Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Pilli network ile site hakkında röportaj"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

don hakkındaki yazılar:

\
Suriye ikliminin etkisinde olan bir ilde görev yapıyorlardı.Rüzgarda toz nasıl kalkarsa çekirgeler de toz misali görüş açısını daraltıyordu..İş çıkışı eşini aldı mesafe yakın olduğundan yürüyerek evlerine gittiler. Kadının çığlıkları ile irkildi elindekileri yere atıp yatak odasına koştu.Gördüğü sahne ile neye uğradığına şaşırmıştı.Eşi donunun ağ yerini tutmuş zıplıyordu.
\

189 ahkam var
tuttum
10

Sidikli

Ortaokula gidiyordum, büyümüştüm ve kıllarım çıkmaya başlamıştı. Durgun bir Pazartesi sabahı çalar saatin aceleci sesiyle uyandım ve altıma işemiş olduğumu fark ettim. Çalar saat dalga geçiyordu benimle “diriliri diriliri diriliri diriliri!” Yatak sırılsıklamdı. Çarşaf ve yorganın bazı bölümleri ıslanmış, üzerinde büyük sarı lekeler oluşmuştu. İşemiştim! Korktum, utandım ve panik halinde ne yapacağımı düşündüm. Annem görmeden çarşafı değiştirmeye karar verdim. Peki ya yorgan? Aman allahım, yorgan, yastık, pijamalarım, donum ve bacaklarım sidik içindeydi. “diriliri diriliri diriliri diriliri!” Odanın her yanını kaplamıştı çiş kokusu. Ümraniye’de bir cami tuvaletinin içinde uyanmış gibiydim. İğrençtim!
Yorganı hafifçe kaldırdım ve soğuk hava ıslak bacaklarıma temas etti. Yeniden kapattım yorganı ve “Ilık hali daha iyi” diye geçirdim aklımdan. “diriliri diriliri diriliri diriliri!” Çok fazla vaktim kalmamıştı, çalar saate uzanıp kafasına bir tokat patlattım ve sustu. “dirilp!”
Nevresimi çıkartıp çamaşır makinesine götürmem gerekiyordu ve arkasından pijamalarımı. “Hayır” dedim, önce pijamalarımı çıkartayım ve temiz bir şeyler giyeyim. Ama yorganın içinden çıkmak istemiyordum bir türlü. Sanki uyuyup bir daha uyansam altıma işememiş olarak uyanacakmışım gibi hissettim. Kendimi kandırmamalıydım, işemiştim işte! Hemen bir şeyler düşünüp temizlenmeli sonrada okula gitmeliydim. Gücümü topladım, bütün soğuk hava dalgalarına rağmen kaldıracaktım yorganı, gerisi gelirdi. “1,2,3 ve şimdi!” kaldırdım ve koşa koşa dolabımın yanına gidip temiz don ve pantolonumu çıkardım. Annem seslendi içeriden “Deniz uyandın mı, okula geç kalıyorsun!” ayak sesleri duyuldu arkasından. “Eyvah” dedim. Annem geliyordu. El çabukluğuyla pijamamı çıkardığım gibi yatağın altına fırlattım. Gri kumaş pantolonumu sidikli donumun üzerine geçirdim ve “çat” diye açtı kapıyı annem.

55 ahkam var
problem
problem...
hip-t adını verdikleri bu aksesuar-giysi, pantolonun etrafını bir kemer gibi sararak düşük bel frikiklerinden muzdarip kadınlara bu dertten kurtulma imkanı sunuyor. hip-t'nin tanıtım ve satış sitesinde problemi ve de çözümünü resimli olarak tarif etmişler.
ve de çözüm...
ve de çözüm...
8 ahkam var

Ben 25 yıl İstanbul da yaşamış biriyim deniz burnumuzun dibindeydi ama çevre kirliliği nedeni ile sadece kenarında oturup yosun kokusunu içimize çekerdik.O bile beni mutlu etmeye yeterdi.Şimdi herkesin adını dilinden düşürmediği, turistik bölge dediğimiz zaman herkesin aklına ilk gelen Bodrum,Çeşme,Antalya hani denizi çok tuzlu olsa da sonuçta deniz.

\
Beni doyuruyor,tatmin olabiliyorum ama mutlu değilim..Acaba kör olsaymışım dahamı iyi olurmuş? Ama o zaman da mutsuz olacaktım. Vallahi koca bir dilekçe yazmayı düşünüyorum.Sorun ne merak ediyorsunuz.Acaba ben mi abartıyorum diyorum bazen. Evindeki bütün mutfak aletlerini sepetine dolduran pikniğe gider gibi tabak,kaşık,çatal sesleri arasında yerlerde halılar sanki deniz kenarı değilmiş de piknik alanındaymışız gibi.
\
Hani iklim sıcak insanlar bunalıyor hoş görülü olmak geliyor içimden .Ama çıldırmama az kaldı resmen çöpçülük yapıyorum. Atılan pet şişeler,karpuz kabukları,kırık bira şişeleri sizlere deteylarını anlatsam uzun sürecek manzara vahim içler acısı. Dahası korkunç. Kıyafet desen yataktan kalkan pijaması ile denizde atlet ,don,gömlek,tayt,bluz,şalvar,badi ne desem bütün kıyafetlerden tutun her şey var
\
.Hani burası ( Antalya ) güzel ülkemin turistik bölgesi olmasa ne giyersen giy diyeceğim ama diyemiyorum. Allaha şükür duşumuz var tuzlu sulardan arınmak için ama olurmu sanki mübarekler evde banyo oluyorlar şampuanlanmadan olmuyor. Bir kez uyardım şampuan kullanmak yasak diye aldığım cevap çok ilginç : "Gözleri bozukmuş yola gidecekmiş." Hala çözemedim gözle şampuan ve duşun nasıl bir bağlantısı var. Şimdi ise en çok rahatsızlık duyduğum şu zıkkım olası içmeden duramadıkları - içimizde içen arkadaşlar varsa da duyurulur - lütfen dikkat ediniz içtiğiniz şu sigaranın izmaritlerini lütfen yerlere atmayın.Yer gök izmarit dolu artık çıkarmak üzereyim çok doldum.
\
Bu sahil şeridi benim tapulu arsam değil yanlış anlamayın. Sadece boş bulduğum yerde oturup kitap okur,yüzer giderim. Çevremin temiz olmasını istiyorum.Bıraktığım gibi bulmak istiyorum. Herkese sesleniyorum. Nasıl ki yabancı devletlerde yerde bir izmarit bulsam eşşek gibi anıracağım diyorsam benim ülkemde öyle olsun istiyorum. Bazen acaba biz arap soyumuyuz diyorum. Elle yemek ye sonra ellerini üzerine sil. Biz bu olamayız.Atatürk ne demiş ne mutlu Türküm diyene.Mutlu olabilmem için çevremin temiz olması gerekiyor.

