

1. Bademleri bir gece önceden suya koymustum. kabuklarını soyduk.
2. Domatesleri yıkadıktan sonra onlarinda kabuklarını özenle soyuyoruz.
3. Soyulmuş domatesleri, sönmemiş kireç kaymağında 2 saat kadar bekletiyoruz.
4. İyice sertleşen domatesleri kireç suyundan çıkartıp bol suyla 2-3 kez yıkayorum.
5. Domatesleri avucumda sıkıca kavrayarak alt kısımlarından minicik deliyorum.
6. Yine avucumla kavrayarak, yavaş yavaş sıkıp, içindeki tüm suyu çıkartıyorum (Bu işlemi çok dikkatli yapmalısınız, domates patlamamalı, suyu sadece deldiğiniz delikten boşalmalı)
7. Suyu sıkılmış domateslerin içerisine soyulmuş bademlerden birer adet yerleştiriyoruz..
8. Şeker ve suyu yarım saat kaynatiyoruz. Sürenin sonunda domatesleri içine atıyo Canan.
9. 30-45 dakika civarında pişiyorlar. Pişmeye yakın limontuzunu atıyoruz
10. Şerbeti tabağa damlatma yöntemiyle pişmeyi kontrol ediyorum
11. Reçelleri çok dikkatle kavanozlara boşaltım.
12. Kavanozun agzini kapatmadan evvel icine biraz vanilya koyuyorum .Sikica kapatiyorum
13.Terasta günese diziyorum.Domates recelimiz hazir.Bir hafta kadar güneste bekletip kahvaltilara cikmak üzere gün sayiyor.Simdi birer Türk kahvesini hak ettik.Sonra alacatiya yüzmeye ve sörf izlemeye gidecegiz………lalalalalalalalalalal .




Balkan mutfağının en meşhur ve leziz soslarından biridir. Domates, kırmızı biber, havuç ve sarımsak, zeytin yağı, tuz, karabiber ve şeker içerir.
Makarnalar için mükemmel bir sos olarak ya da kahvaltıda ekmeğe sürülecek güzel bir salça olarak kullanılabilir.
Balkanlarda lütenitsa büyük kazanlarda pişirilir.Dibinin tutmaması için sürekli karıştırılması gerekir ve gerçek lezzetini bu işlemden alır. Kavanozlara sıcak haliyle doldurularak konserve edilir.Bir kazanda ortalama 30 kavanoz lütenitsa hazırlanır. Ancak günümüzün kent mutfağında kazan kazan lütenitsa yapmak çok zor olacağı için, pratik bir tarifle evde daha az malzemeyle pişirilebilir.
Maydanoz efendi, can sıkıntısıyla işten çıkmış sahilde bir banka oturmuş, muz balıklarını izlemektedir. Düşünmektedir hayatını, düşlerini, aşklarını.. Birden bir muz balığı yaklaşır kıyıya, maydanoz efendi cebinden 3 gün önce yemiş olduğu antep fıstığından arta kalan 3 adet antep fıstığını uzatır muz balığına. Balık müteşekkir bir şekilde, tekrar suya dalıp gözden kaybolur. İşte tam bu esnada tüm kaybedişleri geçmektedir maydanoz efendinin aklından. Kendini denize bırakmaya karar verir, sonsuzda bir nokta bile olmadığını düşünerek.. Cebinden ketchup aromalı sigarasını çıkarır ve yakar gözleri mevki-i müncemide de asılı. Bu aslında bir mucize olmadır çünkü bir kuş gelir yanına patlıcan renkli ve şöyle fısıldar. " Her şey, geçer"
Aslında çok önceden bu konu aklıma gelmişti. Tartışmıştım birkaç kişiyle, bana dar kafalı diyenler de vardı. Görüşleridir, belirtmekte özgürlerdir, saygı duyarım.
Bakkalda, manavda, bildiğin esnafta zılgıt çeke çeke reklamı yapılıp, bimbir gırtlak eseriyle satılmaya çalışılan memleketimin kendine has ürünleri, üstüne birkaç yabancı amblem yapıştırılınca, yok satmaya başlıyor! Hem de esnaf bey amcamın koyduğu Lidya lirasından daha fazla liraya...
Ayşe Kadın Fasulyesi' ni gören oldu mu aranızda son zamanlarda... Mrs. Knorr Fasulyesi için sıraya girdi belki? Ayşeler de yesin diye...
Protesto anında kullanılan maddeler arasında, yumurtanın ilk akla gelen ve olaya en yakışan bir besin olduğu aşikar.
Onun fırlatıldığı yerde -ki en makbul olanı kafa nahiyesidir- dağılan beyaz kabuğunun içinden ortama saçılan yıvışık akı ve sarısının aşağı doğru ağır ağır süzülmesi, kişiye ne de izlenesi bir enstantane sunar. Oysa diğer "protestocu" besin maddelerinden domateste böyle bir sunum yeteneği göremezsiniz; çarptığı yerde bırakabilecek kırmızı bir lekeden fazla. Belki bir pasta, yumurta kadar olmasa da en azından çarpıcı renkleriyle bir heyecan yaşatabilir izleyenlere; ancak diğerleriyle kıyaslanamayacak kadar pahalı bir heyecan..
Öyleyse, asal konumuz olan "yumurtalı protesto" olayının malzemesi "tavuk yumurtası"na şöyle bir göz attığımızda, neler görürüz?
İlk bakışta tuhaf gelse de tek hücreden ibaret olan, protein kalitesi yüksek, ucuz ama besleyici bir besin. Mitolojide üreme ve doğurganlığın hatta varoluşun, Hıristiyanlarda ise kutsal Paskalyanın simgesi..
Velhasılı kelam bazılarımızın "yımırta" da dediği kutsal, hassas, kırılgan ve de leziz şeylerdir yumurtalar.
