Türk seyircisi dizileri sevdi, kanallar ardı ardına onlarca diziyi seyircisi ile buluşturdu. Toplam yüze yakın dizi kanallarda devam ediyor.
Bu yeni dizilerden biri de Kanal D’deki “Asi” dizisi. Kaliteli oyuncuları ile dikkat çeken dizinin oyuncu kadrosu söyle, Tuba Büyüküstün, Murat Yıldırım, Çetin Tekindor, Nur Sürer, Tuncel Kurtiz, Selma Ergeç…Dizi çekimleri Antakya’da çekiliyor.
Türk seyircisi dizileri sevdi, kanallar ardı ardına onlarca diziyi seyircisi ile buluşturdu. Toplam yüzden fazla dizi kanallarda devam ediyor.
Bu yeni dizilerden biri de Kanal D’deki “Asi” dizisi. Kaliteli oyuncuları ile dikkat çeken dizinin oyuncu kadrosu söyle, Tuba Büyüküstün, Murat Yıldırım, Çetin Tekindor, Nur Sürer, Tuncel Kurtiz, Selma Ergeç…Dizi çekimleri Antakya’da çekiliyor.

Ayaklarınızın fazlaca yerden kesilmesi hikayelerine de kanmayın, romantik diziler son zamanlarda hepimizi bir hayal alemine götürmeye çabalıyor...Sanki günlük hayatta herkes birbirine bu kadar kocaman güzellikler, sürprizler yapıyor, ya da yapmak zorunda...
bir döneme damgasını vurmuş(!) hepimizi kangren eden şahane dizilerimiz... :)
1. Küçük İbo: bu diziye bir isim bulmak lazım demişler, ama sonra parlak zekalı bir arkadaş demiş ki, ya madem dizinin başrol oyuncusu Küçük İbo, o zaman dizinin adı da Küçük İbo olsun... Bu müthiş öneri ekip tarafından coşkuyla kabul edilmiş ve dizinin aranan ismi bulunmuştur. Dizide senaryo diye bir şey yoktur. Çok önemli bir olay olur, bu olayı bölüm boyunca 30 kişi birbirine anlatır dedikodusu yapılır ve bölüm biter. Yeni bir olay bulunana kadar eski olayın dedikodusu yapılır. Mekan derdi yoktur, dizinin seti bir ev ve bir kahveden ibarettir. Zaten başka mekana da gerek yoktur. Bunlar dedikodu yapmak için yeter de artar bile. Küçük İbo'nun muhteşem performansı görülmeye değerdir.
Cezaevlerinde mahkumlar mı yoksa görevliler mi mahkum? Toplumumuzda her ikiside aynı; cezaevinde çalışmakta cezaevinde tutuklu olmak kadar kötü. Burada görev yapan personelede neredeyse suçlu gözüyle bakılıyor ve bu insanlardan çekiniliyor. Tabi bunun nedeni cezaevlerinin yanlış imajı olabilir! Suçluları topluma kazandırmak için bir çok proje geliştiren kurumlar suçsuz cezaevi personelinin toplumdan soyutlanışını görmemezlikten geliyor sanki... Üstelik hergün iftiraya uğramalarıda cabası. Bunun en iyi örneği canı sıkılan birazda heyecan olsun isteyen dizi senaristti dizisine bir cezaevi sahnesi koyuyor. Ama ne sahne infaz koruma memuru (gardiyan) rüşvet alıyor, mahkum müdürü tehdit ediyor, canı isteyen silah, canı isteyen cep telefonu sokuyor cezaevine, işkence yapılıyor vs. Bunun gerçeklik payı varmı sorulmuyor hatta düşünülmüyor bile sonuçta reyting var. Diziyi seyredenlerde bir kesin yargı mutlaka yapılmıştır zaten cezaevleri böyle.. Kimse bu duruma ses çıkarmıyor basın özgürlüğü var. Peki bu insanların özgürlüğü nerede neden onlar özgür mahkum oluyorlar. Biraz daha duyarlı olmak bu kadar zor mu ? Bu insanların ne kadar zor bir görev yaptığının anlamak o kadar zor mu? Onların yerinde siz olsaydınız bu imajı kabul edermiydiniz? Her zaman rüşvetçi, işkenceci gözüyle bakılan biri olmak hiç hoş olmazdı herhalde üstelik memurların maddi olanakları düşünülürse bu işi bu şartlarda yapmak oldukça zor teşvik edici tek bir unsur yok.
Yinede en iyisini yapmaya çalışıyorlar cezaevlerinde çalışan tüm personele özverileri için adalet bakanlığına son zamanlarda yaptığı büyük atılımlar için teşekkür etmek gerek imaj kötü ama hizmet iyi ve iyiye gidiyor.
'Elveda Derken' adlı bir dizi var belki rastlamışsınızdır büyük çok büyük kocamaaaaan kanallarımızdan birinde. Bir dizi bu kadar mı sömürür insan duygularını... Resmen duygu sömürüsünden reyting almak için yaratılmış,kurgulanmış ve insanı sinir eden bir yapıya sahip bir dizi. Dakika başına düşen gözyaşı sayısı 'hadi sizde ağlayın ve biz reytingi kapalım' diyor izleyenlerine.
Birde dizinin konusundan yola çıkılarak sinir bir telaşla ünlülere fikir sorma durumu varya, o da ayrı bir saçmalık. Ünlüler ya herşeyi bilirler, her konuda bir fikirleri vardır, sadece ünlü değil aynı zamanda büyük düşünürlerdir kendileri.