optik illüzyonlar genelde görsel algılamamızın aldatılmasıyla oluşturulur. Bu sitede en ünlü örnekleri bulunmaktadır. Yazının devamında türkçe açıklamaları bulabilirsiniz.



Şunlar yazıldı:
Kör olabilirdim. Ama. Kör olmadan önce insan olabilirdim. Kör insan olabilirdim. Körlüğü insanlığa sarılmış biri olabilirdim.
Kısalan körlük olayları karşısında dimdik durmuş bir baş olabilirdim.
Sadece bir baş olabilirdim.
Olabilirdim.
Başını kaldırıp, etraflıca bakındığında gördüklerini yazmaya başladı.
Amalie, karşıdan karşıya geçmeye çalışan kör bir adamın kolundan tutup, geçtikleri şeyleri söylüyordu.
Beyaz kimlikli bir yarasa. Tepemizde. İşiyor. Duyumsadınız mı ?
Birkaç cümle daha, senler sizlere dönüşüverdi.
Bir yanlışın, siz ve ben, üstüne işeyen bir şey, biri olabilir mi ?
Cevap veren bir ağaçkakan değildi. Resmiydi.
“Kişi bilmediğinin düşmanıdır”( hz.Ali)
Akıl lugatta mastar olarak, men etmek, engellemek, alıkoymak, bağlamak gibi anlamlara gelir.
Felsefeciler ve mantık alimleri aklı, “varlığın hakikatini idrak eden, maddi olmayan fakat maddeye te’sir eden basit bir cevher, maddeden şekilleri soyutlayarak kavram haline getiren ve kavramlar arasında ilişki kurarak kaziyelerde(önerme) bulunan ve kıyas yapabilen güç” demektir diye tarif etmişlerdir.
Bknz: cevher, kaziye, kıyas
Akıl, insanı insan yapan, onu diğer mahlukattan ayıran ve onu sorumlu kılan temyiz kuvveti ve anlama melekesidir.
Dinin tarifini yaparken “akıl sahiplerinin….” denilmekteydi.Yani Akıl kişinin üzerine ebedi saadet ve selameti veya ebedi azabı ve yokluğu mümkün kılan bir mefhum.
Bknz:Muhasar ilmihal, akil baliğ,İrade
Kırmızı, yeşil ve mavi yolda yürüyorlarmış birden karşılarına hızla karşıdan gelen sarı çıkmış. Hayrola nereye gidiyorsun diye sormuşlar sarıya böyle hızlı hızlı. Bir sergi var yetişmem lazım demiş. Sonra bu üçü yürümeye devam ederken yeşil benim eve gitmem lazım çoluk çocuk ekmek bekler demiş. eyvallah demişler kırmızı ve mavi, yeşile ve içmek için beyazın meyhanesine gidelim diye kararlaştırmışlar. Sonra beyazın meyhanesine gidip başlamışlar içmeye karşı masalarında siyahla karısı eflatun varmış. Bizim salak mavi ve kırmızı içip içip zıvanadan çıkınca dalmışlar eflatunun vucud hatlarına bunu gören siyah bunları bir güzel dövmüş ve beyaza söyleyip meyhaneye bir daha sokmamak üzere söz istemiş. Dayak yiyen mavi ve kırmızı perperişan yolda otururlarken karşıdan gelen kahverengiyi görmüşler nedir bu haliniz demiş kahverengi. Bekleyin sizi hastaneye götüreyim tanıdığım bir doktor var demiş adı turuncu...
İlgili iseniz, televizyonda denk gelmişsinizdir; şu anda bizde de bu uygulamayı ayakta tutmayı çalışan bir grup var: Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu. Oruç Güvenç önderliğinde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Siteleri: www.tumata.com aracılığıyla güncel faaliyet, konser ve kurslarından haberdar olabilirsiniz.
Terapiye hemen başlamak için burayı ziyaret edebilir, müzik terapinin temelleri konusunda bilgilenmek için buradan yararlanabilir, ticarileşmiş halini görüp, mesela AIDS’lilerin veya kanserlilerin neleri dinlemeleri gerektiğini öğrenmek ve bir iki örnek dinlemek isteyenler de buraya gidebilirler.
Size son bir iyilik yapayım: Kalp, karaciğer ve mide sorunlarınız varsa tıklayıp dinleyin, sonuç almak için sabah dinleyin (yukarı bakınız) zira makam hüseyni...