eğlenebilmek için
tv karşısında program saatini sabırsızlıkla bekliyorsunuz.

yerli diziler kısalıyor nihayet!
Son dakika; Galiba sonunda yerli yapımcıların aklı başına geldi ve dizilerimizin uzunluğundan sıkılan izleyicileri mutlu ettiler. Nasıl mı?
Yabancı dizilerin ortalama süresi reklamlarla maksimum 60 dakika iken yerli dziler 120, hatta 150 dakikaya kadar tırmanıyor. Hem izleyenler hem de diziyi çeken ve oynayanlar bunalıyor.