40 ahkam var

Şimdiye kadar birçok parti ya damillet vekili çıkıp vaatlerinden bahsetti. Benim için burada önemli olan, olması gereken vaatler yanında benim istediğim vaatler.

\

Benim oyum tek. Benim oyum önemli. Buradan oyumu almak isteyen taraflara seslenmek istiyorum. Oyumu almanız için benim sizden istediğim vaatler şunlardır:
-Yine eskisi gibi tekli egolara, 45 dakika muhabbeti getirilsin.
-Mağazalarda ki bilmem kaç oranında yapılan indirimlerin gerçek payı taşıyıp taşımadığı müfettişler tarafından denetlensin.
-Mahalle aralarında megafonla satış yapanların oluşturduğu gürültü kirliliğini engellemeye yönelik çalışmalar yapılsın.
-Taksilerde ki gece tarifesi gece saat 2'den sonra başlasın.
-İnsanların kendilerini övmeleri yasaklansın.
-Sokaklarda ki zorla gül ya da kartpostal satan kara kuru insan figürlerine yönelik önleyici faliyetler uygulansın.
-"külot" kelimesi yerine "don" kelimesinin kullanımının yaygınlaştırma çalışmaları arttırılmasın.
-Duty free'lerden isteyen herkesin yararlanabilmesi sağlansın.
-Sinemada izleyici bir filimden sıkılınca, çıkıp bilet almadan başka filme girebilsin.
-3 ay içinde bütün converse'lerin kökü kurutulsun( kızların ki hariç ).
-Denizlere don,sigara ve kotla girilmesi yasaklansın.
-Her sinemada sevgilelere özel, yeterli sayıda bitişik koltukların bulundurulması mecbur olsun.

vaatlerinizi bekliyorum. dediğim gibi benim oyum tek, benim oyum önemli.

7 ahkam var
tuttum
6

Mafya

\
Bu günlerde her suç işleyen gruba mafya denmeye başlandı. hatta tamamen alakasız durumlarda bile. mafyanın geleneksel anlamını " İtalyan yada sicilyalı organize suç örgütü". Mafya:Morte AiF rancesi Italia A nela yani "fransızlara ölüm diye haykırır İtalya" nın baş harflerinden oluşuyormuş. Sistem ise şöyledir:

Mafyada hiyerarşi sistemi uygulanır yani ailenin en rütbeli elemanı kararları verir ve diğer üyeler uygular. Yani mafya tek bir grup değil birçok aileden oluşan birbirleriyle kanlı savaşlar yapan ve yargınında pek dokunamadığı topluluklardır. Aralarındaki sorunları konseyler kurarak hallederler ve çoğu zaman birbirlerinin yollarından çekilirler. mafya ne politikaya ne de dine bağlıdır. İtalyan kökenler yüzünden bir çoğu katolik olmalarına rağmen mafya ailesine üye olduktan sonra mafya ailelerinden ve tanrılarından önce gelir.

7 ahkam var
Etiketler: , , ,
\

Bayram ve Yılbaşı için gittiğim Eskişehir'de Posuk Çayında gördüğüm manzara karşısında gözlerime inanamadım. Görsel kaygılarla çaya bırakılan ördekler, soğuktan donan suyun üzerinde şaşkın şaşkın bekliyorlardı. Yerel basın, Hürriyet ve Vatan'daki haberleri.
2 ahkam var

Verdiğimiz bir eleştiri sözünü tutarken, toplumumuzdaki
bazı eğilimleri de eleştiriyoruz bu yazımızda.
Mekanımız asker ocağı, başlayalım!

Acemi birliğinde, akşam yemeğinden sonra bir de akşam dersi yapılıyordu.
Atatürkçülük eğitimi falan...

Aklıma gelmişken, "Atatürk'ün tanımı" diye birşey vardı.
On maddelikti sanırım. Yani tüfeğin silahın tanımı olur da,
"Atatürk'ün tanımı" kavramını hangi akla yakıştırırsınız,
bunu TDK'ya havale ediyorum.
Gerçi bu tanımın, "hangi aklın" eseri olduğuna dair duyumlar almadım değil.
Ama kesinliği olmayan bir konuda polemiğe girmeyelim deyip,
TDK'ya saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz(nedense!).

5 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu